1. Ana Sayfa
  2. Mevzuat Merkezi
  3. Yargıtay
  4. Yargıtay Kararları
Yargıtay Kararı

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi 2025/4997 E., 2026/2174 K.

Yargıtay 15.04.2026 Sayı: 2025/4997 E. - 2026/2174 K. 3. Hukuk Dairesi

3. Hukuk Dairesi 2025/4997 E. , 2026/2174 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi

SAYISI : 2025/96 E., 2025/2176 K.

İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 19. Asliye Hukuk Mahkemesi

SAYISI : 2023/154 E., 2024/513 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacılar vekili; müvekkillerinin de dahil olduğu 62 kişi tarafından, 1998 yılı Mart ayında köylüler arasında ... ve beraberliği sağlamak amacıyla kurulan adi ortaklık kapsamında, dükkan niteliğindeki taşınmazın satın alındığını, bu taşınmazın ekte sunulan satış vaadi sözleşmesine göre, adi ortaklıkta yer alan davalı adına alındığını, davalının adi ortaklığa ait taşınmazı kiraya verdiğini ancak elde edilen kira gelirlerini ortaklar arasında paylaştırmadığını ileri sürerek; taşınmazın satın alındığı tarihten itibaren getirebileceği şimdilik 500,00 TL kira bedelinin faizi ile birlikte davalıdan alınarak payları oranında davacılara verilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı vekili; davaya konu taşınmazın diğer tarafların da talebi üzerine müvekkili adına tescil edildiğini resmi olarak mal sahibi olduğunu ancak ortaklığı tek başına temsile yetkili bir kimse olarak nitelendirilmediğini, gerek mecburi dava arkadaşlığı kuralı gerekse de müvekkilinin taraf sıfatının bulunmayışı nedenleriyle davanın husumet yokluğundan reddine karar verilmesini dilemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davacılar ve davalı dışında 58 kişinin daha adi ortaklığa taraf olması nedeniyle ortaklığı ilgilendiren haklar ve borçlar bakımından ortakların tümünün davacı-alacaklı veya davalı-borçlu olmaları gerektiği, davacı vekiline taraf teşkiline ilişkin eksikliğin tamamlanması için usulüne uygun kesin ve ihtarlı süre verildiği ancak eksikliğin tamamlanmadığı, bu sebeple davacıların tek başına taraf ehliyetinin (aktif husumet) bulunmadığı gerekçesiyle, davanın dava şartı yokluğu nedeni ile usulden reddine karar verilmiş; karara karşı, davacılar vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

IV. İSTİNAF

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; İlk Derece Mahkemesince verilen kararda usul ve esas yönünden yasaya aykırı bir durum bulunmadığı gerekçesiyle, istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş; karar, davacılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Sebepleri

Davacılar vekili; taraf teşkili hususunda Mahkemece verilen sürenin yeterli olmadığını, bu nedenle taraf teşkilinin sağlanamadığını belirterek, kararın bozulmasını istemiştir.

B. Değerlendirme ve Gerekçe

Uyuşmazlık, adi ortaklığa ait olduğu iddia edilen taşınmazın kira gelirinin ortaklara paylaştırılması istemine ilişkindir.

Temyiz edilen kararın dayandığı bilgi ve belgelere göre, davacı tarafın temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın onanmasına karar verilmiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle;

Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 370/1 maddesi uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı bakiye temyiz karar harcının temyiz edenlere yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

15.04.2026 tarihinde oy birliği ile karar verildi.

Bu belge hakkında bize yazın Metinde hata mı gördünüz, sorunuz mu var?
Mesaj türü

İletişim bilgileri isteğe bağlı — size dönüş yapmamızı isterseniz doldurun.

Mesajınız yalnızca ekibimize iletilir, sayfada yayımlanmaz.
Kopyalandı