1. Ana Sayfa
  2. Mevzuat Merkezi
  3. Yargıtay
  4. Yargıtay Kararları
Yargıtay Kararı

Yargıtay 6. Hukuk Dairesi 2025/2138 E., 2025/4482 K.

Yargıtay 24.12.2025 Sayı: 2025/2138 E. - 2025/4482 K. 6. Hukuk Dairesi

6. Hukuk Dairesi 2025/2138 E. , 2025/4482 K.

\n\"İçtihat Metni\"MAHKEMESİ\t:Asliye Hukuk Mahkemesi (Tic. Mah. Sıf.)

SAYISI\t: 2022/63 E., 2024/85 K.

İlk Derece Mahkemesince bozma ilamına uyularak verilen karar davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü :

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin, davalı ... Kooperatifi'nin kurucu üyelerinden olup, bir süre davalı kooperatife başkanlık yaptığını, kooperatif ortağı olarak da yükümlülüklerini yerine getirdiğini, son yıllarda kendisine davetiye veya herhangi bir bildirim gelmemesi üzerine kooperatife başvurduğunda kooperatif üyelik kaydının bulunmadığını öğrendiğini belirterek, müvekkilinin kooperatif üyesi olduğunun tespitine karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde; davanın Kooperatifler Kanunu’nun 16. maddesinde belirtilen 3 aylık yasal sürede açılmaması nedeniyle talebin zamanaşımına uğradığını, davacının kooperatif ortaklığının sona erdirilmiş olması nedeni ile açılan davanın hukuka aykırı olduğunu, davacının kooperatif üyeliğinden çıkarıldığı hususunda bilgisinin olmadığı ve bu hususta kendisine tebligat yapılmadığı iddiasının gerçeği yansıtmadığını, davalı kooperatif tarafından yapılan işlemlerin tamamen usulüne uygun olduğunu belirterek, davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin 21.01.2020 tarihli kararı ile davalı kooperatif tarafından davacı hakkında üyeliğinin durdurulmasına ilişkin yönetim kurulu tarafından bir karar alındığı, ancak bu kararın davacıya kanuna ve kooperatifin ana sözleşmesine uygun olarak noter kanalıyla tebliğ edildiğine ilişkin herhangi bir bilgi ve belge dosyaya sunulmadığı gereksiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

İlk Derece Mahkemesinin 21.01.2020 tarihli kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin 12.11.2020 tarihli kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ

Bölge Adliye Mahkemesinin 12.11.2020 tarihli kararının süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairemizce, davalı kooperatifin defter, kayıt ve belgelerinin öncelikle kooperatiften istenilmesi, ibraz edilmezse kooperatifin adresinde defter ve kayıtların incelenmesi için keşif yapılması, buna rağmen inceleme yapılamaz ya da defter ve belgelere ulaşılamaz ise Ticaret Sicil Memurluğundan, mümkün olmazsa kooperatif anasözleşmesinin 41. maddesi uyarınca ilgili bakanlık il müdürlüğünden, kooperatifin bilançosu, gelir gider cetvelleri, yönetim ve denetim raporları, genel kurul tutanakları, ortaklık cetvelleri celbedilip kooperatif konusunda uzman bilirkişi aracılığı ile inceleme yapılarak, genel kurul kararları ile aidat alınmasına ilişkin karar alınıp alınmadığı ve davacının varsa kooperatifin banka hesabına aidat yatırıp yatırmadıkları, diğer anlatımla kooperatifin aidat toplayan bir kooperatif olup olmadığı, davacının varsa ödeme yükümlülüklerini yerine getirip getirmediği, davalının davacıyı genel kurul toplantılarına çağırıp çağırmadığı, hazirun listelerinde isminin yer alıp almadığı, kooperatif ile ilişkisini devam ettirip ettirmediği hususunda rapor alınıp, anasözleşme ya da alınan bir genel kurul kararı uyarınca ortağın kooperatifle bağlantı kurmasını zorunlu kılan başka bir yükümlülüğü varsa, bunun üzerinde de durularak, sonuç olarak davacının 1999 tarihli üyeliğinin durdurulduğuna ilişkin yönetim kurulu kararı ile dava tarihi arasında geçen süre itibariyle davanın TMK'nın 2. maddesine uygun olup olmadığının ve davanın bu nedenle reddi gerekip gerekmediğinin yeterince tartışılması, sonucuna göre bir hüküm kurulması gerekirken, eksik incelemeye dayalı olarak yazılı şekilde hüküm kurulmasının doğru görülmediği gerekçesiyle bozulmasına karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesinin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararı ile kooperatifin yıllık aidat toplayan bir bir kooperatif olduğu, davacının kooperatif tarafından kararlaştırılan ve tespit olunan aidata ilişkin ödeme yükümlülüğünü yerine getirmediğinin tespit olunduğu, davacının genel kurul çağrı listelerinde yer almadığı, genel kurul toplantılarına çağrılmadığı, davacının kooperatif ile ortaklık ilişkisini fiili olarak devam ettirmediğinin tespit olunduğu, neticeten bilirkişi raporunda da vurgulandığı üzere aidat toplayan ve her yıl genel kurul yapılan bir kooperatife ortak olan birisinin, kendisinin de mevcut dosya kapsamı itibariyle üst üste 8 yıl genel kurullara davet edilmemesinin ve aidat da talep edilmemesi sebebini ortağı olduğu kooperatiften sorgulaması gerekirken bunu yapmadığı anlaşılmakla, TMK'nın 2. maddesine aykırı davrandığı, her ne kadar davacı vekilinin 2013 yılları öncesine ait evraklar üzerinde bilirkişi inceleme yapmasını istemiş ise de mahkeme tarafından tüm defterler ara karar ile istenmiş ise de; davalı kooperatife ve ilgili kuruma yazılan yazıda ellerindeki saklama süresi dolmayan tüm mevcut evrakları gönderdiği, ayrıca 2013-2021 yılları arasındaki yıllarda davacının eylemlerinin TMK m.2 aykırı olup olmadığının tespiti yönünden kanaate varmak için yeterli bulunduğu, davacının iddiasını ispatlayamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

