(Kapatılan)14. Hukuk Dairesi 2008/6735 E. , 2008/7772 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Davacı tarafından, davalı aleyhine 13.06.2005 gününde verilen dilekçe ile Vakıf şerhinin terkini istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 18.11.2005 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Dava, 2523 parseldeki vakıf şerhinin terkini istemi ile açılmıştır.
Davalı, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, on yıllık hak düşürücü süre geçtiği gibi kayıtlardaki vakıf şerhi tek taraflı işlemle konulduğundan dava kabul edilmiştir.
Hükmü, davalı idare temyiz etmiştir.
2523 parsel sayılı taşınmaz tapulama tutanağının 21.07.1958 tarihinde kesinleştiği, kayıttaki vakıf şerhinin 02.08.1995 tarihinde işlendiği, bu haliyle gerçekten on yıllık sürenin geçtiği anlaşılmaktadır.
Ne var ki, 5737 Sayılı ... Kanunu 27.02.2008 tarihli Resmi Gazetede yayınlanmış ve aynı tarihte yürürlüğe girmiştir. Yasanın geçici 5.maddesi hükmüne göre vakıf şerhleri ile ilgili devam etmekte olan davalarda diğer kanunlarda yer alan zaman aşımı ve hak düşürücü sürelere ilişkin hükümlerin bu kanun açısından uygulanmayacağı kuralı getirildiğinden burada 3402 Sayılı Kadastro Kanununun 12/3.maddesinde öngörülen on yıllık hak düşürücü sürenin dolayısı ile 02.04.2004 tarih ve 1/1 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulu kararının uygulanma olanağı yoktur.
Mahkemece davanın hak düşürücü sürenin geçtiğinden sözederek kabul edilmesi açıklanan nedenle doğru değildir. Ancak;
2523 sayılı parsel kaydında bulunan şerh tapulama tespiti sırasında işlenmemiş, az yukarıda açıklandığı üzere tek tarafları işlemle 02.08.1995 tarihinde kayda düşülmüştür. Kısaca söylemek gerekirse, 2523 sayılı parsel kaydındaki düzeltme, ilgililerin rızaları dışında Mahkeme hükmü olmaksızın yapılmıştır. Kayda işlenen şerh Türk Medeni Kanununun 1027.maddesindeki yönteme uygun düşmediğinden, şerhin açıklanan olgu gözetilmek suretiyle kaldırılmasında bu nedenle yasaya aykırılık yoktur.
1-Yapılan yargılamaya, toplanan delillere ve tüm dosya içeriğine göre davalı idarenin diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiş reddi gerekmiştir.
2-Davacı 2523 parsel sayılı taşınmazda 223/600 pay malikidir. Kayıt üzerindeki vakıf şerhi bu paya hasren kaldırılabileceğinden, mahkemece açıklanan husus göz ardı edilerek 2523 parseldeki diğer maliklerin davası olmaksızın dava varmışçasına kaydın tamamından vakıf şerhinin terkini doğru olmamıştır.
Karar, açıklanan nedenle bozulması gerekirse de, düşülen yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç göstermediğinden hükmün düzeltilerek onanması uygun bulunmuştur.
SONUÇ: Yukarıda 1.bentte açıklanan nedenlerle davalı idarenin diğer temyiz itirazlarının reddine, 2.bent uyarınca hükmün 1.bendinde yer alan “vakıf şerhinin” sözlerinden sonra gelmek üzere “2523 parsel sayılı taşınmazda davacıya ait 223/600 pay üzerinden terkinine” sözlerinin yazılmasına, hükmün bu şekilde DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 5737 sayılı ... Kanununun 77. maddesi uyarınca ... her türlü harçtan muaf olduğundan yatırılan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 12.06.2008 tarihinde oybirliği ile karar verildi.