4. Hukuk Dairesi 2024/4623 E. , 2025/12667 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ:Ticaret Mahkemesi
SAYISI : 2024/17 E., 2024/17 K.
SİGORTA TAHKİM KOMİSYONU İTİRAZ HAKEM HEYETİ
SAYISI : 2023/İHK-59237
SİGORTA TAHKİM KOMİSYONU UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ
SAYISI : K-2023/322360
İtiraz Hakem Heyetince verilen karar davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; 16.01.2022 tarihinde davacının sevk ve idaresindeki motosiklet ile davalı ... şirketi nezdinde trafik sigortalı aracın çarpışmasıyla gerçekleşen kazada davacının yaralandığını ve malul kaldığını açıklayıp belirsiz alacak davası olarak 100,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatının temerrüt tarihinden itibaren işleyecek faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş, yargılama sırasında tazminat talebini 396.084,86 TL'ye artırmıştır.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davadan önce sigorta şirketine usulüne uygun başvuru şartının yerine getirilmediğini, kusuru durumunun net bir şekilde tespit edilmesi gerektiğini, maluliyet oranının olması gerekenden yüksek olduğunu ileri sürerek davanın reddini savunmuştur.
III.UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARI
Uyuşmazlık Hakem Heyetince davanın kabulüyle 396.084,86 TL sürekli iş göremezlik tazminatının 10.03.2023 temerrüt tarihinden itibaren işleyecek yasal faiz ile davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
IV. İTİRAZ
Uyuşmazlık Hakem Heyetinin kararına karşı süresi içinde davalı vekilince itiraz edilmesi üzerine; İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı vekilinin vekalet ücretine yönelik itirazının kabulüyle Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararının vekalet ücreti yönünden düzeltilmesine, davalı vekilinin diğer itirazlarının reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde; kusur oranlarının net bir şekilde belirlenmesi gerektiğini, davacının da meydana gelen kazada kusurunun bulunduğunu, maluliyet raporunun karar vermeye elverişli olmadığını, hesaplamada hatalı metod kullanıldığını, hesaplanan tazminattan müterafik kusur nedeniyle indirim yapılması gerektiğini, davacıya iş kazası geliri bağlanıp bağlanmadığının araştırılması gerektiğini, ıslah edilen kısmın faiz başlangıcının ıslah tarihi olması gerektiğini belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık; davalı ... şirketi tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta (ZMSS) poliçesi ile teminat altına alınan aracın karıştığı trafik kazası sonucu bedensel zarara dayalı tazminat talebine ilişkindir.
1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 266 ve devamı maddeleri gereğince, çözümü özel veya teknik bilgiyi gerektiren hâllerde bilirkişinin oy ve görüşünün alınmasına karar verilir.
Somut olayda davacının sevk ve idaresindeki araç ile davalıya sigortalı araç sürücüsünün karşılıklı kazasında davacı yaralanmıştır. Davalı ... şirketi meydana gelen zarardan sigortalının kusuru oranında sorumlu olup tazminatın belirlenmesinde kusur durumunun tespiti önemli yer tutmaktadır.
Hakem Heyetince kusur konusunda inceleme yapılmaksızın davalıya sigortalı araç sürüüsünün meydana gelen kazada %100 kusurlu olduğu kabul edilerek karar verilmiştir.
Eksik inceleme ile karar verilemez.
İtiraz Hakem Heyetince dava konusu trafik kazasına ilişkin soruşturma dosyası da dosya arasına alınarak tüm deliller değerlendirilmek, soruşturma dosyasında alınan rapor ile çelişki oluşursa çelişkiler giderilmek suretiyle tarafların olaydaki kusur oranlarının tespiti için uzman bilirkişiden denetime elverişli, ayrıntılı ve gerekçeli rapor alınıp sonucuna göre karar verilmek üzere İtiraz Hakem Heyeti kararının bozulmasına karar verilmiştir.
3.Olay tarihi itibariyle yürürlükte olan 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu’nun 21 inci maddesinin dördüncü fıkrasında, “İş kazası, meslek hastalığı ve hastalık, üçüncü bir kişinin kusuru nedeniyle meydana gelmişse sigortalıya ve hak sahiplerine yapılan veya ileride yapılması gereken ödemeler ile bağlanan gelirin başladığı tarihteki ilk peşin sermaye değerinin yarısı, zarara sebep olan üçüncü kişilere ve şayet kusuru varsa bunları çalıştıranlara rücu edilir.” düzenlemesine yer verilmiştir.
Somut olayda; dosyadaki bilgi ve belgelerden davacının kurye olarak çalıştığı anlaşılmaktadır. Davalı vekilince iş kazası nedeniyle davacıya ödeme yapılıp yapılmadığının araştırılmasını talep etmiş, Hakem Heyetince, davacının maluliyet oranının %10'un altında olduğu, bu oran nedeniyle Sosyal Güvenlik Kurumunun davacıya ödeme yapmayacağı gerekçesiyle davalının savunmasının reddine karar verilmiştir.
Varılan sonuç usul ve yasaya aykırıdır.
İş kazası nedeniyle gelir bağlanmasına yönelik alınacak maluliyet raporlarında uygulanan mevzuat ile bedensel zararlarda uygulanan mevzuat aynı olmadığından davacının yaralanmasına neden olan olayın iş kazası kapsamında kalıp kalmadığının araştırılması gerekmektedir.
Şu durumda, davaya konu kazada davacının yaralanması nedeniyle iş kazasına dayalı herhangi bir inceleme yapılıp yapılmadığı, olayın iş kazası olarak kabul edilmiş olması hâlinde davacıya ödeme yapılıp yapılmadığı, yapılan ödemenin miktarı ve niteliği (iş kazası sigorta kolundan olup olmadığı) ile ilk peşin sermaye değeri tutarının ne olduğu, rücuya tabi olup olmadığı hususlarının Sosyal Güvelik Kurumundan sorulması, dayanak ödeme belgelerinin temin edilmesi, rücuya tabi ödeme bulunması hâlinde indirilmesiyle oluşacak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik incelemeyle karar verilmesi doğru değildir. Kararın açıklanan nedenle bozulması gerekmiştir.
VI. KARAR
1.Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE,
2.Yukarıda (2) ve (3) numaralı bentlerde açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan İtiraz Hakem Heyeti kararının BOZULMASINA,
Peşin alınan temyiz harcının istek hâlinde davalıya iadesine,
Dosyanın mahkemeye gönderilmesine,
18.09.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.