3. Hukuk Dairesi 2024/2636 E. , 2025/2822 K.
\n\"İçtihat Metni\"MAHKEMESİ\t: Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 24. Hukuk Dairesi
SAYISI: 2024/484 E., 2024/553 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ: Ankara 9. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI: 2022/458 E., 2023/741 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılardan ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacılar vekili; müvekkillerinin murisi ...'in sahibi ve yetkilisi olduğu ... Yapı İnşaat Taahhüt Sanayi ile davalının yetkilisi olduğu ... İnşaat Taah. Paz. Tic. ve San.Ltd.Şti. arasında adi ortaklık kurularak Ankara İl Özel İdaresi Daire Başkanlığı tarafından ihale edilen, Keçiören ilçesi ... Ortaokulu, Çubuk ilçesi ... Mahallesi İlkokulu ve Kazan İlçesi ... Mahallesi Ortaokulu yapım işleri için üç ayrı adi ortaklık sözleşmesi imzalandığını, davacı ve davalının tek başlarına ortaklığı temsil etmek üzere yetkilendirildiklerini, işlerin kontrolü, paraların tahsili ve ödemelerin davalı kontrolünde ve imzasında yerine getirilerek inşaatların düzenli şekilde yürüdüğünü, Kazan ve Çubuk İlçelerinde bulunan ortaokullarının işlerinin 21.10.2015 tarihinde, Keçiören İlçesinde bulunan okulun ise 20.04.2016 tarihinde bitirildiğini, 2015 yılı Nisan ayında davacıların murisinin beyninde kanser hücresi tespit edildiğini, ameliyat olduktan sonra yürüme, konuşma ve hareket kabiliyetini yitirdiğini, bu süreçte davacılara davalı tarafça işlerin düzenli şekilde yürüdüğünün bildirildiğini, murisin 24.09.2016 tarihinde vefat etmesi sonrasında iş ortaklığı nedeniyle alacaklı olduğu iddiasıyla dava dışı işçilerin müvekkillerinden alacaklarının ödenmesini talep ettiklerini, alacakların adi ortaklığın yaptığı işlerden kaynaklandığını ve davalı tarafından hakedişlerin tamamı alındığı halde ödeme yapılmadığının anlaşıldığını, söz konusu borçların sonradan murise ait taşınmazlar satılarak ödendiğini, bundan ayrı davalı tarafından ortada alacak olmadığı halde adi ortaklığa borç para alınmış gibi adi ortaklığın kaşesi kullanılarak senetler düzenlendiğini, adi ortaklığın hiçbir borcu olmadığını, aldığı hakedişlerle işi rahatlıkla yaptığı halde işlerin bitimi aşamasında senetlerle 3.450.000,00 TL tutarında borçlandırılmanın hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, kaldı ki senetlerin keşide tarihinde işlerin bittiğin ve geçici kabullerin de yapıldığını, davalının amacının murisi zarara uğratmak olduğunu ileri sürerek; 500.000,00 TL tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek avans, mümkün olmadığı takdirde yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili; davaya cevap vermemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; adi ortaklığı oluşturan taraflardan ... şirketinin davaya dahil edilmesi için davacı tarafa süre verildiği, ancak belirtilen şirket ile ilgili Ankara 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2023/419 E. sayılı dosyasında dava açıldığı, adi ortaklık nedeni ile açılacak davada adi ortaklık sözleşmesinin taraflarının yer alması gerektiği, davanın adi ortaklık sözleşmelerinin tarafı olan ... şirketine karşı açılması gerektiği halde şirket ortaklarından biri olan davalı ...'a karşı açılmasının doğru olmadığı gerekçesiyle; davanın 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 114/1-d, 115/2 maddeleri uyarınca taraf sıfatına ilişkin dava şartı eksikliği nedeniyle usulden reddine karar verilmiş; karara karşı, davacılar vekilleri ayrı ayrı istinaf başvurusunda bulunmuş; 22.02.2024 tarihli ek karar ile davacılar ... ve ... vekili tarafından süresi içerisinde gerekli istinaf harcı yatırılmadığından, 6100 sayılı Kanun'un 344. maddesi uyarınca istinaf talebinin reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davanın, adi ortaklık sözleşmelerinin tarafı olan ... şirketine yöneltilmesi için davacı vekiline, kesin süreye riayet edilmemesi halinde davanın esastan reddedileceği ihtaratı yapılmak suretiyle kesin süre verildiği halde, verilen kesin süre içinde davanın şirkete yöneltilmediği, bu itibarla taraf sıfatına ilişkin dava şartı eksikliği nedeniyle davanın usulden reddine karar verilmesinde isabetsizlik bulunmadığı gerekçesiyle, davacı ... vekilinin başvurusunun esastan reddine karar verilmiş; karar, davacı ... vekili tarafından temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı ... vekili; davalının yaptığı işlemlerde doğrudan doğruya ortaklığı, bu yolla ortağı ...'i zarara uğratacak şekilde hareket ettiğini, adi ortaklığın yönetimi ve yöneticinin sorumluluğuna ilişkin düzenlemelerin 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 625 vd. maddelerinde yer aldığını, tek başına işleri idare eden, tüm gelir giderlere tek başına karar veren ve bu konuda kimseye ne bilgi ne de hesap veren davalının bu eylem ve davranışlarını özenle, adi ortaklık ve diğer ortağın çıkarlarına uygun yerine getirdiğini kabul etmeye olanak bulunmadığını, gerek ortaklık adına olan paraları doğrudan doğruya çekip kendi adına alması ve ortaklığa tekrar iade etmemesi, gerekse hiç olmayan bir borcu varmış gibi doğrudan diğer ortağın sorumluluğuna yol açacak şekilde yaratması ve bu ortak aleyhine icra takibine girişilmesine yol açmasının ortaklık ve murisin zararına olan eylem olduğu, davanın yöneticinin sorumluluğundan kaynaklı açıldığını, yargılamanın bu minvalde devam etmesi ve sonuçlandırılması gerekirken adi ortaklığın tasfiyesi olarak değerlendirilip buna göre sonuca gidilmesinin doğru olmadığını, adi ortaklığın tasfiyesi olarak görülse bile yöneticinin sorumluluğundan ayrı olarak değerlendirilemeyeceğini, bu davada bir sorumluluk söz konusu olacak ise miktarının adi ortaklığın aktifinde yer alacak şekilde birleşen dava ile değerlendirilmesi gerektiğini, dosyaların ayrılmasına ve bu davanın usulden reddine karar verilmesinin hatalı olduğunu, şirkete dava açılarak işbu dava ile birleştirildiğini ve davaların birlikte görülmesinin talep edildiğini, bu şekilde taraf teşkilinin sağlandığını, davaların ayrı ayrı değerlendirilmesinin doğru olmadığını belirterek, kararın bozulmasını talep etmiştir.
B. Gerekçe ve Değerlendirme
Uyuşmazlık, adi ortaklığın temsilcisi olduğu ileri sürülen davalının ortaklık gelirlerini usulüne uygun şekilde ortaklık yararına kullanmadığı, adi ortağın mirasçıları olan davacılara kâr payı ödemesi yapmadığı, ortaklığı kötü yönetip gerçekte borçlu olmadıkları halde 3. kişileri alacaklı gösteren bono ve çek düzenleyip, zarar oluşmasına neden olduğu iddiası ile oluşan zararın tahsili istemine ilişkindir.
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararında belirtilen gerekçeye göre, davacı ... vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile hükmün onanmasına karar verilmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeple;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanunu 370/1 maddesi uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı bakiye temyiz harcının temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
14.05.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.