6. Hukuk Dairesi 2025/1949 E. , 2025/4415 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Adana 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI : 2024/625 E., 2025/145 K.
Mahkemece bozmaya uyularak verilen karar, taraf vekillerince duruşmalı olarak temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 16.12.2025 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir.
Belli edilen günde davacı vekili Avukat ... ile davalı vekili Avukat ...'nın gelmiş olmalarıyla duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlendikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için uygun görülen saatte Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili ve davalı şirket arasında kurulan adi ortaklık ile davalı ... arasında düzenlenen sözleşme ile 100 adet dubleks villanın inşaatı işinin kararlaştırıldığını, iş ortaklığının pilot firmasının davalı adi ortak ... İnşaat A.Ş. olduğunu, davalı ...'ın ise proje müdürü olduğunu, davalı adi ortak ile ...'ın taraflar arasındaki sözleşmeye ve kanuna aykırı işlemler yapması nedeniyle sözleşmenin feshedildiğini, böylece müvekkilinin zarara uğratıldığını, fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydı ile şimdilik 1.000.000,00 TL’nin sözleşmeye göre hesaplanacak %5 faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiş, 15.12.2009 tarihli dilekçe ile dava konusu taleplerini açıklamış, 05.12.2017 tarihli dilekçesi ile 34.265.121,23 TL’nin davalılardan tahsilini istemiş, 02.08.2021 tarihli dilekçesinde ise 27.874.490,90 TL'nin davalılardan müştereken ve müteselsilen dava tarihinden itibaren hesaplanacak ticari alacaklara uygulanan en yüksek reeskont faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; ...-... iş ortaklığının taraflarca 15.12.2005 tarihinde imzalanan sözleşme ile kurulduğunu, kendisinin iş ortaklığının proje müdürü olarak görevli olduğunu, zararların doğmasında pilot ortak ... Şirketi'nin doğrudan ve birinci derecede sorumlu olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
2. Davalı ... A.Ş. vekili cevap dilekçesinde; davacının davasının haksız ve hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, ortaklık devam ederken fesih davasının derdest oluşu karşısında davanın reddinin gerektiğini, bu davanın görülebilmesi için öncelikle Amerika'ya karşı açılan davanın ve davacı yanca taraflarına ikame edilen ortaklığın feshi davasının sonuçlanmasının hukuken zaruri olduğunu, davacı yanın iddialarının hiçbirinin gerçek olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
3. Davalı ... hükümeti vekili cevap dilekçesinde; sözleşmenin ihtilaflar bölümünde gerek münferit gerekse bütün itilafların yargılanması ve karara bağlanmasında ... Silahlı Kuvvetleri Sözleşme Temyiz Kurulu ile Birleşik Devletler Federal Davalar Mahkemesi'nin münhasır yetkili olduğunu kabul ve beyan eder hükmü bulunduğunu, taraflar arasındaki sözleşmenin 9. ve 10. maddesi uyarınca davanın Amerika'daki Tahkim Kurulu American Arbitration Association’da görülmesi gerektiğini, Türk Mahkemelerinin yetkili ve görevli olmadığını belirterek davanın reddini talep etmiştir.
III. MAHKEME KARARI
Mahkemenin 29.06.2011 tarih ve 2009/294 Esas, 2011/373 Karar sayılı kararı ile mahkemenin görevsizliğine karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
1. Mahkemenin 29.06.2011 tarihli kararının süresinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 15. Hukuk Dairesinin 24.01.2013 tarih ve 2012/5968 Esas, 2013/331 Karar sayılı kararı ile davacı vekili, davalı ... hükümeti ile ilgili olarak açtığı davadan feragat ettiğinden feragat ile ilgili olarak karar verilmesi, taraflar arasında geçerli bir tahkim anlaşması bulunmadığından davalı şirket ve proje müdürü ... hakkında açılan davanın sonuçlandırılması gerektiği gerekçesiyle bozulmasına karar verilmiştir.
