4. Hukuk Dairesi 2023/4222 E. , 2025/2549 K.
\n\"İçtihat Metni\"MAHKEMESİ \t :Ticaret Mahkemesi
SAYISI\t\t : 2023/185 D.İş, 2023/189 K.
SİGORTA TAHKİM KOMİSYONU İTİRAZ HAKEM HEYETİ
SAYISI : 2023/İHK-10609
SİGORTA TAHKİM KOMİSYONU UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ
SAYISI : K-2022/249338
İtiraz Hakem Heyeti kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; 22.12.2021 tarihinde davacıya ait araca, davalı nezdinde trafik sigortalı aracın çarparak hasar verdiğini, kaza tespit tutanağına göre karşı aracın kusurlu olduğunu, onarımı gereken parçalar ve işçilik ücretinin eksper aracılığıyla tespit edildiğini, toplam zararın KDV dahil 300.000,00 TL olarak tespit edildiğini, davalıya 09.03.2022 tarihinde yapılan başvuruya cevap verilmediğini belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 5.000,00 TL tazminatın temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş; 25.07.2022 tarihli ıslah dilekçesiyle bilirkişi raporunda zararın 102.961,67 TL olarak belirlendiğini, ancak poliçe limitinin 43.000,00 TL olduğunu belirterek talebini 43.000,00 TL'ye yükseltmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; başvuru sahibi tarafından tazminat almak amacıyla kaza kurgusu yapıldığına dair ciddi şüpheler bulunmakta olup bu konunun detaylı araştırılması gerektiği, tahkim yargılamasında bu mümkün olmadığından dosyadan el çekilmesini talep ettiklerini, olayın kurgu olup olmadığının tespiti için kazaya karışan 4 aracın tüm hasar dosyalarının celbini talep ettiklerini belirterek davanın reddini istemiştir.
III. UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARI
Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; alınan bilirkişi raporuyla başvuran vekili tarafından ıslah talebinde esas alınan tedarik iskontolu KDV hariç 102.961,67 TL olarak belirlenmesine rağmen kaza tarihi itibariyle ZMSS poliçe limitinin 43.000,00 TL olması nedeniyle taleple bağlılık ilkesi gereğince ıslah gereğince ödenmesi gereken tazminat tutarının 43.000,00 TL olması gerektiği, kaza sonrasında başvuru sahibinin ihbar yükümlülüğünü yerine getirdiği, bunun akabinde davalı sigortacı tarafından hazırlanan 04.01.2022 tarihli ön raporun sonuç bölümünde hasarla ilgili olumlu kanaat kaydına yer verildiği, buna karşın yine aynı eksper tarafından hazırlanan kesin raporda ise bu defa herhangi bir teknik ret gerekçesine dayanmaksızın yalnızca davalı sigortacının kanaati doğrultusunda dosyanın eksper tarafından olumsuz kapatıldığının belirlendiği, buna karşın alınan bilirkişi raporunda hasarın niteliğinin kaza raporunda ifade edilen hadise ile örtüştüğü, hasarın poliçe kapsamında olduğunun tespit edildiğinin belirtildiği, bilirkişi tespitinin ön eksper raporundaki olumlu kanaat ile uyumlu olduğu, bu sebeple davalı sigortacı tarafından yapılan hasarın reddine ilişkin işlemin uyuşmazlık konusu poliçe ve dosya kapsamıyla mütenasip olmadığından hukuken kabulünün mümkün bulunmadığı gerekçesiyle başvurunun kabulü ile poliçe limiti doğrultusuna yapılan ıslah doğrultusunda taleple bağlılık ilkesi gereğince belirlenen 43.000,00 TL hasar tazminatının 22.03.2022 temerrüt tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
IV. İTİRAZ
Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekilince itiraz edilmesi üzerine; İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; dört aracın çok taraflı kazaya karıştığının resmi kolluk kuvvetlerince tanzim edilen kaza tespit tutanağından anlaşıldığı, resmi makamlarca düzenlenen belgelerin aksi ispatlanıncaya kadar geçerliliğini koruyacağı, akabinde kazanın SBM sistemine de işlendiği ve yapılan değerlendirme sonucu kusur durumuna ilişkin olarak davalıya sigortalı araç sürücüsünün %100 oranında kusurlu olduğu hususunda taraflar arasında mutabakat sağlandığı, kaldı ki davalı tarafından dava öncesi başvuru sonucu düzenlenen eksper raporunda da hasarla ilgili kanaatin olumlu olduğunun kabul edildiği, hakemlerin sadece dosyaya sunulan belgeler üzerinden karar verdikleri, sigorta şirketinin Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezi tramer sorgusunda mutabakat sağlanan kusur tespitinin aksini veya kazanın farklı şekilde meydana geldiğini gösteren somut bir delil, belge ve görgü tanığı ifadesi