1. Ana Sayfa
  2. Mevzuat Merkezi
  3. Yargıtay
  4. Yargıtay Kararları
Yargıtay Kararı

Yargıtay 6. Hukuk Dairesi 2025/1705 E., 2025/2801 K.

Yargıtay 09.09.2025 Sayı: 2025/1705 E. - 2025/2801 K. 6. Hukuk Dairesi

6. Hukuk Dairesi 2025/1705 E. , 2025/2801 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Konya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi

SAYISI : 2025/583 E., 2025/435 K.

İLK DERECE MAHKEMESİ : Konya 2. Asliye Ticaret Mahkemesi

SAYISI : 2024/774 E., 2024/794 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı talep eden vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü.

I. TALEP

Talep eden vekili dilekçesinde; müvekkili şirketin saç, demir, çelik, plazma kesim ve büküm işleri alanında faaliyet gösterdiğini, ... İnovasyon ve ... İnovasyon Şirketleri ile grup şirket olduklarını, müvekkili şirketin faizlerin artması, döviz kurundaki dalgalanmalar ve maliyet artışları nedeniyle nakit akışının bozularak mali durumunun kötüye gittiğini, şirketin mali durumundan dolayı mal varlıkları, stokları ve ticaretinin devamını sağlayacak ekipmanlarının cebri icra tehdidi altında muhafaza altına alınma ve satılma riskinin bulunduğunu, müvekkilinin iflası ya da malvarlıklarının cebri icra ile satılması durumunda alacaklıların alacaklarına kavuşamayacağını belirterek, geçici mühlet kararı verilmesini akabinde konkordatosunun tasdikini talep etmiştir.

II. CEVAP

Bir kısım alacaklılar vekilleri ibraz ettikleri dilekçeler ile yargılamaya müdahil olmuşlardır.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile konkordato ön projesinin vade konkordatosu olduğunu, projede herhangi bir tenzilat öngörülmeyerek borcun %10 faiziyle birlikte 48 ayda ödeneceği şeklinde teklifte bulunulduğunu, teklif edilen konkordato ön projesinin uygulama imkânın bulunmadığı, davacının kefil olduğu alacağı güvence altına alan ayni ve şahsi teminatlar değerlendirildiğinde davacının borca batık olduğu, davacının tüm borçlarını karşılayabilecek kaynağı oluşturma imkan ve yeterliliğe sahip olmadığı, kesin mühlet aşamasına geçilmesinin alacaklıları mağdur edeceği gerekçesiyle, talep eden borçlu şirketin konkordato talebinin reddi ile iflasına karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde talep eden vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Sebepleri

Talep eden vekili temyiz dilekçesinde; yerel mahkeme kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, nihai raporundaki tespitlerin dikkate alınmadığını, projenin uygulanabilir olmadığına dair nihai raporunda bir tespit bulunmadığını, borca ilişkin kefaletin birden fazla şirketin pasifinde gösterilmesinin doğru olmadığını sadece asıl borçlu şirketin pasifinde gösterilmesinin gerektiğini, grup şirketlerin aynı borç için hem asıl borçlu hem kefil olarak dikkate alınmasının konkordato sürecinin mantığına, etkinliğine ve alacaklılar lehine olan düzenlemelere de aykırılık teşkil ettiğini, grup şirketlerin birbirine kefil olması durumunda, tüm şirketlerin borçlu olarak değerlendirilmesinin mükerrer borçlanma riski doğacağını, geçici mühlet öncesinde kat ihtarı yapılmadığından kefil yönünden muaccel alacaktan söz edilemeyeceğini beyan etmektedir.

B. Değerlendirme ve Gerekçe

Talep, konkordato projesinin tasdikine ilişkindir.

