6. Hukuk Dairesi 2024/547 E. , 2024/2696 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 23. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/2347 E., 2023/2026 K.
Vekili Avukat ...
DAVA TARİHİ : 28.01.2021
HÜKÜM : Başvurunun Esastan Reddi
İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 14. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI : 2021/58E., 2022/629K.
1. Davacı vekili; kooperatifin tasfiyesine ilişkin alınan kararın Ankara 6. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2019/237 E. sayılı dosyasında yapılan yargılama sonucunda iptal edildiğini, kooperatif üyesi olan davalıya 2009 da taşınmaz devrinin yapıldığını, davalının 2015 yılında kooperatif üyeliğinden ayrıldığını, ortağın kooperatiften konutunu aldıktan sonra borçtan kurtulmak amacıyla ortaklıktan çıkamayacağını, istifa eden üyenin istifasının hüküm ve sonuç doğurabilmesi için kooperatiften edinmiş olduğu konutu iade etmesi gerektiğini, konutu iade etmemesi halinde yükümlülüklerinin devam edeceğini, davalının üyelikten ayrılmasına rağmen konutu iade etmediğini, ayrıldığı tarihten itibaren kooperatife karşı parasal yükümlülüklerini yerine getirmediğini belirterek, davalının kooperatif üyesi olması nedeniyle edindiği bağımsız bölümde kayıtlı taşınmazın tapu kaydının iptaline; tapu kaydının iptalinin mümkün olmaması halinde ise 10.000,00-TL (ıslah ile 420.000 TL nin) daire bedelinin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
2. Davalı vekili; müvekkilinin dava tarihi itibari ile malik olmaması nedeniyle kendisine husumet yöneltilemeyeceğini, konut edindikten sonra üyelikten ayrılması yönündeki 31.08.2015 tarihli istifa başvurusunun 07.09.2015 tarihinde kabul edildiğini ve bu tarih itibari ile üyeliğinin sonlandığını, edimlerini ve yükümlüklerini yerine getirdikten sonra kanundan kaynaklanan hakkını kullanarak üyelikten ayrıldığını, istifa tarihinden sonra genel kurul toplantılarına çağrılmadığını, talebin zaman aşımına uğradığını belirterek, davanın öncelikle husumet nedeniyle, olmadığı takdirde zaman aşımı nedeniyle, olmadığı takdirde ise esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir.
3. İlk Derece Mahkemesince; kooperatif ortaklığından istifa nedeniyle ortak adına kayıtlı taşınmazın tapu kaydının iptali ve kooperatif adına tescili; mümkün olmazsa bedelinin tahsili istemine ilişkin davada, dava şartlarının dava tarihi itibari ile değerlendirilmesinin gerektiği, 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu'nun 81/2. maddesi uyarınca tasfiye halinde olan kooperatifin üyelikten ayrılan ortağından tasfiye giderlerini talep etme imkanının bulunduğu, üyelikten ayrılan üyesine tahsis edilen konutun iadesini talep edemeyeceği gibi dava konusu taşınmazın dava tarihi itibari ile dava dışı Nurten Şen adına kayıtlı olduğu anlaşıldığından tapu iptal tescil talebine yönelik davanın taraf ehliyeti (husumet) nedeniyle, taşınmaz bedelinin ödenmesine yönelik alacak davasının ise dava tarihi itibari ile tasfiye halinde olan davacının 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu'nun 81/2. maddesi uyarınca talep hakkının bulunmaması nedeniyle reddine dair hüküm kurulmuştur.
4. İlk Derece Mahkemesi kararına karşı davacı vekilince istinaf yoluna başvurulması üzerine, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 23. Hukuk Dairesince; ilk derece mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle, istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bu karara karşı davacı vekilince süresinde temyiz yoluna başvurulması üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
5.Uyuşmazlık, kooperatif ortaklığından istifa nedeniyle ortak adına kayıtlı taşınmazın tapu kaydının iptali ve kooperatif adına tescili; mümkün olmazsa bedelinin tahsili istemine ilişkindir.
Davacı konut yapı kooperatifince, normal üye olan davalının, kendisine tahsis edilen D Blok 14 no.lu bağımsız bölümü ferdileştirme sonucu adına 30.04.2009 tarihinde tescil ettirdikten sonra; davalı, 19.10 2015 tarihinde kooperatiften istifa etmiş ve edindiği bağımsız bölümü 28.03.2017 tarihinde Nurten Şen’e satmıştır.
