6. Hukuk Dairesi 2010/6116 E. , 2010/13459 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı alacak davasına dair karar davacı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Uyuşmazlık, kira sözleşmesinden kaynaklanan kati teminat farkı, elektrik tüketim ve kira bedelleri ile KDV alacağının tahsiline ilişkindir. Mahkemece, davanın kabulüne, 6.127,40 TL bakiye alacağın 09.01.2005 tarihinden tahsil tarihine kadar hesaplanacak değişen oranlarda gecikme zammı ile birlikte (kısmi ödemeler dikkate alınarak dava tarihine kadar hesaplanan gecikme zammı miktarı 4.276,26 Tldir.) tahsiline karar verilmesi üzerine hüküm davacı hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı vekili dava dilekçesinde davalı şirketin Ulaştırma Bakanlığı hizmet binası altındaki Tüketim malları satış yerini 09.01.2004 başlangıç tarihli ve 3 yıllık kira sözleşmesi ile kiraladığını, davalının ikinci yıl için ödemesi gereken kati teminat farkını, KDV bedelini elektrik bedelini ve kira bedelini ödemediğinden toplam 9.127.40 YTL borcu bulunduğunu, davalının haricen 3.000.00 YTL yatırdığını belirterek 9.127.40 YTL'ye 09.01.2005 tarihinden itibaren işletilecek gecikme zammı ve yasal faiziyle birlikte tesbit olunacak rakamdan ödenen 3.000.00 YTL nin mahsubu ile kalan miktarın dava tarihinden itibaren yasal faiziyle tahsilini istemiştir.Davalı şirket, duruşma gün ve saatini bildirir dava dilekçesinin tebliğine rağmen duruşmalara katılmamış,davaya cevap vermemiştir.
BK. 84/1.fıkrasına göre “borçlu faiz veya masrafları tediye de gecikmiş değil ise kısmen icra eylediği tediyeyi anaparaya sayabilir”. Bu kural emredici olmayıp aksi kararlaştırılabilir. Hukuk Genel Kurulunun 27.09.2000 tarih ve 2000/12-1148 esas, 2000/1193 karar sayılı ilamında da vurgulandığı üzere, BK.nun 84. maddesi hükmü gereğince ödemelerin öncelikle asıl alacaktan düşülebilmesi için borçlunun faiz ve masrafları ödemede gecikmemiş olması zorunludur.
Somut olayda; Davada dayanılan ve hükme esas alınan 09.01.2004 başlangıç tarihli ve 3 yıl süreli kira sözleşmesi hususunda taraflar arasında bir uyuşmazlık bulunmamaktadır. Uyuşmazlık davalı tarafından yapılan kısmi ödemenin Borçlar Kanunu'nun 84.maddesi uyarınca faizden mi yoksa asıl alacaktan mı düşüleceği noktasında toplanmaktadır. Davacı hazine vekili, ikinci yıl kira parasına ilişkin olarak 09.01.2005 tarihinde ödenmesi gereken 49,70 TL kati teminat farkı,1.184,10 TL KDV bedeli,1.315,60 TL elektrik bedeli ile 1.644,50 TL birinci taksit,09.04.2005 tarihinde ödenmesi gereken 1.644,50 TL ikinci taksit, 09.07.2005 tarihinde ödenmesi gereken 1.644,50 TL üçüncü taksit ve 09.10.2005 tarihinde ödenmesi gereken 1.644,50 TL dördüncü taksit olmak üzere 9.127,40 TL 'nin ödenmediğini ileri sürerek kısmi ödemenin öncelikle faizden mahsubunu istemiştir. Davalı tarafından 29.12.2005 tarihinde 1.000,00 TL ve 27.02.2006 tarihinde 2.000,00 TL davacı idarenin hesabına “kira” açıklaması ile ödenmiştir. Mahkemece, hükme esas alınan 16.07.2007 tarihli bilirkişi raporu doğrultusunda davalı tarafından ödenen toplam 3.000,00 TL kısmi ödeme asıl alacaktan mahsup edilerek kalan miktarın davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Bu durumda mahkemece, borçlunun para borcunun faiz ve masraflarını ödemede temerrüde düştüğü, taraflar arasında kısmen ödemenin borçlu tarafından önce anaparaya sayılacağı konusunda bir anlaşma bulunmadığı, BK.84/1.maddesi uyarınca davacı alacaklının kısmen ödemeyi önce faiz ve masrafa saymaya yetkili olduğu ve alacaklının bu yönde iradesini açıkladığı gözetilmeksizin kısmi ödemenin asıl alacaktan mahsup edilmek suretiyle yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmediğinden hükmün bozulması gerekmiştir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile HUMK.nun 428.maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 08.12.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.