1. Ana Sayfa
  2. Mevzuat Merkezi
  3. Yargıtay
  4. Yargıtay Kararları
Yargıtay Kararı

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi 2024/3465 E., 2025/1316 K.

Yargıtay 04.03.2025 Sayı: 2024/3465 E. - 2025/1316 K. 3. Hukuk Dairesi

3. Hukuk Dairesi 2024/3465 E. , 2025/1316 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

SAYISI : 2022/193 E., 2022/340 K.

DAVA TARİHİ : 30.03.2010

Mahkeme kararının davacılar vekilince temyiz edilmesi üzerine, Dairece kararın bozulmasına dair verilen kararın davalı vekili tarafından düzeltilmesi istenilmiş olmakla; kesinlik, süre ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, karar düzeltme dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacılar vekili; müvekkilleri ve davalının yapı kooperatifi kurmak amacıyla haricen anlaştıklarını, davalının kendisine arsayı temin etmesini söylemesi üzerine Sahilkent 300 parsel nolu taşınmaz içerisinde bulunan arsayı müvekkilleri adına vekaleten satın alarak inşaata başladığını, arsa üzerine iki adet betonarme binanın zemin+4+çatı olmak üzere başlanıldığını ve inşaatın tamamlanma aşamasına geldiğini, davalının şu anda her iki binanın inşaatının da kendisi tarafından yapılmış gibi tavır ve tutum içerisine girdiğini, müvekkillerinin inşaattan paylarına düşen daire ve dükkanları teslim etmeye yanaşmadığını, inşaatın bitirilmesi için gerekli tüm masrafların müvekkilleri tarafından davalıya ödendiğini, yapılan ödemelerin arsa bedeli ve inşaatın tamamlanmasına yetecek miktarda olmasına rağmen davalının ilave ücret istemesi üzerine taraflar arasında uyuşmazlıklar meydana geldiğini, arsa üzerine yapılan inşaatlar yönünden taraflar arasında adi ortaklık ilişkisi bulunduğunu ileri sürerek; taraflar arasındaki adi ortaklığın fesih ve tasfiyesine karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı vekili; davanın zamanaşımına uğradığını, davacıların iddiasının hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, taraflar arasında adi ortaklık bulunmadığını, davacıların davalarını yazılı belge ile ispatlamalarının gerektiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.

III. MAHKEME KARARI

Mahkemenin 14.01.2015 tarihli ve 2010/137 E., 2015/55 K. sayılı kararıyla; adi ortaklığın yazılı delille ispatlanmadığı, tanık dinlenemeyeceği gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiş, Mahkeme kararına karşı süresi içinde taraflar temyiz isteminde bulunmuştur.

IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ

A. Bozma Kararı

Dairemizin 20.12.2016 tarihli ve 2016/384 E., 2016/15550 K. sayılı ilamıyla; davalı vekilinin tüm, davacılar vekilinin sair temyiz itirazları reddedildikten sonra, ispat yükünün davacı tarafta olduğu, davacı taraflar adi ortaklığın varlığına ilişkin delil olarak, davacıların şikayeti üzerine davalı hakkında açılan ceza dosyalarını ve bu dosyalardaki davalı beyanlarını gösterdikleri, Mahkemece, adi ortaklığın varlığına ilişkin, ceza dosyalarındaki davalı beyanlarının değerlendirilmediği, hal böyle olunca Mahkemece, ceza dosyasındaki davalı beyanlarının, davalıyı bağlayacağı değerlendirilerek ve söz konusu dosyalarda bulunan davacı taraflarca yapılan ödemeye ilişkin dekontların da incelenerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerektiği belirtilmek suretiyle karar bozulmuştur.

B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar

Mahkemenin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; dosya ve ceza mahkemesindeki beyanlar doğrultusunda tapulu ve tapusuz olan 300 parsel üzerinde iki inşaat bulunduğu, davalının inşaatları yapım işini üstlendiği ve dava konusu 300 parsel ile ilgili olarak kooperatif veya ortaklık kurulduğunu inkar ettiği, anlaşmanın tapusuz yere bina yapıp teslim etmeye ilişkin olduğunu beyan ettiği, bir kısım müşteki beyanlarıyla davalının bu parselde kooperatif kurmadığı, yönetici olmadığı hususunun doğrulandığı, davalı ile davacılar arasındaki akdi ilişkinin eser sözleşmesi niteliğinde olduğu, ortaklığın varlığını ispat külfeti üzerinde olan davacının iddiasını ispat edecek yazılı delil ibraz edemediği gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiş, karar davacılar vekili ile davalı ... tarafından temyiz edilmiştir.