2. Mahkemenin 08.12.2021 tarihli kararı ile; davalı ... hükümeti yönünden usuli kazanılmış hak oluştuğundan davalı ... hükümeti hakkındaki davanın feragat nedeniyle reddi gerektiği, ...-... adi ortaklığının feshi ve tasfiyesi yönünden adi ortaklığın fesih ve tasfiyesine karar verildiği, davacının tazminat talepleri yönünden; davalı ... İnşaat ve ... A.Ş.’nin pilot ortak, diğer davalı ...'ın ise proje müdürü olduğu, yönetimde davacının hiçbir yetkisi olmadığı, yaptırılan bilirkişi incelemeleri sonucu davalıların kusurlu ve haksız eylemleri nedeniyle davaya konu projenin başarıya ulaşmadığı ve adi ortaklığın tüm öz sermayesini yitirdiğinin tespit edildiği, kâr mahrumiyeti zararına ilişkin tazminat talebinin ispatlanamadığı, davacının diğer tazminat taleplerinin ise iş ortaklığı nedeni ile mahrum kalınan kâr kaybı talebinin içerisinde kaldığı gerekçesiyle davalı ... yönünden davanın feragat nedeniyle reddine, adi ortaklığın fesih ve tasfiyesine, tazminat talebinin kısmen kabulü ile, 12.822.056,43 TL’nin davalılar ... ve ... A.Ş.’den müteselsilen tahsiline karar verilmiştir.
Mahkemenin 08.12.2021 tarihli kararının süresinde davacı vekili ve davalı ... vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairece; davacı vekilinin temyiz itirazları yerinde görülmemiş, davalı ... vekilinin temyiz itirazları yönünden yapılan incelemede, mahkeme kararlarının gerekçeli olması gerektiği, davalı ... ile adi ortaklık arasındaki hukuki ilişkinin niteliğinin ne olduğunun açıklanmadığı, davalı ... yönünden temyiz denetimine elverişli, yasal gerekçeyi taşıyan hüküm kurulduğundan söz edilemeyeceği gerekçesiyle işin esasına yönelik temyiz itirazları incelenmeksizin salt bu usuli eksikliğe dayalı olarak kararın bozulmasına karar verilmiştir.
Mahkemece 10.01.2025 tarihinde davalı ... Hükümeti adına ... ve ... A.Ş. (Birleşmeden önce ... İnşaat ve ... A.Ş.) yönünden verilen kararlara dair kesinleşme şerhi düzenlenmiştir.
3. Mahkemenin ilâm başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; proje müdürü olarak atanan ...’ın iş ortaklığı sözleşmesinin 2. maddesi hükmüne göre pilot ortak olan ... A.Ş.'nin de vekili olduğu, tam yetkili olduğu, aynı zamanda yönetim kurulu başkanı ...'ın da vekili bulunduğu, 26.02.2020 tarihli bilirkişi kurulu raporunda sorumluluk miktarının tespit edildiği, dosya kapsamında davalı ...'ın adi ortaklığı temsile açıkça yetkili kılındığına dair adi ortaklığın ortaklarının oy birliğinin bulunduğuna dair bir kararın olmadığı, bu bağlamda davalının adi ortaklığı temsile yetkili üçüncü kişi olarak değerlendirilmeyeceği, davalının vekalet hükümlerine göre sorumluluğunun değerlendirilmesi gerektiği, fazlaya ilişkin tazminat talepleri yönünden diğer davalı ... İnşaat ve ... A.Ş'nin yönetici ortak olarak kötü yönetimden ve özen borcunu yerine getirmemesinden kaynaklı olarak tek başına davacıya karşı sorumluğu olacağı, davalı ...'ın ... İnşaat ve ... A.Ş.'nin vekil olarak yürüttüğü işlemlerden vekil edene karşı sorumluluğu gündeme gelecek olup, davacıya karşı sorumluluğunun bulunmadığı gerekçesiyle, mahkemenin 08.12.2021 tarihli, 2014/151 Esas, 2021/1074 Karar sayılı ilamı davalı ... A.Ş. yönünden kesinleşen hükmü dikkate alınarak tahsilde tekerrür oluşturmamak kaydı ile davanın kısmen kabulüne, 3.626.354,73 TL tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek değişen oranlı avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
1. Davacı vekili temyiz dilekçesinde; davalı ... 'ın sorumluluğu ile ilgili müvekkili şirkete karşı haksız fiil işlediği sabit olup, bu yönde Adana 1. Ağır Ceza Mahkemesinde ceza davası açıldığını, her ne kadar yargılama sonucu beraat kararı verilmiş ise de Yargıtay incelemesinin devam ettiğini, buradaki delillerin ve ceza dosyasındaki delillerin mahkemece değerlendirilerek bir karara varılması gerektiğini, ...'ın eylemlerinin TBK'nın adi ortaklık sözleşmelerini düzenleyen 629. ve 630. maddelerdeki yönetici ortak eylemleri ile ilgili hükümlere uyduğunu, iş ortaklığı sözleşmesine göre müvekkil şirkete karşı da sorumlu olduğunu, kâr kaybı talebinin kabul edilmesi gerektiğini, bozma ilâmına uyulduğu halde bozma ilamı içeriğine aykırı şekilde karar verildiğini beyan etmektedir.
2. Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde; davanın zamanaşımına uğradığını, müvekkilinin, uğranıldığı iddia edilen zarara hangi kusurlu eylemi ile sebebiyet verdiğinin somut bir şekilde açıklanmadığını, müvekkiline yüklenen kusur ile oluştuğu iddia edilen zarar arasındaki uygun illiyet bağının net ve kesin bir şekilde ispatlanamadığını, davanın müvekkili bakımından tümüyle reddi gerektiğini, ceza davasında verilen kararın onandığını beyan etmektedir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dosyanın içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre davacı ile davalı şirket ve ... arasındaki uyuşmazlık adi ortaklık sözleşmesinden kaynaklanan alacak ve tazminat istemine ilişkindir.
1. Temyizen incelenen Mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; davacı vekilinin tüm, davalı ... vekilinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2. Mahkemece görüşüne başvurulan bilirkişi kurulu tarafından düzenlenen 14.11.2016 tarihli rapor ve ek rapor ile hükme esas alınan 26.02.2020 tarihli bilirkişi raporu arasında davalı ...’ın sorumlu tutulması gereken zarar kalemlerinin belirlenmesi bakımından çelişki bulunduğu halde, çelişkili raporlara dayanılarak ve tarafların itirazları giderilmeden hüküm kurulmuştur. Öte yandan mahkemece kabulüne hükmedilen zarar kalemlerinin kendi içerisinde mükerrer olup olmadığının Adana 5. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2008/50 Değişik İş sayılı dosyası incelenerek açıklığa kavuşturulması gerekmektedir.
O halde mahkemece yapılacak iş; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 281/3. maddesi uyarınca maddi gerçeğin ortaya çıkması için HMK’nın 266. maddesi hükmüne göre yeniden oluşturulacak uyuşmazlık konusunda uzman bilirkişi kurulundan dosyadaki tüm bilirkişi raporları da değerlendirilerek ve aralarındaki çelişki de giderilerek hazırlanacak gerekçeli ve denetime elverişli rapor alınıp, davacının dava ve ıslah dilekçesindeki talepleri değerlendirilerek davalı ...’ın sorumlu olduğu zarar kalemlerinin belirlenmesi, davalının kabul edilen alacak kalemleri yönünden kusurlu ve haksız eylemlerinin neler olduğunun açıkça ve gerekçeleriyle ortaya konulması ile kesinleşen hususlar da dikkate alınarak tahsilde tekerrür oluşturmayacak şekilde hüküm kurulmasından ibarettir.
Mahkemece bu hususlar üzerinde durulmadan eksik inceleme ve yanlış değerlendirme sonucu karar verilmesi doğru olmamış, kararın bozulması uygun bulunmuştur.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1. Yukarıda 1. bentte açıklanan sebeplerle davacı vekilinin tüm, davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine,
2. Yukarıda 2. bentte açıklanan sebeplerle temyiz olunan Mahkeme kararının BOZULMASINA,
Takdir olunan 40.000,00 TL duruşma vekalet ücretinin davacıdan alınarak Yargıtay duruşmasında vekille temsil olunan davalı ...’a verilmesine,
Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde taraflara iadesine,
Dosyanın kararı veren Mahkemesine gönderilmesine,
Kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere,
22.12.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.