sunmadığı, kural olarak rizikonun teminat dışı kaldığına ilişkin iddianın sigortacı tarafından kanıtlanması gerektiği, işbu kuralın ihbar yükümlülüğünün iyiniyet kurallarına uygun olarak gerçekleştirildiği hallerde geçerli olup ihbar yükümlülüğünün ihlal edilmesi halinde rizikonun teminat dışı kaldığını ispat yükümlülüğünün karşı tarafa geçtiği, somut olayda zararın gerçekleştiği sabit olup bu zararın farklı şekillerde gerçekleştiği iddiasını davalının ispat etmek zorunda olduğu, hasarın belirtildiği gibi olmadığı, kaza kurgusu olduğu yönünde dosyada somut emare bulunmadığı, bilirkişi tarafından da bu yönde bir tespit yapılmadığı, kaldı ki raporda davalı eksperince yapılan tespitlerin baz alındığı, davalının iddiasının farazi tahminlere dayandığı, davalının anılan iddialarını değerlendiren uyuşmazlık hakem heyeti kararının gerekçesine iştirak edildiği, başvuru sahibinin aracın onarımını dilediği serviste ve orijinal parçalarla yaptırma hakkına sahip olduğu, başvuranın talebi doğrultusunda uyuşmazlık hakeminin %7 makul iskontolu KDV hariç hesaplamayı karara dayanak aldığı, davacının bu bedel üzerinden talebini ıslah ettiği, somut durumun itiraz eden davalı lehine olduğu, davalı vekilinin parça ve işçilik bedelinden tedarik iskontosu yapılması yönündeki itirazının reddedildiği, onarım, parça ve işçilik bedelinin yasa uyarınca KDV'ye tabi olduğu, faturayla kanıtlayıp kanıtlamadığına bakılmaksızın KDV gerçek zarar içerisinde kabul edilerek hasar tazminatının ödenmesi gerektiği, yargılamada ise KDV hariç bedel üzerinden davacının dava değerini ıslah ettiği, bu durumun da davalı lehine olduğu, başvuran lehine hükmedilen vekalet ücreti her halükarda maktu ücretin altında kalmayacağından davalının bu yöne ilişkin itirazının yerinde olmadığı gerekçesiyle davalı vekilinin itirazının reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde; uyuşmazlığın hakem heyeti tarafından 4 aylık sürede ve gerekli araştırma yapılarak çözümlenmesinin mümkün olmaması nedeniyle dosyadan el çekilmesini talep ettiklerini, başvuru sahibi tarafından sigorta tazminatı almak amacıyla kaza kurgusu yapıldığına dair çok ciddi şüpheler bulunmakta olup bu hususun detaylı araştırılması gerektiğini, ancak tahkim yargılamasında bu mümkün olmadığından dosyadan el çekilmesi gerektiğini, kazanın kurgulanması nedeniyle başvurunun reddi gerektiğini, aracın onarımı için talep edilen eksik evrakların tamamlanması yönünde davacının gayret göstermediğini, davacının kötüniyetli olduğunu, kazaya karışan araçlardan birinin dava dışı Doğa Sigorta A.Ş'nin bir hasar dosyasında yine mağdur konumda olduğu ve kazaların benzerlik taşıdığını, kazaya karışan tüm araçların hasar dosyalarının Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezi ve Doğa Sigorta A.Ş'den celbi için müzekkere yazılmasının talep edildiğini, davalı sadece gerçek zarardan sorumlu olup araç için orijinal parça kullanılmasının mevzuata aykırı olduğunu, hükme esas raporda bilirkişinin neye dayanılarak araca orijinal parça hesabı yaptığını açıklamadığını, KDV tutarının talep edilemeyeceğini, ayrıca başvuran tarafından onarıma ilişkin fatura ve KDV dahil tutar üzerinden ödeme yapıldığına ilişkin makbuz da sunulmadığını, hükme esas alınan raporda iskonto uygulanmadığını, başvuran lehine tam vekalet ücretine hükmedilmesinin hatalı olduğunu beyan etmektedir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, 22.12.2021 tarihinde davalı ... tarafından ZMSS poliçesi ile teminat altına alınan aracın karıştığı çift taraflı trafik kazası sonucu davacıya ait araçta meydana gelen hasar bedeli talebine ilişkindir.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere ve özellikle resmi kolluk tarafından düzenlenen tutanağın aksinin ispatı yönünde davalının somut delil getirmemesine, davacı lehine tam değil maktu vekalet ücretine hükmedilmiş olup davalının bu yöne ilişkin temyizinde hukuki yarar bulunmamasına göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davalı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan İtiraz Hakem Heyeti kararının ONANMASINA,
Aşağıda dökümü yazılı temyiz harcının temyiz eden davalıdan alınmasına,
Dosyanın mahkemeye gönderilmesine,
17.02.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.