Konkordato, borçlarını vadesi geldiği halde ödeyemeyen veya vadesinde ödeyememe tehlikesi altında bulunan herhangi bir borçlunun, vade verilmek veya tenzilat yapılmak suretiyle borçlarını ödeyebilmek veya muhtemel bir iflastan kurtulmak için başvurabileceği kendine özgü bir cebri icra kurumudur. Konkordatoda amaç, elinde olmayan nedenlerle işleri iyi gitmeyen, mali durumu bozulmuş olan ve borçlarını ödeyip faaliyetlerini devam ettirmek isteyen dürüst borçluyu koruyarak mali durumunun iyileşmesini sağlamak ve alacaklıların, borçlunun muhtemel bir iflasına nazaran, daha fazla ölçüde alacaklarına kavuşma olanağı yaratmaktır. İİK'nın 305. maddesinde aranan konkordatonun tasdiki şartları kamu düzenine ilişkin olup, mahkeme bunların varlığını re'sen araştırır. Gerekli koşulların bulunmadığını tespit ederse, talebin reddine karar verir. Bu kararın gerekçesinde, şartlardan hangisinin ya da hangilerinin mevcut olmadığını dayanaklarıyla açıklaması gerekir.

Grup şirketler arasındaki kefalet ilişkisi borca batıklığın tespiti açısından önem arzetmektedir. Bir borcun ana şirket pasifinde yer alması yanında kefaleti nedeniyle grup şirketlerin pasifinde de yer almaktadır. Bu durumda bu borç birden fazla şirketin pasif hesabında gösterilmesi nedeniyle bir borçtan dolayı grup şirketlerin tamamı kayden borca batık hale gelmektedir. Bu durumda, grup şirketlerde borcun asıl borçlu şirket pasifinde gösterilmesi, ayrıca borca kefil olan grup şirketin pasifinde kefil olunan bu borca yer verilmeden borca batıklığın hesaplanması gerekmektedir.

Konkordato talebi, şirketlerin mali durumundaki gelişmelerin izlendiği devam eden bir süreç olduğundan yargılama sonrası gelişmeler de değerlendirmeye tabi tutulabilir.

Açıklanan bu ilkeler ışığında somut olaya bakıldığında;

İlk Derece Mahkemesince borca batık şirketin konkordato isteminin reddi ile İİK'nın 292/1-b maddesi gereğince iflasına karar verilmiş ise de; talep eden şirketin güncel durumu itibariyle malvarlığının rayiç değerlerine göre borca batık olup olmadığı kamu düzenine ilişkin olup, talep eden şirketin mal varlığı değerlerinin tespiti için uzman bilirkişi heyeti oluşturularak yukarıda açıklandığı üzere kefalete konu borcun kefil olan talep eden şirketin pasifine dahil edilmeden borca batıklığın hesaplanması, talep eden şirketin aktif ve pasif mal varlığı değerlerinin rayiç değerlerine göre tespiti sonrası talep eden şirketin borca batık olup olmadığı, konkordato projesinin başarıya ulaşıp ulaşamayacağı talep eden şirketin konkordato projesinin kaynakları ile orantılı olup-olmadığı değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken konkordato komiser nihai raporu ile sonuca gidilerek yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış, kararın bozulması gerekmiştir.

Bu durumda, mahkemece talep eden şirketin güncel durumu itibariyle, grup şirketlerine olan kefaletler dahil edilmeksizin, borca batık olup olmadığının tereddüte yer bırakmayacak şekilde belirlenmesi ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, eksik incelemeye ve yanılgılı gerekçeye dayalı olarak talep eden şirketin iflasına karar verilmesi doğru olmamıştır.

Yukarıda açıklanan gerekçeler ile ilk derece mahkemesi kararı ile bu karara karşı Konya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesinin istinaf isteminin esastan reddi kararı usul ve yasaya aykırı görülmüştür.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle;

Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,

İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,

Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde ilgilisine iadesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

09.09.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Bu belge hakkında bize yazın Metinde hata mı gördünüz, sorunuz mu var?
Mesaj türü

İletişim bilgileri isteğe bağlı — size dönüş yapmamızı isterseniz doldurun.

Mesajınız yalnızca ekibimize iletilir, sayfada yayımlanmaz.
Kopyalandı