Davacı kooperatif genel kurulunun 24.11.2000 tarihinde aldığı “tasfiyeye girme” kararının mahkemece iptal edildiği belirtilerek, davalıya ferdileşme sonucu verilen konutun tapu iptal ve tesciline olmadığı taktirde daire bedelinin şimdilik 10.000 TL’lik kısmının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Mahkemece davanın reddine karar verilmiş, bölge adliye mahkemesi de istinaf isteminin esastan reddine karar vermiştir.
Çıkma (istifa) halinde üyenin kooperatiften talep edebileceği tazminat ve koşulları Kooperatifler Kanunun’nun 17.maddesinde düzenlenmiştir. Öte yandan aynı Kanun'un 81/2.fıkrası “Yapı kooperatifleri, anasözleşmede gösterilen işlerin tamamlanması ve ferdi mülkiyete geçilip konutların ve/veya işyerlerinin ortaklar adına tescil edilmesiyle amacına ulaşmış sayılır ve dağılır…. Amacına ulaşılarak dağılma sürecine girmiş olan kooperatiflerden çıkan veya çıkarılan ortağın konutu veya işyeri çıkma veya çıkarılma sebebiyle geri alınamaz; ancak, bu eski ortaklar daha sonra oluşabilecek tasfiye masraflarına katılırlar…” hükmünü içermektedir.
Yukarıya alınan KK.m.17 ve 81/2.fıkranın dava ile ilgili kısımları birlikte değerlendirildiğinde kural olarak konut yapı kooperatiflerinden çıkan veya çıkarılan üyelerin tazminat talep edebilecekleri istisnaen kooperatif “amacına ulaşmış ve tasfiyeye girmişse” istifa eden ortağa tahsis edilen konutun geri istenemeyeceği sadece tasfiye masraflarının kendisinden talep edilebileceği hükme bağlanmıştır. Kooperatifin amacına ulaşması ise “kooperatifin anasözleşmede gösterilen işlerin tamamlanması ve ferdi mülkiyete geçilip konutların ve/veya işyerlerinin ortaklar adına tescil edilmesi” şeklinde ifade edilmiştir.
Somut olayda, kooperatif tüm üyelerine birer konut yapıp teslim etmediğine göre kooperatif amacına ulaşmış sayılmayacağı gibi, genel kurulun “tasfiyeye girme” kararı Ankara 6.Ticaret Mahkemesince iptal edildiği ve bu karar 26.4.2021 tarihinde kesinleştiğinden ve genel kurul kararlarının mahkemece iptal edilmesi halinde, bozucu yenilik doğuran kararlar olduğu için genel kurul kararı, geçmişe etkili olarak ortadan kalkacaktır. Dolayısıyla davacı kooperatifin “tasfiye hali de” hiç gerçekleşmemiştir. Kaldı ki, KK.m.81/2.fıkrasında “taşınmazın geri istenememesi” için iki şartın bir arada bulunması gerekir. Bu şartlardan birincisi kooperatifin amacına ulaşması, diğeri tasfiyeye girmesidir. Davacı kooperatif açısından iki şartta gerçekleşmediğinden KK.m.81/2.fıkrasının somut olayda uygulanması da mümkün değildir. Mahkemenin bu hususları dikkate alarak KK.m.23. çerçevesinde davacının terditli taleplerini ayrı ayrı inceleyerek bir karar vermesi gerekirken, yasa hükmü yanlış yorumlanarak ve kooperatifin fiili durumu gözetilmeden, davanın reddine karar verilmesi doğru olmamış, kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle ilk derece mahkemesi kararı ile bu karara karşı yapılan istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya aykırı olması nedeniyle HMK'nın 373/1. maddesi gereğince Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 23. Hukuk Dairesi kararı KALDIRILARAK; Ankara 14 Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2021/58 E.- 2022/629 K. Sayılı kararının BOZULMASINA. Dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine, kararın bir örneğinin de Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 23. Hukuk Dairesine GÖNDERİLMESİNE, peşin alınan harcın istek halinde temyiz edene iadesine 16.09.2024 tarihinde oy birliği ile kesin olarak karar verildi.