(Kapatılan)21. Hukuk Dairesi 2008/16955 E. , 2009/7032 K.
\n\"İçtihat Metni\"MAHKEMESİ\t:İş Mahkemesi
Davacılar, murisin iş kazası sonucu ölümünden doğan maddi ve manevi tazminatın ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin reddine karar vermiştir.
Hükmün davacılar vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
K A R A R
Dava, davacı anne ve babanın sigortalı çocukları...’nın geçirdiği iş kazası sonucu ölümü nedeniyle maddi zararların giderilmesi istemine ilişkindir.
Mahkeme davalılardan Tedaş ile Ayduran Limited Şirketi yönünden meydana gelen kazada kusurlarının bulunmadığını, davalı ... Limeted Şirketi yönünde ise davacıların zararlarının Kurumca bağlanan gelirlerle karşılanmasını gerekçe göstererek istemin reddine karar verilmiştir.
İşverenin tazminattan sorumlu tutulması ve tazminat miktarının belirlenmesinde, iş Kanunun 77. maddesi ile İş Sağlığı ve Güvenliği Yönetmeliğinin öngördüğü önlemlerin işyerinde alınıp alınmadığının saptanmasıyla mümkündür. İşverenin kusurlu olup olmadığı, varsa kusur oranı uzman bilirkişiler tarafından düzenlenecek kusur raporu ile tespit edilmelidir.
Mahkemece dikkate alınan kusur raporunda davalılar arasındaki hukuki ilişki yeterince incelenmeksizin sonuca gidildiği anlaşılmaktadır.
İş kazası sonucu zarara uğrayan işçinin tazminat davasını işveren veya kusurlu üçüncü kişilere karşı yöneltilebileceği, bundan başka. \"Aracı\" olarak nitelendirilen kişilerce işe alınan işçilerin uğrayacakları zarardan dolayı asıl işverenin aracı ile birlikte sorumlu olacağı 4857 sayılı İş Kanunun 1. maddesi ve olay tarihinde yürürlükte bulunan 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanununun 87. maddesi gereğidir. Ancak öncelikle davacıların murisi sigortalı ile davalılar arasıdaki ilişkinin işveren-aracı veya üst-alt işveren biçiminde olup olmadığı çözümlenmelidir. Aracıdan söz edebilmek için öncelikle üst işveren ve bunun tarafından ortaya konulan bir iş olmalı ve bu işin bir bölümü ve eklentileri alt işverene devredilmelidir. Buna karşın bir işin bütünüyle bir işverene devri veya anahtar teslimi denilen biçimde verilmesi durumunda ise üst-alt işveren ilişkisi söz konusu olmayacağından işi devredenin sorumluluğuna gidilemeyeceği ortadadır.
Mahkemenin yukarıdaki açıklamalar doğrultusunda tüm delilleri değerlendirmediği, özellikle Tedaş ile Ayduran Limited Şirketi arasındaki imzalanan Teklif Birim Fiyatla Hizmet Alım Sözleşmesi ile eklerinin ve bu sözleşmelerde yer alan yüklenicinin sorumluluklarına ilişkin düzenlemelerinin dikkate alınmadığı, Ayduran Limited Şirketi ile Aydın Limited Şirketi arasındaki ilişkinin çözümlenmediği, Tedaş’ın gerek işveren olarak gerekse olayın gerçekleşme biçimine bağlı olarak enerjiyi kesme işlemi nedeniyle olayda kusurunun bulunup bulunmadığının da değerlendirilmediği netice olarak yetersiz bilirkişi raporu itibariyle sonuca gidildiği ortadadır.
Bu maddi ve hukuki olgular göz ardı edilerek kurulan hüküm usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davacıların bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, bozma nedenine göre davacıların öteki itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, temyiz harcının istek halinde davacılara iadesine, 25.5.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.\t