5. Ceza Dairesi 2008/6336 E. , 2013/12666 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Zimmet
HÜKÜM : Mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelendi;
Sanık hakkında tayin olunan cezanın miktarına göre müdafiin duruşmalı inceleme isteminin 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek CMUK'nın 318. maddesi uyarınca reddiyle, incelemenin duruşmasız olarak yapılmasına karar verildikten sonra gereği düşünüldü:
Mülga 2908 sayılı Dernekler Kanununun 71/son maddesinde "Türkiye Kızılay Derneği ile Türk Hava Kurumunun mal ve paraları Devlet malı sayılır. Bunlara karşı suç işleyenler Devlet memuru gibi cezalandırılır." hükmünün bulunduğu, bu düzenlemeye göre sanığın eylemlerinin zimmet suçunu oluşturacağı, ancak suç tarihinden sonra 23/11/2004 gün ve 25649 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 5253 sayılı Dernekler Kanununda Türkiye Kızılay Derneği ile Türk Hava Kurumunun mal ve paralarına karşı suç işleyenlerin Devlet memuru gibi cezalandırılacağına ilişkin düzenlemenin bulunmadığı, bu düzenlemenin yerine tüm kamuya yararlı dernekleri kapsayacak şekilde anılan Yasanın 27/son maddesi ile "Kamu yararına çalışan derneklerin mallarına karşı suç işleyenler Devlet malına karşı suç işlemiş gibi cezalandırılır." Hükmüne yer verildiği ve ayrıca 32/1-f maddesi ile de" Her ne suretle olursa olsun kendisine tevdii olunan derneğe ait para veya para hükmündeki evrak, senet veya sair malları kendisinin veya başkasının menfaatine olarak sarf veya istihlâk veya rehneden veya satan, gizleyen, imha, inkâr, tahrif veya tağyir eden yönetim kurulu başkanı ve üyeleri veya denetçiler ile derneğin diğer personeli Türk Ceza Kanununun güveni kötüye kullanma suçuna ilişkin hükümlerine göre cezalandırılır. Ayrıca, mahkeme yargılama sırasında sanıkların, organlardaki görevlerinden geçici olarak uzaklaştırılmasına da karar verebilir." şeklinde düzenleme yapıldığı,
Dairemizce de benimsenen Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 22/10/2013 tarih, 2012/1275 Esas, 2013/419 sayılı Kararı ve yukarıdaki açıklamalar ışığında, zimmet suçunun kamu görevlileri ile özel yasalarında kamu görevlisi gibi cezalandırılacakları öngörülen kişiler tarafından işlenebileceği, 5252 sayılı Yasanın geçici 1. maddesi uyarınca TCK'nın 6/1-c maddesinin de ancak, 01/01/2009 tarihinden itibaren özel yasalarda uygulanabileceği dikkate alındığında suç tarihinden sonra yürürlüğe giren, 5253 sayılı Dernekler Kanununda Türkiye Kızılay Derneği görevlilerinin veya dernek malına karşı suç işleyenlerin kamu görevlisi gibi cezalandırılacağına dair bir düzenleme bulunmaması nedeniyle sanığın zimmet suçunun faili olamayacağı, eylemlerinin subutu halinde TCK'nın 155/2. (mülga 765 sayılı TCK'nın 510.) maddesinde düzenlenen hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçunu oluşturabileceği anlaşılmış ise de, bu suçun kanun maddesinde öngörülen cezasının üst sınırı itibarıyla 765 sayılı TCK'nın 102/4 ve 104/2. maddelerinde belirtilen 5 yıllık asli ve 7 yıl 6 aylık ilave dava zamanaşımını süresine tabi olduğu, son suç tarihi olan 2000 yılı ile inceleme günü arasında bu sürelerin gerçekleştiği nazara alınarak, 5237 sayılı TCK'nın 7/2. maddesi ile 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gözetilmek suretiyle hükmün CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Yasanın 322/1 ve 5271 sayılı CMK'nın 223/8. maddeleri uyarınca kamu davasının zamanaşımı nedeniyle DÜŞMESİNE, 31/12/2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.