6. Hukuk Dairesi 2025/322 E. , 2025/1938 K.
\n\"İçtihat Metni\"MAHKEMESİ\t: Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi
SAYISI\t: 2024/2215 E., 2024/2359 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ\t : Ulukışla Asliye Hukuk Mahkemesi
Bölge Adliye Mahkemesince bozmaya uyularak verilen kararı bir kısım alacaklılar vekilince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü.
I. TALEP
Talep eden vekili talep dilekçesinde; müvekkili şirketin tarım sektöründe faaliyet göstermekte olup ve meyve üretimi ve ihracatı yaptığını, piyasa koşullarının değişmesi ve döviz kurlarındaki ani değişim nedeniyle mali sıkıntı içine düştüğünü, sunulan konkordato projesi kapsamında borçların ödeneceğini ileri sürerek konkordato projesinin tasdikini talep etmiştir.
II. CEVAP
Bir kısım müdahil vekilleri talebin reddini istemişlerdir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, alacaklılar toplantısında İİK'nın 302. maddesi hükmü uyarınca talep edenin konkordato projesinin kabul edilmiş olduğu İİK'nun 305. maddesinde belirtilen konkordatonun tasdikine ilişkin şartların gerçekleştiği gerekçesiyle talep eden şirketin konkordato projesinin tasdik talebinin kabulü ile konkordatoya tâbi tüm borçlarının konkordato tasdikinin kesinleşme tarihinden itibaren ertelemesiz 3 yılda (6 ayda bir ödeme gerçekleşecek şekilde) toplam 36 ayda, eşit taksit taksitler halinde faizsiz ve tenzilatsız olarak ödenmesine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde bir kısım alacaklılar vekilleri tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf eden alacaklılar ..., ..... San. Tic. Ltd. Şti., ... San. Tic. Ltd. Şti., .... Dan. A.Ş., müdahil ... Sanayi ve Ticaret A.Ş, ..., Müdahil ..., Asli Müdahil T.C. Ziraat Bankası A.Ş.- ... Şubesi, Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı, Müdahil ... tarafından yapılan istinaf başvurularının ayrı ayrı esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Alacaklı ... vekili temyiz dilekçesinde; talep eden şirketin maddi gücü yerinde olup, borçlarını ödeyebilecek durumda olduğunu, kötüniyetli olarak konkordato talep ettiğini, gerek yerel mahkemece yapılan yargılama kapsamında gerekse Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi tarafından yapılan yargılama kapsamında bu hususa dair gerekli, yeterli ve detaylı araştırma ve inceleme yapılmaksızın talep edenin konkordato proje tasdik talebinin kabulü yönünde karar verildiğini ve kararın bozulması gerektiğini beyan etmiştir.
Alacaklı Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı vekili temyiz dilekçesinde; dosya kapsamında alınan bilirkişi raporunda talep eden-borçlunun borçlarının azaldığı ve ödeyebilecek durumda olduğu tespit edilmesine rağmen yerel mahkemece ve Bölge Adliye Mahkemesi bu hususa dair gerekli, yeterli ve detaylı araştırma ve inceleme yapılmaksızın eksik ve yetersiz incelemeye dayalı olarak projenin tasdikine karar verilmesinin doğru olamadığını, kararın bozulması gerektiğini beyan etmiştir.
Alacaklı T.C. Ziraat Bankası A.Ş.vekili temyiz dilekçesinde; mahkemenin talep eden şirketin borca batık olmadığı, mal varlığı borçlarını fazlasıyla karşıladığı, gerekçesiyle talebin reddine dair kararının iki defa hatalı olarak Bölge Adliye Mahkemesi tarafından kaldırıldığını, kaldırma kararının kesin olması gerekçesiyle temyiz edilemediğini, talebin mahkemece reddedildiği süreçte talep eden şirketin bütün mal varlığını mal kaçırma gayesiyle şirket ortaklarına devrettiğini, bu durum tapu kayıtlarıyla sabit olduğunu yine talep eden şirket kendi menfaatine uygun olarak arzu ettiği alacaklılara harici ödemeler yaptığını, çok az miktarda borcu kaldığını, konkordato şartlarının ortadan kalktığını, talebin reddine karar verilmesi gerektiği halde kabulüne karar verilmesinin hukuka ve iyiniyet kurallarına aykırı olduğunu beyan etmiştir.
