4. Hukuk Dairesi 2024/13724 E. , 2025/3087 K.
\n\"İçtihat Metni\"MAHKEMESİ\t:Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI\t: 2024/174 E., 2024/503 K.
Taraflar arasında görülen tasarrufun iptali davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairemizce Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir.
Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın reddine karar verilmiştir.
Mahkeme kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:\t
I. DAVA\t
Davacı vekili dava dilekçesinde; vergi mükellefi olan ... İnş. Tic. Ltd. Şti.'nin vadesi geçmiş toplam 154.478,83 TL vergi borcu bulunduğunu, şirketin mal varlığına rastlanılamadığını, şirket ortaklarının doğrudan doğruya sermaye hisseleri oranında sorumlulukları nazara alındığında şirket ortağı ve müdürü olan davalı ... hakkında malvarlığı araştırması yapıldığını, yapılan araştırmada ... ilçesinde tapuya kayıtlı bulunan 347 ada 2 parsel sayılı taşınmazı diğer davalı kardeşine 08.01.2008 tarihinde sattığının tespit edildiğini, 6183 sayılı Yasanın 27. maddesi uyarınca işlemin hükümsüz olduğunu, davacı idareyi zarara uğratmaya yönelik olduğunu belirterek, davacının ... İnş. Tic. Ltd. Şti.'nden olan 154.478,83 TL vergi borcunun tahsilinin sağlanması için ... ili, ... ilçesi, 347 ada 2 parselde kayıtlı taşınmazın ...'a yapılan satışının iptaline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin dava konusu taşınmazı davalı kardeşine sattığını, borçların bir kısmının ödeme müddetinin satıştan önce, büyük çoğunluğunun ödeme müddetinin ise satıştan sonra olduğunu, iki yıllık dava açma süresinin dolduğunu, vergi borcunun dava dışı şirkete ait olduğunu, müvekkili aleyhine takip yapılmadığını beyanla davanın reddini savunmuştur.
2. Davalı ...; davaya cevap vermemiştir.
III. MAHKEME KARARI
Mahkemenin 03.12.2020 tarihli ve 2019/394 Esas, 2020/327 Karar sayılı kararı ile Vergi Dairesinde kayıtlı vergi mükellefi olan ... İnş. Tic. Ltd. Şti.'nin vadesi geçmiş toplam 154.478,83 TL vergi borcunun bulunduğu, bu aşamada taşınmazını diğer davalıya devrettiği, diğer davalının borçlunun şirket ortağı olması nedeniyle İİK'nın 278/1 maddesinde bu derece tanıdıklar arasında yapılan tasarrufların bağışlama hükmünde sayıldığı ve iptale tabi olduğunun öngörüldüğü gibi davalı borçlunun alacaklılarından mal kaçırmak ya da alacaklılarını ızrar kastı ile hareket ettiğini bilebilecek kişilerden olması nedeniyle, davacının davasının kabulü ile, davalı ...'ın ... İnş. Ltd. Şti'ndeki sermayesi ile sınırlı sorumlu olması kaydıyla ... ... ... 347 ada 2 parsel sayılı taşınmazın ...'a satışına ilişkin tasarrufun ... Tic. Ltd. Şti'nin vergi dairesine olan güncel borcu (en son bildirilen miktar 89.701,89 TL) ile sınırlı olmak üzere iptaline, davacıya taşınmazın bu borç haczi ve satışı için yetki verilmesine, karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... vekili ve davalı ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Dairemizin 20.02.2023 tarihli ve 2022/13456 Esas, 2023/2002 Karar sayılı ilamı ile;
\"...1. Temyizen incelenen Mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı, dava konusu taşınmazı davalı vergi borçlusu ...'dan devralan davalı 3.kişi ... borçlunun kardeşi olup, 6183 sayılı yasanın 30. maddesi kapsamında borçlunun maksadını bilen veya bilmesi lazım gelen kişilerden olduğu anlaşılmakla; davacı vekilinin tüm, davalı ... vekili ve davalı ... vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2. 6183 sayılı yasanın 24 ve devamı maddeleri gereğince açılmış tasarrufun iptali davalarında dava kabul edildiği takdirde tasarruf tarihine kadar olan vergi borcu ferileriyle hesaplanarak bu miktar üzerinden tasarrufun iptaline karar verilmesi gerekir.
