(Kapatılan)14. Hukuk Dairesi 2008/7374 E. , 2008/7812 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Davacılar vekili tarafından, davalı aleyhine 22.01.2008 gününde verilen dilekçe ile tapu kayıtlarında vakıf şerhinin terkini istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 25.03.2008 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı ... İdaresi vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacılar vekili, 22.01.2008 tarihli dilekçesi ile davacıların maliklerinden olduğu 4108 parsel, yine 3342 parsel ve 1646 parsel sayılı taşınmazlar üzerinden vakıf şerhinin terkinini istemiştir.
Davalı vekili, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, Türk Medeni Kanunu'nun 1027. maddesi gereğince tapu kaydı üzerinde yapılacak değişiklikler ancak mahkeme kararı ile gerçekleştirilebilir, bu nedenle tapuya idari merciilerce düşürülen vakıf şerhinin yasaya aykırı olduğu nedeni ile davanın kabulüne, 3342 parsel kaydından 08.07.1996 tarih ve 2987 yevmiye nolu "... ... Vakfı" şerhinin, yine 1646 parsel kaydından 08.07.1996 tarih 2987 yevmiye ve 02.09.1996 tarih 3865 yevmiye nolu "... ... Vakfı" şerhinin, yine 4108 parsel kaydından 03.02.2006 tarih ve 606 yevmiye nolu "... ... Vakfı" şerhinin kaldırılmasına, 25.03.2008 tarihinde karar verilmiştir.
Hükmü, davalı vekili temyiz etmiştir.
1- Yapılan yargılamaya, toplanan delillere ve özellikle dava konusu taşınmazların dosyada bulunan tapulama tutanaklarında vakıf şerhinin işlenmediği, bu şerhin dava konusu 4108 parsel kaydına 03.02.2006 tarihinde, 3342 parsel kaydına ise 08.07.1996 tarihinde işlendiği ve işlemin mahkeme hükmüne değil, idarenin tek taraflı istemesi, bu isteğin yetkili Tapu Sicil Müdürlüğünce kabul edilmemesi üzerine idari işlemin İdare Mahkemesi Kararı ile iptali üzerine işlendiği görülmektedir. Kısaca söylemek gerekirse, 4108 ve 3342 parsel kaydındaki düzeltme ilgililerin rızaları dışında mahkeme hükmü olmaksızın yapılmıştır. Kayda işlenen şerh Türk Medeni Kanunu'nun 1027. maddesindeki yönteme uygun düşmediğinden şerhin açıklanan olgu gözetilmek suretiyle kaldırılmasında yasaya aykırılık yoktur. Bu nedenle davalı ... İdaresi vekilinin davacılar adına müstakilen kayıtlı 4108 sayılı parselle ilgili tüm temyiz itirazları yerinde görülmediği gibi yine dava konusu 3342 parselle ilgili sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Ancak, dava tapudaki vakıf şerhinin sicilden silinmesi istemine ilişkindir. Dava konusu 3342 parsel sayılı taşınmaz paylı mülkiyete tabi olup, davacı dışında diğer paydaşların vakıf şerhinin silinmesine dair davası yoktur. Bu itibarla, vakıf şerhinin sadece davacıların payına hasren kaldırılması gerekirken HUMK.nun 72. maddesine aykırı olarak taşınmazın tamamı üzerinden şerhin terkini yasaya aykırı olduğu gibi ayrıca dosyadaki davacılar adına müstakilen kayıtlı 1646 parsel sayılı taşınmazın tapu kaydı üzerinde vakıf şerhleri yazılı değildir. Bu nedenle 1646 sayılı parselin üzerinde vakıf şerhlerini gösteren tapu kaydı idareden getirtildikten sonra inceleme neticesine göre bir karar vermek gerekirken, yazılı şekilde tesis edilen hükmün bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bentte yazılı nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin yatırılan harcın istek halinde yatırana iadesine, 16.06.2008 tarihinde oybirliği ile karar verildi.