(Kapatılan)22. Hukuk Dairesi 2012/27758 E. , 2013/23015 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
DAVA : Davacı, kıdem, ihbar tazminatı, kullanılmayan izin, fazla mesai, resmi tatil, ödenmeyen ücret, hafta tatili ve vergi iadesi alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı İsteminin Özeti:
Davacı davalı işyerinde çalıştığını, haksız ve bildirimsiz olarak işten çıkarıldığını, bu sebeple kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, fazla çalışma ücreti, resmi tatil ve hafta tatili alacağı ile ödenmeyen ücretlerin ödenmesine karar verilmesini istemiştir.
Davalı Cevabının Özeti:
Davalı savunmasında davacının iş sözleşmesini kendisi tarafından feshedildiğini, tüm alacaklarına karşılık ödeme yapıldığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, bilirkişi raporu dayanak gösterilerek davanın kısmen kabulü ile kısmen reddine karar verilmiştir.
Temyiz:
Kararı, davalı taraf temyiz etmiştir.
Gerekçe:
Sigortalılığa ilişkin “hizmet tespiti” davaları, sosyal güvenlik hakkına ilişkin olarak ortaya çıkan davalardır. Kanuni dayanağını 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nun 86/9. maddesinden almaktadır. Hizmet tespitine ilişkin davalar sosyal güvenlik hakkı ve kamu düzeni ile ilgili olup, kişi iradesi belirleyici etkiye sahip değildir.
İşçilik haklarına ilişkin davalar ise 4857 sayılı İş Kanunu'ndan kaynaklanmaktadır. Bu tür davalar, kişi iradesine önemli rol verilip, taraf anlaşmalarına geçerlilik tanınan, alacak ve tazminat türünde olan davalardır. Taraflar bu tür haklarından her zaman vazgeçebilir.
Somut olayda davacı, davalı işverene ait işyerinde çalıştığının tespitiyle, işçilik alacaklarının tahsiline karar verilmesini istemiştir. Mahkemece hizmet tespiti davası tefrik edilmiş alacak davası yönünden istemin kısmen kabulüne karar verilmiş ve hüküm davacı vekili tarafından hüküm temyiz edilmiştir.
1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nda ön sorun, hadise olarak düzenlenmesine rağmen bekletici sorunu düzenleyen genel bir hüküm yoktu. Buna karşılık, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun bekletici sorun başlığı altında düzenlenen 165. maddesinin 1. fıkrasına göre, bir davada hüküm verilebilmesi, başka bir davaya, idari makamın tespitine yahut dava konusuyla ilgili bir hukuki ilişkinin mevcut olup olmadığına kısmen veya tamamen bağlı ise mahkemece o davanın sonuçlanmasına veya idari makamın kararına kadar yargılama bekletilebilir.
Dosya içeriğine göre, hizmet tespiti davası bu davaya göre öncelik taşıdığından ve söz konusu tespit davasında verilecek kararın tarafları bağlayıcı özelliği dikkate alındığında davacı tarafından davalı aleyhine açılan ve mahkemece bu davadan ayrılmasına karar verilen ve henüz kesinleşmediği anlaşılan hizmet tespiti davasının sonucu beklenmeden karar verilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan sebeplerle BOZULMASINA, bozma sebebine göre davacının diğer temyiz itirazlarının incelenmesinin bu aşamada yer olmadığına, temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 31.10.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.