1. Ana Sayfa
  2. Mevzuat Merkezi
  3. Yargıtay
  4. Yargıtay Kararları
Yargıtay Kararı

Yargıtay 6. Hukuk Dairesi 2025/3954 E., 2026/616 K.

Yargıtay 18.02.2026 Sayı: 2025/3954 E. - 2026/616 K. 6. Hukuk Dairesi

6. Hukuk Dairesi 2025/3954 E. , 2026/616 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Konya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi

SAYISI : 2025/1178 E., 2025/1930 K.

İLK DERECE MAHKEMESİ : Konya 3. Asliye Ticaret Mahkemesi

SAYISI : 2025/15 E., 2025/197 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü.

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı kooperatifin peşin ödemeli üyesi olduğunu, ...cepheli 10 bağımsız bölümlü dairenin kendisine tahsis edildiğini, kooperatif tarafından ilgili tapu kaydının devredilmediğini, davalı kooperatif hakkında 25.04.2017 tarihinde Konya 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2016/916 Esas, 2019/213 Karar sayılı ilamı ile iflasına karar verildiğini, 18.12.20 24... .12.2024 talepli alacak kayıt dilekçeleri ile iflas masasına başvuru yapılmasına rağmen alacaklarının tamamının reddedildiğini, bu kararın 26.12.2024 tarihinde tebliğ edildiğini beyan ederek, alacaklarının kayıt ve kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı usule uygun davetiye tebliğine rağmen davaya cevap vermemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının müflis kooperatifin üyesi olduğu, 1163 sayılı 98. maddesi atfıyla uygulanacak yukarıda yer verilen TTK'nın 3 29... /3. maddesi gereğince kooperatif ortağının kooperatif üyesi olarak ödediği aidatların karşılığını oluşturan ortaklığa koyduğu sermaye payı niteliğinde olan aidatların karşılığı ortaklığa konulan sermaye borcunun iadesinin istenmesi mahiyetinde olup, iflas masasına alacak olarak kaydettiremeyeceği, pay cetveline göre paylaşımı yapıldıktan sonra masada para kalması halinde pay sahibi olarak bunu talep edebileceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Sebepleri

Davacı vekili temyiz dilekçesinde; dava konusu taşınmazın iflas masasının malvarlığına dahil olmadığını, gerekçede belirtilen Yargıtay içtihadının somut olayla bağdaşmadığını beyan etmektedir.

B. Değerlendirme ve Gerekçe

Dava, kayıt ve kabul istemine ilişkindir.

Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür.

Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle;

Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/1. maddesi hükmü uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

18.02.2026 tarihinde oy çokluğuyla karar verildi.

(Muhalif)

- MUHALEFET ŞERHİ -

Dava, peşin ödemeli kooperatif üyesi tarafından açılmış iflas masasına kayıt kabul davasıdır.

Mahkemece talep reddedilmiş, Dairenin sayın çoğunluğu tarafından bu karar onanmıştır.

Sayın çoğunluk ile aramızda oluşan uyuşmazlık, kooperatifin iflas etmesi halinde, kooperatif üyesinin alacağının iflas masasına kaydının mümkün olup olmadığına ilişkindir.

Bilindiği üzere kooperatifler tacir niteliğinde olup, Kooperatifler Kanununda açık hüküm bulunmayan hallerde TTK hükümleri uygulanacaktır.

TTK'nın 480/3.m.si “pay sahipleri sermaye olarak şirkete verdiklerini geri isteyemezler; tasfiye payına ilişkin hakları saklıdır” şeklinde düzenlenmiştir.

Buna benzer uyuşmazlık Yargıtay Hukuk Genel Kurulunda tartışılmış, 17.12.2025 tarihli, 2024/705 Esas, 2025/835 Karar sayılı ilam ile “ Yukarıda açıklandığı üzere kooperatif; ortaklarının belirli ekonomik menfaatlerini ve özellikle meslek veya geçimlerine ait ihtiyaçlarını işgücü ve parasal katkılarıyla sağlayıp korumak amacıyla gerçek ve tüzel kişiler tarafından kurulan ortaklıklar olup, somut olayda davalı yapı kooperatifinin amacı da, ortakların parasal yükümlülüklerini yerine getirmesi karşılığında kendilerine sözleşmeye uygun konut teslim etmektir.

Türk Ticaret Kanunu’nun 480/3. maddesinde, pay sahiplerinin sermaye olarak şirkete verdiklerini geri isteyemeyecekleri, tasfiye payına ilişkin haklarının saklı olduğu düzenlemesine yer verilmiş ise de, anonim şirketlerin sermayenin korunmasını amaçlayan yapısı ile ortakların parasal yükümlülükleri yerine getirmek suretiyle kooperatifin amacının gerçekleştirilmesinin sağlanmasına yönelik yapısı aynı değildir. Bu nedenle TTK’nın 480/3. maddesinin somut olayda uygulanma imkânı bulunmamaktadır.

Sermaye şirketi ortaklığı ile kooperatif ortaklığı aynı olmayıp, kooperatiflerde ortakların amacı karşılıklı yardım ve dayanışma ile kooperatifin amacını gerçekleştirmek iken, sermaye şirketlerinde asıl amaç kâr ve kazanç elde etmektir. Bu nedenle kooperatif ortağının kendisine konut verilmemesi nedeniyle isteyebileceği tazminatın iflas masasına kaydı mümkün alacaklardan olduğunun kabulü gerekir” şeklinde oy çokluğu ile görüş oluşmuştur.

Diğer yandan mahkemece, davacı dışındaki kooperatif ortaklarına taşınmaz verilip verilmediği, üyeler arasındaki eşitliğin bozulup bozulmadığı da araştırılmamıştır.

Yukarıda açıklanan gerekçelerle, eksik araştırmayla usul ve yasaya aykırı olarak verilen kararın bozulması düşüncesinde olduğumdan sayın çoğunluğun onama görüşüne katılmıyorum.

Üye ...

Şirket kuruluşu ve şirket işlemleri

Şirket kuruluşu, pay devri, sermaye artırımı, genel kurul ve tasfiye işlemlerinde SMMM ekibimize danışın.

Şirket kuruluşu hizmetimiz

Mesajınız SMMM ekibimize iletilir.

Bu belge hakkında bize yazın Metinde hata mı gördünüz, sorunuz mu var?
Mesaj türü

İletişim bilgileri isteğe bağlı — size dönüş yapmamızı isterseniz doldurun.

Mesajınız yalnızca ekibimize iletilir, sayfada yayımlanmaz.
Kopyalandı