1. Ana Sayfa
  2. Mevzuat Merkezi
  3. Yargıtay
  4. Yargıtay Kararları
Yargıtay Kararı

Yargıtay 14. Hukuk Dairesi 2008/907 E., 2008/1700 K.

Yargıtay 14.02.2008 Sayı: 2008/907 E. - 2008/1700 K. 14. Hukuk Dairesi

(Kapatılan)14. Hukuk Dairesi 2008/907 E. , 2008/1700 K.

\n\"İçtihat Metni\"MAHKEMESİ\t:Asliye Hukuk Mahkemesi

Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 03.07.2007 gününde verilen dilekçe ile vakıf şerhinin terkini istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 11.09.2007 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:

K A R A R

Dava, 102 ada 26 parsel sayılı taşınmaz kaydında bulunan “... Vakfı” şerhinin terkini istemi ile açılmıştır.

Mahkemece, kayıttaki vakıf şerhi 10 yıllık hak düşürücü süre geçtikten sonra konulduğu gibi, bazı dosyalarda ... Vakfının sahih olmadığı saptandığından, davanın kabulüne karar verilmiştir.

Hükmü, davalı ... temyiz etmiştir.

Gerçekten, 102 ada 22 parsel sayılı taşınmazın tapulama tespiti 07.04.1981 tarihinde kesinleşmiş, ... idaresinin istemesi üzerine kayda şerh 06.09.1989 tarihinde düşürülmüştür. 3402 sayılı Kadastro Kanununun 12/3.maddesindeki hükme göre, kadastro tutanaklarında belirtilen haklara sınırlandırma ve tespitlere ait tutanakların kesinleştiği tarihten itibaren 10 yıl geçtikten sonra kadastrodan önceki hukuki sebeplere dayanılarak itiraz olunamaz ve dava açılamaz. Yasanın bu hükmü 02.04.2004 tarih 2003/1-2004/1 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulunun gündemini de oluşturmuş ve “… vakıf şerhinin tapu sicilinden silinmesi yada tapu siciline yazılmasına ilişkin istemleri içeren davalarda 3402 sayılı Kadastro Kanununun 12/3.maddesinde öngörülen 10 yıllık hak düşürücü sürenin uygulanması gerektiği” ilkesi kabul edilmiştir. Somut uyuşmazlıkta, 102 ada 6 parselin revizyon kaydında olmasa da tutanağın kesinleştiği 07.04.1981 tarihine göre kayda vakıf şerhi 06.09.1989 tarihinde 10 yıl geçmeden işlendiğine göre mahkemece çekişmenin esasına bakılarak bir sonuca ulaşılması gerekir.

Anlatılan bu husus bir yana bırakılarak, olayda uygulanma olanağı bulunmayan bazı gerekçelerle davanın 10 yıllık hak düşürücü süre geçtiğinden bahisle reddi doğru olmamıştır.

Burada, üzerinde durulması gereken bir diğer sorun da, davacının terkinini talep ettiği şerhin sahih veya gayrisahih vakıflardan hangisine ait olduğunun saptanmasıdır. Şayet terkini istenen şerh, gayrisahih bir vakfa ait ise kayıtlardaki vakıf şerhi ... idaresinin ivaz hakkı talebi olmaksızın bedelsiz kaldırılacak ve fakat bu şerh sahih bir vakfa ait ise terkin ancak ivaz karşılığı yapılabilecektir.

Eski hukukumuzda kaynağını Arazi Kanununun 4. maddesinden alan ve vakıfları mülkiyet hakkının devredilip edilmemesine göre vakfın nitelik bakımdan ayıran iki türünden bahsetmek yerinde olacaktır.

Bunlardan ilki, sahih vakıflardır. Sahih ... aynı anda akara tahsisli gelirlerinden yararlanılan vakıf türüdür. Sahih vakıflarda getirdikleri gelirlere göre ya mukataalı vakıf veyahutta icareteynli ... olarak ayrıma tabi tutulur.

Diğeri ise, sahih olmayan ... yani tahsis ve irsat kabilinden gayrisahih vakıflardır. Bunlar padişah ya da onun izin verdiği kişiler tarafından miri arazi türü denen arazi üzerinde meydana getirilen vakıflardır.