Somut olayda, davacı ..., dava dilekçesinde vergi mükellefi olan ... İnş. Tic. Ltd. Şti.'nin vadesi geçmiş toplam 154.478,83 TL vergi borcunun bulunduğunu belirtip, tasarrufun iptalini istemiştir. Tasarruf (satış) tarihi 08.01.2008’dir. Bu durumda uzman bilirkişi incelemesi yaptırarak, davalı borçlunun tasarruf tarihine kadar olan vergi borçlarının ferileriyle birlikte belirlenerek bu miktar üzerinden davacının alacak ve ferileriyle sınırlı olarak dava konusu taşınmazın satışına ilişkin tasarrufun iptali ile davacı alacaklıya bu miktar üzerinden taşınmazlar üzerinde haciz ve satış yetkisi verilmesine karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu üzere tasarruf tarihine kadar doğan vergi borcu tespit edilmeden, güncel borç üzerinden tasarrufun iptaline karar verilmesi doğru değildir.\" gerekçesi ile karar bozularak dosya kararı veren mahkemeye gönderilmiştir.
B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; bu tür davaların dinlenebilmesi için, davacının alacağının gerçek olması, borçlu hakkındaki icra takibinin kesinleşmiş olması, iptali istenen tasarrufun takip konusu borçtan sonra yapılmış olması ve davanın beş yıllık hak düşürücü süre içinde açılmış olması gerektiği, Anayasa Mahkemesi tarafından 6183 sayılı yasanın 28/1. Fıkrası 22.06.2023 tarih 2022/134 Esas-2023/116 karar sayılı ilamı ile iptal edilmiş metnin önceki halinde bulunan akrabalar arasında yapılan tasarrufların bağış kabul edildiğine ilişkin hüküm iptal edilmiş olup ayrıca tasarruf tarihi itibarı ile davacı ... Defterdarlığına davalı ...'in herhangi bir borcu bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde; 08.01.2008 tarihine kadar yapılan hesaplamayı kabul etmediklerini, davalıların günümüze kadar olan tüm vergi borçları bakımından tasarrufun iptal edilmesi gerektiğini, vergi borçlarının ferilerinin de 08.01.2008 tarihine kadar değil günümüze kadar olan kısmının hesaplanması gerektiğini, rapora itirazların değerlendirilmediğini, Mahkemece yalnızca ... Vergi Dairesine olan borçlar bakımından değerlendirilme yaparak ... Vergi Dairesi Müdürlüğüne borcu olmadığından davanın red kararı verilmesinin de usul ve yasaya aykırı olduğunu, bilirkişi raporundan ... Vergi Dairesi dışında diğer vergi dairelerine borçlu olduğunun anlaşıldığını, Mahkemece diğer vergi dairelerine olan borçların kapsam dışı tutularak davanın reddine karar verilmesinin yanlış olduğunu belirterek yerel mahkeme kararının bozulmasını talep etmiştir.
C. Değerlendirme ve Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, 6183 sayılı Yasa’nın 24 ve devamı maddelerine dayanılarak açılmış tasarrufun iptali istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 428 inci maddesi, 438 inci maddesinin yedi, sekiz ve dokuzuncu fıkraları ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası, 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun'un 24 ve devamı maddeleri.
3. Değerlendirme
Hükmüne uyulan bozma ilamında; uzman bilirkişi incelemesi yaptırarak, davalı borçlunun tasarruf tarihine kadar olan vergi borçlarının ferileriyle birlikte belirlenerek bu miktar üzerinden davacının alacak ve ferileriyle sınırlı olarak dava konusu taşınmazın satışına ilişkin tasarrufun iptali ile davacı alacaklıya bu miktar üzerinden taşınmazlar üzerinde haciz ve satış yetkisi verilmesine karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu üzere tasarruf tarihine kadar doğan vergi borcu tespit edilmeden, güncel borç üzerinden tasarrufun iptaline karar verilmesi gerektiği belirtilmiş olup, bozma ilamından sonra mahkemece 15.08.2024 tarihinde alınan bilirkişi raporunda; ... İnşaat Ticaret Limited Şirketinin tasarruf tarihi olan 08.01.2008 tarihi itibari ile davacı idareye toplam 15.613,11 TL borcu bulunduğunun hesaplandığı anlaşıldığından dava konusu taşınmazın satışına ilişkin tasarrufun iptali ile davacı alacaklıya bu miktar üzerinden taşınmaz üzerinde haciz ve satış yetkisi verilmesine karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu üzere karar verilmesi doğru görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,
24.02.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.