V. TEMYİZ

Dairenin 07.02.2024 tarihli ve 2023/559 E., 2024/511 K. sayılı ilamıyla; Finike Asliye Ceza Mahkemesinin 1998/61 E. sayılı dosyasında sanık sıfatıyla yargılanan davalının 20.01.1998 tarihli ifadesi ve davalı vekilinin dilekçesinde yer alan ifadelerden, fiili kooperatif örgütlenmesine benzeyen bir şekilde üyelerin ödeyecekleri aidatlar karşılığında inşaatın tamamlanmasının ve bu bağlamda her bir üyeye (adi ortağa) kararlaştırılan dairenin verilmesinin amaçlandığı adi ortaklığın kurulduğunun anlaşıldığı, bilirkişi raporlarında da; bir kısım davacıların yaptığı ödemelerin belirtildiği, ceza dosyasındaki beyanlardan da belli bir aşamaya kadar ödeme yapıldığının kabul edildiği, hal böyle olunca, Mahkemece; ortaklığa katıldığı belirlenen taraflar arasında ortaklığın tasfiyesine karar verilerek, davacıların yaptığı katkının da dikkate alınması ve ortaklığın sona erdiği tarih itibariyle aktif ve pasif değerlerinin hesaplanması suretiyle, konusunda uzman üç kişilik tasfiye memuru heyetinden tasfiye işlemine dair sonuç bilançosu alınıp, hasıl olacak sonuca uygun bir karar verilmesi gerekirken; eksik inceleme ve yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde hüküm tesisinin bozmayı gerektirdiği gerekçesiyle Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davalı vekili karar düzeltme isteminde bulunmuştur.

VI. KARAR DÜZELTME

A. Karar Düzeltme Sebepleri

Davalı vekili; her ne kadar Yargıtay ilamında ceza dosyalarındaki beyanlarda belli bir aşamaya kadar ödeme yapıldığının kabul edildiğinin belirlendiği ve adi ortaklığın kurulduğu belirtilse de müvekkilinin, ceza davaları sırasında, davacılar ile bir adi ortaklık kurduklarını açıklamadığını, müvekkilinin, dava konusu inşaatın yapıldığı tarihte, inşaat müteahhitliği yaptığını, davacıların bir kısmı ile dava konusu edilen taşınmazdan başka daha sonra kooperatife dönüşen bir inşaat yapmakta olduğunu, ceza davasının bu iki inşaat için açıldığını, beyanlarda geçen kooperatif inşaatının dava konusu edilen inşaata ait olmadığını, dava değeri nedeniyle senetle ispat zorunluluğu bulunduğunu, davacı tarafın adi ortaklığın varlığını yazılı delille ispatlayamadığın ileri sürerek, kararın bozulmasını talep etmiştir.

B. Gerekçe ve Hukuki Nitelendirme

Uyuşmazlık, adi ortaklığın tasfiyesine ilişkindir.

Karar düzeltme yoluyla incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile bozma kararında belirtilen açıklanan ilkeler ve gerekçelere göre davalı vekilinin karar düzeltme talebinin reddine karar vermek gerekmiştir.

VII. KARAR

Açıklanan sebeplerle;

Davalı vekilinin karar düzeltme talebinin REDDİNE,Aşağıda yazılı karar düzeltme harcının ile para cezasının düzeltme isteyene yükletilmesine, 04.03.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Şirket kuruluşu ve şirket işlemleri

Şirket kuruluşu, pay devri, sermaye artırımı, genel kurul ve tasfiye işlemlerinde SMMM ekibimize danışın.

Şirket kuruluşu hizmetimiz

Mesajınız SMMM ekibimize iletilir.

Bu belge hakkında bize yazın Metinde hata mı gördünüz, sorunuz mu var?
Mesaj türü

İletişim bilgileri isteğe bağlı — size dönüş yapmamızı isterseniz doldurun.

Mesajınız yalnızca ekibimize iletilir, sayfada yayımlanmaz.
Kopyalandı