1. Ana Sayfa
  2. Mevzuat Merkezi
  3. Yargıtay
  4. Yargıtay Kararları
Yargıtay Kararı

Yargıtay 6. Hukuk Dairesi 2026/335 E., 2026/445 K.

Yargıtay 10.02.2026 Sayı: 2026/335 E. - 2026/445 K. 6. Hukuk Dairesi

6. Hukuk Dairesi 2026/335 E. , 2026/445 K.

\n\"İçtihat Metni\"MAHKEMESİ\t: İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 45. Hukuk Dairesi

SAYISI\t: 2023/236 E., 2025/1234 K.

İLK DERECE MAHKEMESİ\t: İstanbul 16. Asliye Ticaret Mahkemesi

SAYISI\t: 2021/99 E., 2022/548 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü.

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkil ile davalı ... arasında, mülkiyeti davalı ...'a ait taşınmaz ile bu taşınmaza ilişkin diğer davalı kooperatif uhdesinde bulunan kooperatif hissesinin satılmasına ilişkin anlaşma yapıldığını, anlaşma doğrultusunda taşınmaz satışı için 1.050.000,00 TL, kooperatif hisse devri için 600.000,00 TL bedelin davalı ... ve oğlu ...........'a ait banka hesaplarına, 15.000,00 TL aracılık bedelinin ise satışa aracılık eden ..........'a ait banka hesabına ödendiğini, taşınmaz devrinin yapıldığını ancak kooperatif hissesinin devrinin yapılmadığını, müvekkilinin kooperatif üyeliğinden ... sorumlulukları yerine getirdiğini, müvekkilince davalılara gönderilen ihtarnamelerin yanıtsız kaldığını belirterek müvekkilinin davalı kooperatif üyesi olduğunun tespit edilmesine, terditli olarak kooperatif hisse devri için ödenen 600.000,00 TL devir bedelinin faiziyle birlikte tahsilini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin, maliki bulunduğu taşınmazı 23.06.2020 tarihinde 1,050,000,00 TL bedelle davacıya sattığını, davacının satış bedelini ödediğini ve müvekkilinin satış işleminin gerçekleştirildiğini, satış ile devir arasında illiyet bağının kurulmasının mümkün olmadığını, taşınmaz satış bedeli dışında herhangi bir ödeme yapılmadığı gibi müvekkilince davacıya taşınmaz satışı dışında herhangi bir taahhütte bulunulmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.

Diğer davalı cevap dilekçesi sunmamıştır.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, davacının taşınmaz satışı için 1.050.000,00 TL ve kooperatif hisse devri için 600.000,00 TL ödeme yaptığı, davalı ...'ın 23.06.2020 tarihinde taşınmazı davacıya devrettiği, üyelik ile taşınmaz devri arasında sıkı bir bağ olduğundan üyelikten kaynaklanan hakların davacıya geçtiğinin kabulü gerektiği, davalı ...'ın kooperatif üyeliği karşısında aldığı taşınmazı davacıya devretmesine rağmen üyelik devrinin gerçekleştirmemesinin TMK'nın 2. maddesindeki iyiniyet kurallarına aykırı olduğunu, Kooperatif Anasözleşmesi'nin 17. maddesinde yazılı bildirimin kimin tarafından yapılacağının açık olmadığı davalı kooperatife yapılacak bildirimin kurucu değil, şekli bir işlem olduğu gerekçesiyle, davanın kabulüne karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekilleri tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davacı ile davalı ... arasında kooperatif üyeliğinin devri konusunda yazılı sözleşme ve diğer davalı kooperatife yapılmış başvuru bulunmadığı, davacının davalı kooperatife dava öncesi ödeme yaptığına veya kooperatif tarafından genel kurulara çağrıldığına ilişkin bir iddia ileri sürülmediği, taraflarca bu konuda bilirkişi incelemesi talebince bulunulmadığı gibi mahkemece de kooperatif defter ve kayıtları üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılmadığı, kooperatif üyelik devir bedeli olduğu iddia edilen miktarın senetle ispat zorunluluğunun bulunması nedeniyle davacı tarafça dinletilen tanık beyanları ile ispatın gerçekleşmeyeceği, davacının kooperatif üyelik bedeli olduğunu bildirdiği bedelin davalı ...'ın oğluna gönderilmesi ve açıklamanın içeriği dikkate alındığında taşınmaz satışı ve kooperatif üyeliğinin devrinin ayrı ayrı satıma konu edilebilecek nitelikte olduğundan kooperatif üyeliğinin tespiti yönündeki talebe ilişkin davanın reddi gerekirken kabulüne karar verilmiş olmasının isabetsiz olduğu gerekçesi ile davalı vekillerinin istinaf başvurusunun kabulü ile kararın kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurularak davanın reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Sebepleri

Davacı vekili temyiz dilekçesinde; kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, davalı ... ve oğluna toplamda 1.650.000,00 TL ödeme yapıldığını, tapu senedinde taşınmaz satış bedelinin 1.050.000,00 TL olduğu, geri kalan 600.000,00 TL'lik ödemenin kooperatif hisse devri için yapıldığını, senetle ispat zorunluluğu kapsamında tanık anlatımlarına itibar edilemeyeceği yönündeki hukuki değerlendirmenin kanuna aykırı olduğunu, resmi kayıtlara ek olarak tanık dinlenildiğinden tanık beyanlarına itibar edilmemesinin eksik incelemeye neden olduğunu, davalı ...'ın taşınmaz devrinden sonra aidat için herhangi bir ödeme yapmamasının kooperatif hissesini devrettiğine delil olduğunu, Kooperatif Ana Sözleşmesi ve ihtarnamelerin dikkate alınmadığını, Anasözleşme'nin 17. maddesinde üyelik devri için tarafların birlikte başvuru zorunluluğundan bahsedilmediği gibi yönetim kurulunun ortaklığı devralan kişiyi ortaklığı kabulden kaçınamayacağı, müvekkilinin yasal düzenlemeye uygun şekilde kooperatife başvurduğunu ve şekil şartını yerine getirdiğini beyan etmektedir.

B. Değerlendirme ve Gerekçe

Uyuşmazlık, kooperatif üyeliğinin tespiti istemine ilişkindir.

Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür.

Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle;

Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/1. maddesi hükmü uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz edene yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

10.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Şirket kuruluşu ve şirket işlemleri

Şirket kuruluşu, pay devri, sermaye artırımı, genel kurul ve tasfiye işlemlerinde SMMM ekibimize danışın.

Şirket kuruluşu hizmetimiz

Mesajınız SMMM ekibimize iletilir.

Bu belge hakkında bize yazın Metinde hata mı gördünüz, sorunuz mu var?
Mesaj türü

İletişim bilgileri isteğe bağlı — size dönüş yapmamızı isterseniz doldurun.

Mesajınız yalnızca ekibimize iletilir, sayfada yayımlanmaz.
Kopyalandı