Alacaklı ...vekili temyiz dilekçesinde; yargılama aşamasında talep eden şirketin bütün mal varlığını devrettiğini, bu durum tapu kayıtlarıyla sabit olduğunu, bir kısım alacaklılara harici ödemeler yaptığını, gerek talep eden firmanın mal varlığını devretmesi,(kaçırması) gerekse bazı alacaklılara harici ödemeler yapması nedeniyle konkordato projesinin, geçersiz hale geldiğini, talep eden borçlu firmanın iyi niyetli olmadığını, alacaklılara zarar verme kastıyla hareket ettiğinin açık olduğunu, hal böyle iken Mahkemece verilen talebin kabulü kararı hukukla ve vicdanla bağdaşmadığını beyan etmiştir.
Alacaklı ... Sanayi ve Ticaret A.Ş vekili temyiz dilekçesinde; konkordato sürecinin dinamik bir süreç olduğunu, borçlu talep edenin mal varlığında ve borcundaki değişime göre karar verilmesi gerektiğini, borçlu talep eden firma gelir getiren bütün mal varlığını elinden çıkardığı ve elinden çıkardığı mal varlığının 100 milyon TL üzerinde olduğunu, 3 milyon civarında bir borcu kaldığını, aktiflerinin borcunu kat ve kat karşılayacak durumda olduğunu, konkordato şartlarının ortadan kalktığını, talep eden borçlu firmanın iyiniyetli olmadığı, alacaklılara zarar verme kastıyla hareket ettiğini mahkemece talebin kabulüne karar verilmesinin hukuka ve iyiniyet kurallarına aykırı olduğunu beyan etmiştir.
Alacaklı ....Tic.Ltd.Şti vekili temyiz dilekçesinde; talep eden borçlu tarafından açılan talepte, dosya hakkında defalarca birbirinden farklı kararlar verildiğini talep eden borçlunun malvarlığı ve gelirleri toplamının borçlarının 10 katı olduğunun tespit edildiğini, talep edenin borçlarını ödememek için kötüniyetli olarak konkordato talep ettiğinin yapılan yargılamada açık ve net biçimde ortaya konulduğunu, konkordato komiserinin konkordato sürecini tamamen hukuka aykırı şekilde, görevini kötüye kullanarak yürüttüğünü borçlunun bir kısım alacaklıların alacaklarını keyfine göre ödediğini, konkordato müessesinin kötüye kullanıldığını, mahkemece verilen kabul kararının hukuka uygun olmadığını kararın bozulması gerektiğini beyan etmiştir.
Alacaklılar .. Dönüşüm A.Ş., ..., ... Ltd. Şti., ... Ltd. Şti. vekili temyiz dilekçesinde; Eldeki dosyanın 2019 yılından bu yana geçirmiş olduğu safahate dikkat edildiğinde talep eden/borçlunun konkordato talebinin kötüniyetli ve hukuka aykırı olduğunu, borçlunun ödeme zorluğu içerisinde olmadığını, eldeki talebi kullanarak hem süreci uzattığı hem de tenzilat yoluyla kazanç sağladığını, malvarlığına oranla borcunun çok az olduğunu, işletme faaliyetlerinin de yüksek olduğu dikkate alındığında borçlunun ödeme güçlüğü çektiğinden söz edilemeyeceğini, şirket adına kayıtlı 35 taşınmazını kurucu ortağına devrettiğini, talep eden/borçlu şirketin konkordato talebinin kötüniyetli olduğu, süreci kötüye kullanıldığını, kararın bozulması gerektiğini beyan etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, konkordato projesinin tasdiki istemine ilişkindir.
1. Alacaklı SGK vekilinin temyiz itirazları yönünden yönünden yapılan incelemede; alacaklı SGK vekilince sunulan 24.02.2020 tarihli müdahale dilekçesinde alacaklarının prim, işsizlik ve damga vergisi ve bunların gecikme cezası alacağı olduğunu beyan ettiği, İİK'nın 302/4. maddesi ve 308/c/3. maddesi hükümleri gereğince konkordato projesinden etkilenmeyeceğinden konkordato tasdik kararını istinaf ve temyiz etmekte hukuki yararı bulunmadığından temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2. Alacaklı Yapı ve Kredi Bankası vekili ilk derece mahkemesi kararına karşı istinaf yoluna başvurmamış olup bu durumda Bölge Adliye Mahkemesince aynen kurulmuş olan hükme karşı temyiz kanun yoluna başvuramayacağı, temyiz istemlerine ilişkin dilekçesinin reddi gerekmiştir.
