3. Hukuk Dairesi 2025/5948 E. , 2026/3309 K.
\n\"İçtihat Metni\"MAHKEMESİ\t: Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi
SAYISI\t: 2024/983 E., 2025/1167 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ\t: Ankara 46. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI\t: 2022/487 E., 2024/176 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili; 2012 yılı teklif çağrısı kapsamında ... Derneği ile Gençlik İçin Destek Sistemleri başlıklı Gençlik Programı Eylem 2.1 ... Hizmet projesi için 13.12.2012 tarihinde TR-21-184-2012-R3 nolu hibe sözleşmesinin imzalandığını, proje için sözleşmede yasal temsilci olarak davalının imzası bulunduğunu, sözleşmenin toplam tutarı olan 18.480,00 Euronun % 80'i olan 14.784,00 Euronun 14.01.2013 tarihinde yararlanıcının banka hesabına aktarıldığını, yapılan ihbarların değerlendirilmesi sonucunda ... Derneğinin Gönderen-Ev Sahibi ve Koordinatör Akreditasyonlarının 15.02.2013 tarihli makam onayı ve 21.03.2013 tarihli başkanlık oluru ile iptal edildiğini, 14.784,00 Euronun iadesinin 02.04.2013 tarihli yazı ile yararlanıcıdan istenildiğini, bunun iki defa tekit edildiğini, davalının taksitlendirme talebinde bulunduğunu, 6 taksit borcunun 4 taksidinin ödendiğini ancak son iki taksitin ödenmediğini, Sözleşmenin (11.16.3) maddesi uyarınca geç ödemelerde Avrupa Merkez Bankasının Euro cinsi borçlar için uyguladığı 0,50 puan faize sözleşmede öngörülen ve 3,5 faizin eklenmesi sonucu borcun son ödeme tarihinden itibaren ve %4 faizi ile iade edilmesinin gerektiğini, yararlanıcı Derneğe 6 proje için hibe desteği verildiğini, diğer projeler için de dava açıldığını, Derneğin 27.04.2018 tarihli olağan genel kurul toplantısında fesih kararı alındığını, Derneğin defter ve kayıtlarının 5 yıl saklanmak üzere davalıya teslim edildiğini, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun (TMK) 50... . maddeleri uyarınca davalının borçtan sorumlu olduğunu ileri sürerek; ödenmeyen bakiye 6.194,79 Euroluk alacağın son ödemenin yapıldığı 22.01.2014 tarihinden itibaren hesaplanacak % 4 faizi ile iadesine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı, davaya cevap vermemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; ... Derneği tarafından sunulan projenin davacı tarafından desteklenmesinin kararlaştırıldığı, toplam hibe tutarının %80'i olan 14.784,00 Avronun Derneğe ödendiği, şikayetler üzerine yapılan incelemeler sonucu Derneğin akreditasyonunun önce askıya alınıp sonrasında iptal edildiği, bunun sonucu sözleşmenin feshedilerek ödenen hibe tutarının iadesinin istenildiği, Derneğin yönetim kurulu başkanı ve proje temsilcisi olan davalının davacı İdareye verdiği taahhütname ile taksitli ödeme talebinde bulunduğu ancak kısmi ödeme yaptığı, Derneğin daha sonra feshedildiği, TMK'nın 50, 56... . maddeleri uyarınca davalının yönetim kurulu başkanı olarak Derneği uğrattığı zararı karşılamakla sorumlu olduğu gerekçesiyle; davanın kabulüne, 6.034 Euro'nun 22.01.2014 tarihinden itibaren işleyecek %4 faiz oranıyla, ayrıca 160,79 Euro faizin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine karar verilmiş; karara karşı, davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
IV. İSTİNAF
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; sözleşmeden kaynaklanan alacağın 10 yıllık zamanaşımı içerisinde talep edildiği, davacı tarafından yapılan kısmi ödemeler, davalı Derneğin yönetim kurulu başkanı ve proje temsilcisi olması dikkate alındığında proje bedelinin iadesinden davalının sorumlu olduğu, dava konusu projeye ilişkin yapılan hibenin davacı tarafla imzalanan başka bir proje olan TR-21-98-2012-R2 projesi için kullandığının açıkça beyan edildiği, yine dava konusu hibe miktarının proje kapsamında sözleşmeye uygun şekilde harcandığına dair belge ve delil sunulmadığı, davalının yaptığı kısmi ödemeler sonucunda bakiye 2 taksit tutarı olan alacağın tahsiline karar verilmesinin isabetli olduğu gerekçesiyle, istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş; karara karşı, davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili; davanın zamanaşımına uğradığını, delillerin eksik toplandığını, \"... sistemi\" verilerinin incelenmediğini, tanık beyanlarının yanlış değerlendirildiğini, proje harcamalarının yeterince incelenmediğini, davacı İdarenin kasıtlı delil gizlediğini, müvekkilinin Dernek başkanı olarak kişisel sorumluluğunun sınırlı olduğunu, hibenin Derneğe verildiğini, kısmi ödemelerin iyiniyet göstergesi olduğunu ileri sürerek; kararın bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, Gençlik Programı kapsamında davadışı Dernek tarafından sunulan Gençlik İçin Destek Sistemleri adlı projeye bağlı imzalanan Proje Hibe Sözleşmesine dayanak Taahhüt nedeniyle verilen hibe bedelinin proje yerine getirilmediğinden bahisle tahsili istemine ilişkindir.
