(Kapatılan)21. Hukuk Dairesi 2011/16564 E. , 2011/13909 K.
\n\"İçtihat Metni\"
MAHKEMESİ\t:İş Mahkemesi
Davacı, hizmet süresinin tesbitiyle, yaşlılık aylığı almaya hak kazandığına karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kabulüne karar vermiştir.
Hükmün, davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
\t K A R A R
1-Dosyadaki yazılara toplanan delillere hükmün dayandığı gerektirici nedenlere göre davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Dava, 5000 iş günü ve 45 yaşını dolduran davacının yaşlılık aylığı almaya hak kazandığının tespiti istemine ilişkindir.
Mahkemece;davacının 12.1.2004 tarihinden sonraki döneme ilişkin zorunlu esnaf ... sigortalılığı yönünden 5 yıldan fazla süreyle ödenmeyen prim borcu olduğundan bu dönemin tahsiste dışlanarak kalan hizmeti yeterli bulunduğundan 1.11.2009 tarihinden itibaren davacıya yaşlılık aylığı bağlanması gerektiğinin tespitine karar verilmiştir.
Dosya içerisindeki bilgi ve kayıtlardan;davacının toplam 2483 gün 506 sayılı Yasa kapsamında çalışmasının bulunduğu,yine 27.1.1986-1.11.1992 tarihleri arasında toplam 2434 gün, 1479 sayılı Yasaya tabi zorunlu esnaf ... sigortalılığının olduğu,davacının toplam 540 gün askerlik borçlanması yaparak ödediği,yaşlılık aylığı için davalı kuruma başvurunun 28.10.2009 tarihinde yapıldığı ve bu tarih itibariyle davacının toplam hizmet sürelerinin askerlik borçlanması dahil 5457 gün olup davacının 45 yaşını doldurduğu anlaşılmıştır.
5510 sayılı Yasa’ya 17.04.2008 gün ve 5754 sayılı Yasa’nın 73.maddesi ile eklenen geçici 17.maddesi gereğince kendi adına ve hesabına bağımsız çalışanlarla tarımda kendi adına ve hesabına bağımsız çalışanlardan, 1479 ve 2926 sayılı kanunlara göre tescilleri yapıldığı halde, bu maddenin yürürlük tarihi itibarıyla beş(5) yılı aşan süreye ilişkin prim borcu bulunanların, bu sürelere ilişkin prim borçlarını, prim borçlarının ödenmesine ilişkin Kurumca çıkarılacak genel tebliğin yayımı tarihini takip eden aybaşından itibaren 6 ay içerisinde ödememeleri halinde, prim ödemesi bulunan sigortalıların daha önce ödedikleri primlerin tam olarak karşıladığı ayın sonu itibarıyla, prim ödemesi bulunmayan sigortalıların ise tescil tarihi itibarıyla sigortalılığı durdurulur. Prim borcuna ilişkin süreler sigortalılık süresi olarak değerlendirilmez ve bu sürelere ilişkin Kurum alacakları takip edilmeyerek, Kurum alacakları arasında yer verilmez. Ancak, sigortalı ya da hak sahipleri daha sonra müracaatları tarihindeki 80 inci maddenin ikinci fıkrasına göre belirlenecek prime esas kazanç tutarı üzerinden hesaplanacak borç tutarının tamamını, borcun tebliğ tarihinden itibaren üç ay içinde ödedikleri takdirde, bu süreler sigortalılık süresi olarak değerlendirilir. Sigortalılıkları önceki kanunlara göre durdurulanlar için de bu maddenin ikinci fıkrası hükmü uygulanır. Anılan Tebliğ 14.1.2009 tarihli Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe girmiş bulunmaktadır.
Somut olayda davacının primleri ödenmiş Esnaf ... sigortalılığı,506 sayılı Yasa kapsamındaki sigortalılığı ve askerlik borçlanması sürelerinin toplamının tahsis talep tarihi itibariyle kendisine yaşlılık aylığı bağlanmasına yettiği hususu acıktır.Ancak 12.1.2004 tarihinden sonraki döneme ilişkin davacının primleri ödenmeyen esnaf ... sigortalılığı bakımından 5510 sayılı Yasa'nın geçici 17.maddesinin yürürlüğe girdiği 30.04.2008 tarihine kadar toplam 4 yıl 3 ay 18 gün ödenmeyen prim borcu bulunduğundan 5510 sayılı Yasanın geçici 17.maddesinin somut olaya uygulanma imkanı yoktur.
Ne var ki; davacıya yaşlılık aylığı bağlanması için primi ödenmiş süre yeterli olduğundan 12.01.2004 tarihinden sonraki sigortalılık süresine ilişkin primlerin ödenmemiş olması yaşlılık aylığı bağlanmasına engel olmayıp ödenmeyen prim borçlarının davalı kurumca tahsili her zaman mümkün bulunmaktadır.
Yapılacak iş; yaşlılık aylığı konusunda şimdiki gibi karar vermek davacının 12.01.2004 tarihinden sonraki sigortalılık süresine ilişkin prim borcunun davalı Kurumca her zaman tahsil edilebileceğinin tespitine karar vermektir.
Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular gözetilmeksizin yazılı şekilde karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davalının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ:Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 19.12.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.