(Kapatılan) 18. Hukuk Dairesi 2013/9177 E. , 2013/11149 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Asıl dava dilekçesinde, galleye müstahak vakıf evladı olduklarının, bu mümkün olmadığında tevliyet ücretinden doğan hakların alınmasına, birleşen dava dilekçesinde ise galleye müstahak vakıf evladı olduklarının tespitine karar verilmesi istenilmiştir. Mahkemece her iki davanın da reddine karar verilmiş, hükmün temyiz incelemesinin duruşmalı olarak yapılması davacılar vekili tarafından yasal süresi içinde verilen temyiz dilekçesi ile istenilmekle taraflara yapılan tebligat üzerine duruşma için tayin olunan günde temyiz eden davacılar vekili Av.... u geldi. Aleyhine temyiz olunan davalı adına gelen olmadı. Gelen vekilin sözlü açıklamaları dinlendikten sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunarak, tetkik hakiminin açıklamaları dinlenip, gereği düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı vekili asıl ve birleşen dava dilekçelerinde, müvekkillerinin dava konusu ... ... Vakfı’nın galleye müstahak vakıf evladı olduğunun tespitini istemiş, mahkemece her iki davanın da reddine karar verilmiştir.
1-Asıl davacılar ... ve ... yönünden yapılan temyiz incelemesi sonucunda;
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlar ile yasal gerektirici nedenlere göre, yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi ile usule ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA,
2-Birleşen davanın davacıları ..., ..., ...,...,..., yönünden yapılan temyiz incelemesi sonucunda;
Dava, Mazbut ... ... Vakfı’nın galleye müstehak vakıf evladı olduğunun tespiti istemine ilişkin olup, mahkemece davacıların dava konusu vakıfla aralarında soybağını ispatlayamadıkları gerekçesiyle istemlerinin reddine karar verilmiştir
Vakıftan galle fazlasının alınabilmesi için öncelikle vakfeden ile kan bağının ispatlanması sonra da bu hususta vakfiyede öngörülen şartların gerçekleşmesi gerekir. Dava konusu vakfın 10 Şaban 1247 H. (1832 M.) tarihli zeyl vakfiyesine göre gallenin batın şartı getirilmeden ve kız-erkek ayrımı yapılmadan evlatlara bırakıldığı görülmektedir. Bu durumda davacıların vakfın soyundan gelen vakıf evladı olduklarını kanıtlamaları gerekir. Bu konuda geçerli kanıtlar, davacıların vakfedenle kan bağını gösteren nüfus kayıtları, kendisinin mahkeme kararı ile galle fazlasına müstahak vakıf evladı olduğunu gösteren vakıf evlatları ile irs ilişkisi içinde olduğunu belirleyen belgeler ve daha önce vakıftan galle fazlası alıyor ve bu husus bir defter veya liste ile belirlenmiş ise bunların dayanağını teşkil eden belgeler ve diğer maddi olgulardır.
Dosya içerisindeki bilgi ve belgelerin incelenmesinden; davacı tarafın iddia ettiği vakıf kurucusu Hacı... Hanıma’a ait Sakız Adası Şeriyye Sicil Defterlerinde kayıtlı veraset ilamının bilirkişi tarafından incelenmediği anlaşılmaktadır. Mahkemece yapılacak iş vakıf hukukunda uzman yeni bir bilirkişi tarafından; davacı tarafça sunulan Libabe Hanıma ait Milli Kütüphane’de bulunan Sakız Adası Şeriyye Sicil Defteri no:107, sayfa:72’de bulunan veraset ilamının doğruluğunun yöntemince araştırılarak, bu belge ile birlikte yer ve zaman kayıtları ile vakfın tarihçesi açısından birbirini tamamlayan nüfus kayıtları, Vakıflar Genel Müdürlüğünce emaneten yönetilen dönemlere ait ödeme kayıtları ve tutulan listeler, Çeşme Asliye Hukuk Mahkemesinin 1948/4 E.-1950/227 K. sayılı dosyası, Çeşme Nüfus Müdürlüğünde yapılan 18.09.2012 havale tarihli inceleme raporu ve tarafların göstereceği diğer tüm deliller birlikte değerlendirilmek suretiyle alınacak rapor doğrultusunda oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçeyle davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, Yargıtay duruşmasında vekille temsil edilen davacılar yararına takdir edilen 990,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacı taraflara verilmesine, temyiz peşin harcının istek halinde temyiz edenlerden birleşen dava davacılarına iadesine, 10.09.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.