VI. TEMYİZ

A. Temyiz Sebepleri

Davacı vekili temyiz dilekçesinde; müvekkilinin ortaklıktan çıkarılmasına ilişkin genel kurul kararı alınmadığını ve tebliğ edilmediğini, kooperatif üyeliği sona erdirildiği gerekçesi ile hiçbir toplantıya çağırılmadığını, hazirun listesine adı eklenmediğini, kooperatifte yapılan işlem ve alınan kararlardan habersiz olduğu için hak ve yükümlülüklerini de yerine getiremediğini, bilirkişi raporunda kooperatife ilişkin sadece 2013-2021 yılları arası inceleme yapıldığını, 1990-2022 yılları arasındaki kooperatife ilişkin tüm bilgi ve belgelerin toplanarak yeni bir bilirkişi raporu alınması gerektiğini beyan etmektedir.

B. Değerlendirme ve Gerekçe

Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık kooperatif üyeliğinin tespiti istemine ilişkindir.

Her ne kadar mahkemece bozmaya uyularak karar verilmiş ise de bozma gereğinin yerine getirilmediği anlaşılmaktadır. Mahkemece bozmaya uyulduğuna göre, usulî kazanılmış hak ilkesi uyarınca bozma doğrultusunda araştırma ve inceleme yapılıp karar verilmelidir. 09.05.1960 gün, 21/9 sayılı YİBK uyarınca, bozmaya uyulmakla bozmada belirtilen hususlar yararına olan taraf için usuli kazanılmış hak oluşturacağından bozma uyarınca inceleme yapılarak karar verilmesi zorunludur.

Dairemizin 19.01.2022 tarihli, 2021/1811 Esas, 2022/120 Karar sayılı bozma ilamında açık bir şekilde, davalı kooperatifin defter, kayıt ve belgelerinin öncelikle kooperatiften istenilmesi, ibraz edilmezse kooperatifin adresinde defter ve kayıtların incelenmesi için keşif yapılması suretiyle bilirkişi raporunun alınması gerektiği belirtilmiştir. Ancak mahkemece, davalı kooperatif vekili 11.01.2023 tarihli dilekçesi ile ticari defterlerini sunacaklarını bildirmesine rağmen kooperatifin defter, kayıt ve belgeleri incelenmeden Ticaret Sicil Müdürlüğü'nden gelen 2013-2021 yılları arasındaki belgeler incelenmek suretiyle bilirkişi raporu alınarak karar verildiği anlaşılmıştır. Bu durumda, kooperatifin defter ve kayıtları incelenmeden bilirkişi raporunun alındığı ve netice itibariyle bozmanın gereğinin yerine getirilmediği anlaşılmaktadır.

Mahkemece yapılacak iş; davalı kooperatifin defter, kayıt ve belgelerinin öncelikle kooperatiften istenilmesi, ibraz edilmezse kooperatifin adresinde defter ve kayıtların incelenmesi için keşif yapılması, buna rağmen inceleme yapılamaz ya da defter ve belgelere ulaşılamaz ise Ticaret Sicil Memurluğu'ndan gelen evraklar doğrultusunda kooperatif konusunda uzman bilirkişi aracılığı ile inceleme yapılarak, genel kurul kararları ile aidat alınmasına ilişkin karar alınıp alınmadığı ve davacının varsa kooperatifin banka hesabına aidat yatırıp yatırmadıkları, diğer anlatımla kooperatifin aidat toplayan bir kooperatif olup olmadığı, davacının varsa ödeme yükümlülüklerini yerine getirip getirmediği, davalının davacıyı genel kurul toplantılarına çağırıp çağırmadığı, hazirun listelerinde isminin yer alıp almadığı, kooperatif ile ilişkisini devam ettirip ettirmediği hususunda rapor alınıp, anasözleşme ya da alınan bir genel kurul kararı uyarınca ortağın kooperatifle bağlantı kurmasını zorunlu kılan başka bir yükümlülüğü varsa, bunun üzerinde de durularak, sonuç olarak davacının 1999 tarihli üyeliğinin durdurulduğuna ilişkin yönetim kurulu kararı ile dava tarihi arasında geçen süre itibariyle davanın TMK'nın 2. maddesine uygun olup olmadığının ve davanın bu nedenle talebin reddinin gerekip gerekmediğinin yeterince tartışılması, sonucuna göre bir hüküm kurulması gerekirken, bu yönden eksik incelemeye dayalı olarak yazılı şekilde hüküm kurulması bozmayı gerektirmiştir.

VII. KARAR

Açıklanan sebeplerle;

Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,

Peşin alınan harcın istek halinde temyiz edene iadesine,

Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,

24.12.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Şirket kuruluşu ve şirket işlemleri

Şirket kuruluşu, pay devri, sermaye artırımı, genel kurul ve tasfiye işlemlerinde SMMM ekibimize danışın.

Şirket kuruluşu hizmetimiz

Mesajınız SMMM ekibimize iletilir.

Bu belge hakkında bize yazın Metinde hata mı gördünüz, sorunuz mu var?
Mesaj türü

İletişim bilgileri isteğe bağlı — size dönüş yapmamızı isterseniz doldurun.

Mesajınız yalnızca ekibimize iletilir, sayfada yayımlanmaz.
Kopyalandı