3. Diğer alacaklı vekillerinin temyizi bakımından ise konkordato, borçlarını vadesi geldiği halde ödeyemeyen veya vadesinde ödeyememe tehlikesi altında bulunan herhangi bir borçlunun, vade verilmek veya tenzilat yapılmak suretiyle borçlarını ödeyebilmek veya muhtemel bir iflastan kurtulmak için başvurabileceği kendine özgü bir cebri icra kurumudur. Konkordatoda amaç, elinde olmayan nedenlerle işleri iyi gitmeyen, mali durumu bozulmuş olan ve borçlarını ödeyip faaliyetlerini devam ettirmek isteyen dürüst borçluyu koruyarak mali durumunun iyileşmesini sağlamak ve alacaklıların, borçlunun muhtemel bir iflasına nazaran daha fazla ölçüde alacaklarına kavuşma olanağı yaratmaktır.
İİK'nın 297/2 maddesinde borçlunun mahkemenin izni dışında mühlet kararından itibaren rehin tesis edememeyeceği, kefil olamayacağı, ve ivazsız tasarruflarda bulunamayacağı, taşınmazlarını, işletmenin faaliyetinin devamı için önem arz eden taşınırlarını ve işletmenin devamlı tesisatını devredemeyeceği ve takyit edemeyeceği, aksi hâlde yapılan işlemlerin hükümsüz olacağının düzenlendiği, İİK'nın 292/1-c maddesi gereğince de iflasa tabi borçlunun 297 nci maddeye aykırı davranması veya komiserin talimatlarına uymaması ya da borçlunun alacaklıları zarara uğratma amacıyla hareket ettiğinin anlaşılması halinde komiserin yazılı raporu üzerine mahkemece kesin mühleti kaldırarak konkordato talebinin reddine ve borçlunun iflâsına resen karar verileceği düzenlenmiştir.
Somut olayda talep eden şirketin 22.05.2019 tarihinde konkordato talebinde bulunduğu, karar tarihine kadar yaklaşık beş yıl boyunca konkordato tedbirlerinden yararlandığı, projesinde borçların ne şekilde ödeneceğinin açıklanmadığı, uygulanabilir bir proje sunmadığı 21.10.2019 tarihli bilirkişi raporu ve 30.10.2019 tarihli geçici konkordato komiser raporunda yapılan tespitte talep eden şirketin adına kayıtlı 21 adet elma ve kiraz bahçesi, 11 adet mesken ve diğer nitelikte taşınmazları olmak üzere 32 adet taşınmazının bulunduğu, 05.02.2024 tarihli komiser raporunda talep eden şirketin mevcut tüm taşınmazlarını yargılama süreci içinde devrettiğinin belirlendiği, Ulukışla Tapu Müdürlüğü'nün 08.01.2024 tarihi cevap yazısında şirket adına kayıtlı taşınmaz bulunmadığının bildirildiğini, 31.10.2023 tarihinde şirketin kasa hesabında ve bankalar hesabında herhangi bir aktif bulunmadığının tespit edildiği, talep eden şirketin elden çıkardığı gayrimenkullerinin bedelini nereye harcadığının izahının bulunmadığı, tarım sektöründe faaliyet gösteren meyve üretimi ve ihracatı yapan bir şirketin faaliyetinin devamı için önem arzeden tarım arazileri dahil tüm taşınmazlarını devretmesi kötü niyetli olarak konkordato talep ettiğinin gösterdiği, ve enflasyonist ortamda alacaklılarını zarara uğratma amacıyla hareket ettiği anlamına gelmektedir. Bu durumda, mahkemece İİK'nın 291/1-c maddesi gereğince talebin reddi ile talep eden şirketin iflasına karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmamış bozmayı gerektirmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1. Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle alacaklı SGK vekilinin temyiz itirazlarının reddine
2. (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle alacaklı Yapı ve Kredi Bankası vekilinin temyiz dilekçesinin reddine
3. (3) numaralı bentte açıklanan nedenlerle temyiz eden alacaklılar vekillerinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde ilgilisine iadesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,12.05.2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi.