7. Hukuk Dairesi 2009/7793 E. , 2010/437 K.
"İçtihat Metni" Açılan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davacı dernek tarafından istenilmiş olup, temyiz isteminin süresinde olduğu anlaşılmakla; dosya incelendi, dosyadaki belgeler okundu, tetkik hakiminin açıklamaları dinlendi. Gereği görüşüldü:
Dava, Dernek Yönetim Kurulu üyelerinin yerine atanmış kayyımları görev sürelerinin dolduğundan bahisle bu durumun tespiti ve muarazanın men'i istemine ilişkindir.
Mahkemece davanın reddine karar verilmiş ise de verilen karar usul hükümlerine uygun düşmemiştir.
5119 Sayılı Kanunla değişik 5253 Sayılı Dernekler Kanunu'nun 27.maddesinde kamu yararına çalışan derneklerin iki yılda bir denetleneceği, yapılan denetimler sonucunda düzenlenen rapor üzerine dernek organlarında görev alan üyelerin hapis cezası verilmesini gerektiren suç işlediklerinin belirlenmesi halinde, geçici bir tedbir olarak İçişleri Bakanlığınca görevden uzaklaştırılabilecekleri, dernek merkezinin bulunduğu ilin valisince görevden uzaklaştırma kararının derneğe bildirilmesi ile eş zamanlı olarak görevden uzaklaştırılan kişilerin yerlerine, Türk Medeni Kanunu hükümlerine göre kayyım atanması için dernek merkezinin bulunduğu yer Sulh Hukuk Mahkemesinden istemde bulunulacağı düzenlenmiş, öte yandan mahkemece bir hafta içinde görevden uzaklaştırılanların sayısı kadar kayyım atanması yönünde karar verileceği, kayyımların görevinin dava sonucu verilen hüküm kesinleşinceye kadar devam edeceği açıklanmıştır.
Valilikçe sadece yönetim kurulu üyesi olarak görev yapmak üzere görevden alınan dernek yönetim kurulu üyelerinin yerine kayyım atandığı dikkate alındığında, Dernekler Kanunu'nun 27.maddesi hükmünde öngörülen kayyımların görevinin ceza davası sonucu verilen hüküm kesinleşinceye kadar devam edeceğine ilişkin düzenlemenin somut olayda uygulanıp uygulanamayacağı hususları tartışmaya açık olduğundan, davacının çıkan muarazanın giderilmesi için dava açmakta hukuki yararının bulunduğu kuşkusuzdur. Ne var ki dava sonucunda verilecek kararın tespite ilişkin olacağı ve infaz kabiliyetinin bulunmayacağı, davanın tarafı olmayan kayyımları da bağlamayacağı gözetildiğinde, davanın kayyımlar hasım gösterilerek açılması gerekir. Çekişme çıktıktan sonra davacının çekişmesiz yargıya tabi olarak hasımsız dava açmakta hukuki yararı bulunmamaktadır.
Hal böyle olunca, mahkemece davanın hukuki yarar yokluğu nedeniyle reddine karar verilmesi gerekirken esas yönünden reddine karar verilmiş olması isabetsiz, sonucu bakımından doğru olan hükmün değişik gerekçeyle onanması gerekmiştir.
SONUÇ:Yukarda açıklanan nedenlerle davacının temyiz itirazlarının reddiyle gerekçesinde isabet bulunmayan, sonucu itibarı ile doğru olan hükmün ONANMASINA, peşin ödenen temyiz harcının mahsubu ile eksik ödenen 1,45 TL karar ve ilam harcının davacı taraftan alınmasına, 01.02.2010 gününde oybirliği ile karar verildi.