Arazi Kanunnamesinde miri araziler, kadim köy ve kasabaların tümüyle dışında kalan tarla, çayır, yaylak, kışlak, koru veya benzeri yerler olarak tarif edilmektedir. Görüldüğü üzere sahih vakıfların konusunu kadim köy kasaba ya da şehir içindeki mülk topraklar teşkil etmekte iken sahih olmayan vakıfların konusunu anılan kadim yerleşim birimlerinin tümüyle dışında kalan miri yani Devlete ait araziler teşkil etmektedir.

Uygulama ve doktirinde vergi ve resimlerin (aşar ve rusumatın) bir hayır cemiyetine tahsis edildiği vakıflarda her ne kadar 2762 sayılı ... Yasanın 27. maddesinde sahih olmayan ... yönünden tam bir açıklık bulunmamakta ise de; taviz bedeli alınamaması gerektiğinde tam bir birlik vardır. Açıkçası vakıfların taviz bedeli alınarak mülkiyetini mutasarrıfına terk edeceği vakıf türleri sahih vakıflardır. Gayrisahih olan vakıf türlerinde ... İdaresinin taviz bedeli istemesine olanak bulunmadığından ... Genel Müdürlüğünün dava açarak sahih olmayan bir vakfa ait şerhin tapu siciline işlenmesini istemesinde de hukuki yararı yoktur.

Belirtilmelidir ki, Vakfiye kapsamındaki her taşınmazın coğrafi konumu ve hukuki durumu ayrı ayrı olacağından bu taşınmazların kadim köy, kasaba ya da şehir içindeki mülk topraklar içinde olup olmadığının dosya üzerinde yapılan bilirkişi incelemesiyle ortaya çıkartılması doğru olmaz. O yüzden incelemenin keşfen yapılması taşınmazın konumunun düzenlenecek paftada kadim köy ve kasaba ya da şehirlere göre haritasında işaret edilmesi vakfın niteliği hakkında bu belirlemeden sonra görüş bildirilmesi gerekir.

Bütün bunlardan anlaşılacağı üzere vakıf türünün belirlenmesi ve belirlenen vakıf türüne göre çekişmeli taşınmazda vakfın bir hakkının kalıp kalmadığının, taviz bedeli ödenip ödenmeyeceğinin vakıf şerhinin doğrudan kaldırılması gerekip gerekmediğinin hiçbir kuşkuya yer bırakmadan saptanması bu tür davalarda önem kazanmaktadır. Hal böyle olunca vakıflara ait tapu kaydı ilk tesisinden getirtilmeli, vakıf durumunu gösterir kayıtlar ve dayanılan diğer belgeler merciinden istenmeli, ... Genel Müdürlüğünden kayda işaret edilmiş vakfın türü hakkında bilgi alınmalı ve HUMK.nun 275. maddesi uyarınca yukarıdan beri sayılan ilkeleri kapsar biçimde keşfen bilirkişi görüşüne başvurularak sonucuna uygun bir hüküm kurulmalıdır.

Mahkemece tüm bu yönler bir yana bırakılarak, dava eksik inceleme ve araştırma sonucu reddedildiğinden, karar bozulmalıdır.

SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda açıklanan denelerle davalı yararına BOZULMASINA, peşin yatırılan harcın istek halinde yatırana iadesine, 14.02.2008 tarihinde oybirliği ile karar verildi.

Şirket kuruluşu ve şirket işlemleri

Şirket kuruluşu, pay devri, sermaye artırımı, genel kurul ve tasfiye işlemlerinde SMMM ekibimize danışın.

Şirket kuruluşu hizmetimiz

Mesajınız SMMM ekibimize iletilir.

Bu belge hakkında bize yazın Metinde hata mı gördünüz, sorunuz mu var?
Mesaj türü

İletişim bilgileri isteğe bağlı — size dönüş yapmamızı isterseniz doldurun.

Mesajınız yalnızca ekibimize iletilir, sayfada yayımlanmaz.
Kopyalandı