(Kapatılan)21. Hukuk Dairesi 2013/5869 E. , 2013/8425 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
Davacı, davalılardan işverene ait işyerinde geçen çalışmalarının tespitiyle, işçilik alacaklarının tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin reddine karar vermiştir.
Hükmün, davalılardan Kurum vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
K A R A R
Davacı, iş akdinin feshine bağlı olarak kıdem ve ihbar tazminatı ile fazla çalışma ve hafta tatili ücret alacaklarının tahsilini talep etmiştir.
Mahkemece; 8.4.2008 tarihli oturumda, “davacının 1.000,00 TL sigorta primi talebinin hizmet tespiti davası olarak değerlendirilerek, tefrik edildiği ve Sosyal Güvenlik Kurumunun davaya dahil edilerek hizmet tespiti davasına dönüştürüldüğü ve davacının davalı işyerinde 18.7.2002 - 30.5.2005 tarihleri arasında asgari ücret ile 1032 gün çalıştığının tespitine karar verildiği, Dairemiz tarafından 18.6.2012 tarih, 2010/13847 E. - 2012/11531 K. sayılı karar ile usulüne uygun açılmış bir hizmet tespiti davasının olmadığı, davanın açıkça alacak davası olduğu, bu davaya ...'nın dahil edilerek devam edilmesinin hatalı olduğu, usulüne uygun bir hizmet tespiti davası olmadığından davanın reddi gerektiği belirtilerek hüküm bozulmuştur.
Bozmaya uyan Mahkeme tarafından; davanın reddine karar verilmiş, ancak Kurum lehine vekalet ücretine hükmedilmemiştir.
HUMK'un 423. (HMK 323.) maddesi uyarınca; yargılama giderleri; "celse, karar ve ilam harçları, dava nedeniyle yapılan tebliğ ve posta giderleri, dosya ve sair evrak giderleri, geçici hukuki koruma tedbirleri ve protesto, ihbar, ihtarname ve vekâletname düzenlenmesine ilişkin giderler, keşif giderleri, tanık ile bilirkişiye ödenen ücret ve giderler, resmî dairelerden alınan belgeler için ödenen harç, vergi, ücret ve sair giderler, vekil ile takip edilmeyen davalarda tarafların hazır bulundukları günlere ait gündelik, seyahat ve konaklama giderlerine karşılık hâkimin takdir edeceği miktar; vekili bulunduğu hâlde mahkemece bizzat dinlenmek, isticvap olunmak veya yemin etmek üzere çağrılan taraf için takdir edilecek gündelik, yol ve konaklama giderleri, vekille takip edilen davalarda kanun gereğince takdir olunacak vekâlet ücreti, yargılama sırasında yapılan diğer giderlerden" oluşur. HUMK'un 417. (HMK 326.) maddesinde; yargılama giderlerinden aleyhine hüküm kurulan tarafın sorumlu olacağı, HUMK'un 424. (HMK 331.) maddesinde de; vekil ile takip edilen davalarda mahkemece, kanuna göre takdir olunacak vekâlet ücretinin, taraf lehine hükmedileceği belirtilmiştir.
Somut olayda; Mahkemece davanın reddine karar verilmiş olmasına rağmen, kendisini vekil ile temsil ettiren davalı Kurum yararına avukatlık ücretine hükmedilmemiştir.
Davalı yararına avukatlık ücretine hükmedilmemesi usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
Ne var ki, bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden H.U.M.K.’nun 438/7. maddesi uyarınca hüküm bozulmamalı, davalı lehine vekalet ücreti takdir edilmek suretiyle düzeltilerek onanmalıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hüküm fıkrasının 4. bendinin tamamen silinerek yerine; "Davalılar vekille temsil edildiğinden karar tarihindeki AAÜT ne göre hesaplanan 400.TL maktu vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalılara ödenmesine," rakam ve sözcüklerinin yazılmasına, 5. bendinin de tamamen silinmesine ve hükmün bu düzeltilmiş şekli ile ONANMASINA, 30.04.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.