1. Davacı eldeki dava ile dava dışı Dernek ile imzalanan sözleşme gereği hibe edilen bedelin, projenin gerçekleşmediği gerekçesi ile taahhüt kapsamında iadesini istemiştir.
Dava dosyası incelendiğinde, Gençlik Programı Proje Hibe Sözleşmesinin Dernek başkanı olan davalı tarafından imzalandığı anlaşılmaktadır. Ancak ödemeler yapılamayınca, davalı tarafından taksitlendirme talep edilmiş, bu husus davacı tarafından kabul edilerek 23.10.20213 tarihli \"Taahhütname\" başlıklı belge ile davalı 14.784,00 Euro'nun projenin yasal temsilcisi ve yararlanıcısı sıfatıyla iade borcunu kabul ederek, bir taksit ödenmediği takdirde tüm borcun muaccel hale geleceğini taahüt etmiş, 7 taksit olacak şekilde ödeme tarihleri belirlenerek, Derneğin kaşesi basılmak suretiyle de Taahhütnameyi imzalandığı görülmüştür. İlk 4 taksit süresinde ödenmiş, kalan taksitler ise ödenmeyerek işbu dava ile bakiye alacak talep edilmiştir. Yapılan ödemelere ilişkin banka dekontlarının incelenmesinde ise, ödemenin dava dışı Dernek tarafından yapıldığı anlaşılmıştır.
TMK'nın 50. maddesinde; \"Tüzel kişinin iradesi, organları aracılığıyla açıklanır. Organlar, hukukî işlemleri ve diğer bütün fiilleriyle tüzel kişiyi borç altına sokarlar. Organlar, kusurlarından dolayı ayrıca kişisel olarak sorumludurlar.\" düzenlemesi mevcut olup, buradaki sorumluluk organı oluşturan kişiler yönünden zincirleme (müteselsil) sorumluluktur. TMK'nın 85. maddesi ile 2908 sayılı Dernekler Kanununun 27. maddesi hükümleri uyarınca; Derneklerin yönetim kurulları, Derneğin yürütme ve temsil organlarıdır. Bu görevlerini, kanuna ve Dernek tüzüğüne uygun olarak yerine getirmelidirler. Ayrıca temsil görevinin, yönetim kurulunca üyelerden birisine veya üçüncü bir kişiye devri de mümkündür. Belirtilen yasal düzenlemelerden anlaşılacağı üzere, Dernek niteliğindeki tüzel kişiliklerde; müteselsil sorumluluk koşulunun oluşması için tüzel kişiliğin “...temsil ve ilzama yetkili üst düzey yöneticisi veya yetkilisi...” durumunda olunması gereklidir.
Somut olayda; dava konusunu oluşturan sözleşmenin imzalandığı tarihte Derneğin yönetim kurulunun kimlerden oluştuğu, yönetim kurulunun kendi arasında işbölümü yapıp yapmadığı, sözleşme konusunu oluşturan projenin yürütülmesi ile ilgili bir kararın alınıp alınmadığı açık ve net olarak belli değildir. Mahkemece Dernek tarafından imzalanan sözleşme nedeniyle davalının sorumluluğu yeterince irdelenmemiştir (Dairemizin 2022/7183 E., 2022/8573 K. sayılı emsal kararı da aynı yöndedir).
Hal böyle olunca, İlk Derece Mahkemesince; davalının dava konusu borçtan sorumlu olup olmadığı hususunda, öncelikle Dernek karar defterleri incelenmek suretiyle, Dernek genel kurulunca yönetim kurulu üyelerine temsil yetkisi verilip verilmediği, dava konusu projede kimlerin sorumlu olduğu, kimlere hangi görevlerin verildiği, dava konusu projeye başvurmak için Dernek üyeleri arasında nasıl karar alındığı, TMK’nın 50. ve 58. maddelerindeki düzenlemeler ışığında Dernek Tüzüğü de değerlendirilerek, gerekirse ilgili kanun, tüzük ve yönetmelikleri gösteren, nedenlerini açıklayıcı ve denetimine elverişli yeniden bilirkişi raporu alınarak sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken; eksik inceleme sonucunda yazılı şekilde karar verilmesi usul ve kanuna aykırı olup bozmayı gerektirmiştir.
2. Bozma sebebine göre, davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine gerek görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1. Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 373/1 maddesi uyarınca ORTADAN KALDIRILMASINA,
2. İlk Derece Mahkemesi kararının aynı Kanunun 371. maddesi uyarınca davalı yararına BOZULMASINA,
3. Bozma sebebine göre davalı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına,
Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde temyiz edene iadesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
21.05.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.