4. Hukuk Dairesi 2025/4549 E. , 2025/8907 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
SAYISI : 2022/471 D.İş - 470 K.
İtiraz Hakem Heyeti kararı davacı vekili ve davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı ... nezdinde trafik sigortalı araç sürücüsünün kusurlu hareketiyle gerçekleşen kazada araçta yolcu olarak bulunan davacının yaralandığını ve malul kaldığını açıklayıp fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 5.100,00 TL maddi tazminatın temerrüt tarihinden itibaren işleyecek faiz ile davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş, yargılama sırasında talebini artırmıştır.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davadan önce sigorta şirketine usulüne uygun başvuru şartının gerçekleşmediğini, sunulan maluliyet raporunun karar vermeye elverişli olmadığını, kusur durumunun net bir şekilde tespit edilmesi gerektiğini, hesaplanan tazminattan hatır taşıması ve müterafik kusur nedeniyle indirim yapılması gerektiğini ileri sürerek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
III. UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARI
Uyuşmazlık Hakem Heyetince, davanın kabulüyle 67.360,32 TL maddi tazminatın 28.07.2021 temerrüt tarihinden itibaren işleyecek yasal faiz ile davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
IV. İTİRAZ
Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekilince itiraz edilmesi üzerine; İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davalı vekilinin vekalet ücretine yönelik itirazının kabulüyle Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararının vekalet ücreti yönünden düzeltilmesine, davalı vekilinin diğer itirazlarının reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde; davacı yararına hükmedilecek vekalet ücretinin tam nispi olması gerektiğini belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.
Davalı vekili temyiz dilekçesinde; davadan önce usulüne uygun başvuru şartının yerine getirilmediğini, kusur oranlarının hatalı belirlendiğini, sunulan maluliyet raporunun karar vermeye elverişli olmadığını, hesaplamada hatalı metod kullanıldığını, hesaplanan tazminattan hatır taşıması ve müterafik kusur sebebiyle indirim yapılması gerektiğini, davaya konu kazanın iş kazası olup olmadığının araştırılarak davacıya yapılan ödeme var ise hesaplanan tazminattan indirilmesi gerektiğini, davadan önce yapılan başvuru usulsüz olduğundan temerrüte düşmediklerini, vekalet ücretinin 1/5 oranında olması gerekirken maktu vekalet ücretine karar verilmesinin hatalı olduğunu belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
1.Temyizen incelenen kararın, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere, davadan önce sigorta şirketine başvuru şartının yerine getirilmiş olmasına, maluliyet raporunun yürürlükte olan mevzuata uygun olmasına, karara esas alınan kusur oranının olayın oluş şekline uygun olmasına, davacının iş yerine ait araç ile yolculuğu nedeniyle davacının hatır için taşınmadığının anlaşılmış olmasına, davacının müterafik kusurunun bulunmamasına, vekalet ücretinin takdirinde isabetsizlik bulunmamasına göre davacı vekilinin tüm, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2.Uyuşmazlık; davalıya Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortalı (ZMSS) aracın karıştığı trafik kazası sonucu bedensel zarara dayalı tazminat talebine ilişkindir.
Olay tarihi itibariyle yürürlükte olan 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu’nun 21 inci maddesinin dördüncü fıkrasında, “İş kazası, meslek hastalığı ve hastalık, üçüncü bir kişinin kusuru nedeniyle meydana gelmişse sigortalıya ve hak sahiplerine yapılan veya ileride yapılması gereken ödemeler ile bağlanan gelirin başladığı tarihteki ilk peşin sermaye değerinin yarısı, zarara sebep olan üçüncü kişilere ve şayet kusuru varsa bunları çalıştıranlara rücu edilir.” düzenlemesine yer verilmiştir.
Somut olayda; dosyadaki bilgi ve belgelerden davacının işyerine ait araçta yolcu iken kaza olduğu anlaşılmaktadır. Davalı vekili iş kazası nedeniyle davacıya ödeme yapılıp yapılmadığının araştırılmasını talep etmiş, Hakem Heyetince, davacının maluliyet oranının %5 olduğu, bu oran nedeniyle Sosyal Güvenlik Kurumunun davacıya ödeme yapmayacağı gerekçesiyle davalının savunmasının reddine karar verilmiştir.
Varılan sonuç usul ve yasaya aykırıdır.
İş kazası nedeniyle gelir bağlanmasına yönelik alınacak maluliyet raporlarında uygulanan mevzuat ile bedensel zararlarda uygulanan mevzuat aynı olmadığından davacının yaralanmasına neden olan olayın iş kazası kapsamında kalıp kalmadığının araştırılması gerekmektedir.
Şu durumda, davaya konu kazada davacının yaralanması nedeniyle iş kazasına dayalı herhangi bir inceleme yapılıp yapılmadığı, olayın iş kazası olarak kabul edilmiş olması hâlinde davacıya ödeme yapılıp yapılmadığı, yapılan ödemenin miktarı ve niteliği (iş kazası sigorta kolundan olup olmadığı) ile ilk peşin sermaye değeri tutarının ne olduğu, rücuya tabi olup olmadığı hususlarının Sosyal Güvelik Kurumundan sorulması, dayanak ödeme belgelerinin temin edilmesi, rücuya tabi ödeme bulunması hâlinde indirilmesiyle oluşacak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik incelemeyle karar verilmesi doğru değildir. Kararın açıklanan nedenle bozulması gerekmiştir.
VI. KARAR
1.Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin tüm, davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE,
2.Yukarıda (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazının kabulüyle İtiraz Hakem Heyeti kararının BOZULMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davacıya yükletilmesine,
Peşin alınan temyiz harcının istek hâlinde davalıya iadesine,
Dosyanın mahkemeye gönderilmesine,
29.05.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.