6. Hukuk Dairesi 2023/4025 E. , 2024/2406 K.
\n\"İçtihat Metni\"
MAHKEMESİ\t: Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 23. Hukuk Dairesi
SAYISI\t: 2019/1767 E., 2023/1502 K.
\t 1-... 2-... vekili Avukat ... \t
...
Deniz Alaeddinoğlu
DAVA TARİHİ\t: 30.05.2017
HÜKÜM\t: Esastan Red
İLK DERECE MAHKEMESİ\t: Ankara 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI\t: 2017/392 E., 2018/836 K.
1- İlk derece mahkemesince, kooperatif üyeliğinin bulunmadığının tespiti ile hissesine düşen bedelin tahsiline ilişkin alacak davasında davacının ortaklıktan çıkma ihbarnamesinin 05.11.2015 tarihinde kooperatif yönetim kuruluna tebliğ edildiği anlaşılmış olup davacının 05.11.2015 tarihinde davalı S. S. Gazililer Sitesi Site İşletme Kooperatifi üyesi olmadığının tespitine karar verilmesi gerektiği, defter kayıtlarının incelenmesi ile davacının davalıya borcu olduğu görülüp bu borç miktarının 05.11.2015 tarihi itibariyle 107,19-TL, ilk borç miktarı dahil edilmemek üzere 13.12.2016 tarihi itibariyle 389,89-TL olduğunun tespitine, koperatifin tasfiye halinde olmaması ve alınan aidatlarla bir yatırım yapılmadığı, bir gayrimenkul alınmadığı, kooperatif tarafından davacıya konut tahsisi ve topu işlemlerinin yapıldığı gerekçesiyle hisse bedelinin talebini mümkün olmayacağından kooperatif hisse bedeli yönünden talebin reddine karar verilmiştir.
2- İlk derece mahkemesi kararına karşı taraflar vekilince istinaf yoluna başvurulması üzerine, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 23. Hukuk Dairesi tarafından İlk Derece Mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, HMK m. 355/1 gereği incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, re'sen gözetilmesi gereken, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmamasına, kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğunun anlaşılmasına göre taraf vekillerinin istinaf itirazları yerinde görülmediğinden istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
3- Bu karara karşı davacı vekilince süresinde temyiz yoluna başvurulması üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Kamu düzenine aykırılık hallerinin re'sen gözetildiği, istinaf nedenleriyle sınırlı ve usulüne uygun olarak istinaf inceleme ve denetiminin yapıldığı;, dosya içeriği, kararın dayandığı gerektirici sebepler ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmadığı, yine; temyiz edenin sıfatına ve ileri sürülen temyiz nedenlerine göre; davacı vekilinin temyiz sebepleri yerinde görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 23. Hukuk Dairesi kararına ilişkin davacı vekilinin tüm temyiz sebeplerinin reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı harcın temyiz edenden alınmasına, dosyanın ilk derece mahkemesine, kararın bir örneğinin Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 23. Hukuk Dairesine gönderilmesine, 02.07.2024 kesin olarak oy çokluğuyla ile karar verildi.
\t\t\t\t\t\t(Muhalif)
KARŞI OY YAZISI
1163 sayılı Kooperatifler Kanunu 17. maddede; kooperatiften çıkan veya çıkarılan ortakların kendilerinin yahut mirasçılarının kooperatif varlığı üzerinde hakları olup olmadığı ve bu hakların nelerden ibaret bulunduğunun anasözleşmede gösterileceği, bu hakların, yedek akçeler hariç olmak üzere, ortağın ayrıldığı yıl bilânçosuna göre hesaplanacağı, çıkan veya çıkarılan ortağın sermaye veya mevduatından kısmen veya tamamen yoksun kalacağı hakkındaki şartların hükümsüz olduğu düzenlenmiştir.
Kooparatif Anasözleşmesinin 15. maddesinde de devir dışında bir nedenle ortaklığı sona erenlerin sermaye ve diğer alacaklarının o yılın bilançosuna göre hesaplanarak bilanço tarihinden itibaren bir ay içinde geri verileceği, ayrılan ortakların kooperatifin yedek akçeleri üzerinde bir hak iddia edemeyecekleri düzenlenmiştir.
Bu hükümlerle birlikte değerlendirildiğinde kooperatiften ayrılan ortağın çıkma payı alacağını isteyebileceği açıktır. Toplanan delillerle davacının ortağı olduğu işletme kooperatifinden 05.11.2015 tarihinde ayrıldığı, ayrılma yılına ait bilançonun17.04.2016 tarihli genel kurulda onaylandığı, bir ay sonrası olan alacağın istenebileceği tarihin 17.05.2016 olduğu davanın ise bu tarihten sonra 30.05.2017 tarihinde açıldığı anlaşılmıştır.
Bilirkişi raporunda çıkma alacağı yönünden bu tespitlere yer verilmiş ancak davacının kooperatif adına kayıtlı taşınmazın 1/190 hissesinin değerini isteyemeyeceği belirtilmiştir. Mahkeme kararının gerekçesinde de davacının kooperatife ait gayrimenkulün kendi hissesine düşen 1/190 payı oranındaki tutarı isteyemeyeceği belirtilmek suretiyle kooperatif hisse bedeli talebi yönünden davanın reddine karar verilmiştir.
Oysa ki davacı bilirkişi raporunda yazdığı ve mahkeme kararının gerekçesinde de belirtildiği gibi taşınmazın 1/190 hissesinin bedelini istemiş olmayıp 1/190 kooperatif hisse bedelini istemiştir. Davalı çıkma alacağı ifadesine yer vermemiş olsa da1/190 hisse bedeli alacağı ifadesi ile davacının talep etmek istediği alacağın Anasözleşmenin 15. maddesine göre istenebilecek çıkma alacağı olduğu açıkça anlaşılmaktadır.
Davacının talebinin çıkma alacağı olduğu kabul edilerek buna göre deliller değerlendirilmek ve gerektiğinde bilirkişiden ek rapor alınmak suretiyle davacının talep edebileceği çıkma alacağı miktarı hesaplanarak bir karar verilmesi gerekirken bilirkişi raporunda yer verilen taşınmazdaki 1/190 hisse değerinin istenemeyeceği ifadesiyle bağlı kalınıp karara da gerekçe yapılmak suretiyle çıkma alacağına ilişkin olduğu anlaşılan talebin reddine karar verilmesi doğru olmamıştır.
Yukarıda açıklanan nedenle hükmün bozulması gerektiği görüşünde olduğumdan hükmün onanması yönünde oluşan değerli çoğunluk görüşüne katılamıyorum.
\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t...
\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t