6. Hukuk Dairesi 2024/70 E. , 2024/2855 K.
\n\"İçtihat Metni\"
MAHKEMESİ\t: Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 23. Hukuk Dairesi
SAYISI\t: 2023/2001 E., 2023/1948 K.
\t Vekili Avukat ...
DAVA TARİHİ\t: 14.10.2022
HÜKÜM/KARAR\t: Red
İLK DERECE MAHKEMESİ\t: Kastamonu 2. Asliye Hukuk Mahkemesi (Ticaret Mahkemesi
\t Sıfatıyla)
SAYISI\t: 2022/271 E., 2023/174 K.
1- İlk Derece Mahkemesince; davacının, davalı kooperatif üyeliğinden çıkarılmasına ilişkin yönetim kurulu kararının iptaline karar verilmesi için açtığı bu davada, 25/04/2002 tarih 366 sayılı karar ile Kooperatifler Kanunu'nun 14. maddesine göre adına kayıtlı motorlu aracının olmaması sebebiyle davacının üyeliğine son verildiğine ilişkin karar alındığı, Kooperatifler Kanunu'nun 16. maddesine göre çıkarma kararının ortağa tebliği tarihinden itibaren 3 ay içerisinde mahkemeye dava açma hakkı olduğu, bu sürenin çıkarma kararının ortağa tebliği ile başladığı, bu haliyle davanın süresinde açıldığı, Ana Sözleşme 14. maddesinde parasal yükümlülükler yönünden ortaklıktan çıkarabilmek için üyelere noter aracılığı ile ihtarat zorunlu ise de \"uygun motorlu aracı sahip olma\" şartını taşımadığı gerekçe ile ortaklıktan çıkarmaya ilişkin kararın noter kanalı ile ihtarda bulunma zorunluluğu olmadığı, davacının motorlu taşıtı bulunduğu veya motorlu taşıt sebebiyle taşıyıcılık yapacağına dair bir beyanı olmadığı, üyelik yükümlülüklerini yerine getirmediği, davanın sübut bulmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
2- İlk Derece Mahkemesi kararına karşı davacı vekilince istinaf yoluna başvurulması üzerine, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 23. Hukuk Dairesi tarafından; davacı kooperatif üyesinin 25.04.2002 ila 26.09.2022 tarihleri arasında, 20 yıllık süre içerisinde kooperatifle iletişime geçmediğinin tespit edildiği, aidat yükümlülüğü bulunan kooperatifte davacının 20 yıl gibi uzun bir süre kooperatife uğramadığı, aidat borcu bulunup bulunmadığını takip etmediği dolayısıyla üyeliğinin sona erdiğini zımnen kabul ettiği, diğer bir anlatımla üyelik haklarından zımnen vazgeçtiğini benimsediği, eylemli olarak ortaklıktan çıkma iradesini yansıttığı ve açtığı davanın TMK 2. maddesinde öngörülen iyiniyet kuralına aykırı düştüğü gerekçeleriyle, davacı vekilinin istinaf başvurusunun reddine, Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-2 ve 355. maddeleri uyarınca re'sen gerekçesi yönünden düzeltilerek yeniden esas hakkında karar verilmesine dair karar verilmiştir.
3- Bu karara karşı süresi içerisinde davacı vekilince temyiz yoluna başvurulması üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Kamu düzenine aykırılık hallerinin re'sen gözetildiği, istinaf nedenleriyle sınırlı ve usulüne uygun olarak istinaf inceleme ve denetiminin yapıldığı; dosya içeriği, kararın dayandığı gerektirici sebepler ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmadığı, yine, davalı kooperatifin yönetim kurulu tarafından 25/04/2002 tarihinde üyelikten çıkarılan davacının aradan geçen 20 yıl sonra davasını açtığı, her ne kadar çıkarılma kararının kendisine tebliğ edilmediğini iddia etmiş ise de, davacı kooperatif üyesinin aidat yükümlülüğü bulunan kooperatife 20 yıl gibi uzun bir süre uğramadığı, aidat borcu bulunup bulunmadığını takip etmediği dolayısıyla üyeliğinin sona erdiğini zımnen kabul ettiği, diğer bir anlatımla üyelik haklarından zımnen vazgeçtiğini benimsediği, eylemli olarak ortaklıktan çıkma iradesini yansıttığı ve açtığı davanın TMK.'nın 2. maddesinde öngörülen iyiniyet kuralına aykırı düştüğü anlaşıldığından davacı vekilinin temyiz istemleri yerinde görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 23. Hukuk Dairesi kararına ilişkin davacı vekilinin tüm temyiz istemlerinin reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı harcın ilgilisinden alınmasına, dosyanın ilk derece mahkemesine, kararın bir örneğinin Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 23. Hukuk Dairesine gönderilmesine, 23.09.2024 tarihinde kesin olarak oy birliği ile karar verildi.