(Kapatılan)14. Hukuk Dairesi 2006/7246 E. , 2006/12082 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 29.08.2005 gününde verilen dilekçe ile tapuda vakıf şerhinin terkini istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 13.04.2006 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı ... İdaresi vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı vekili 29.08.2005 tarihli dilekçesi ile dosyadaki veraset ilamına göre tek varis olan 11.06.1988 D.lu. ...'e velayeten annesi ... tarafından verilen vekaletname ile açmış olduğu davada, davacının murisi Abdurrahman Arbak adına tapuda kayıtlı 20 parsel sayılı 14720 m2 bahçeli kargir ev cinsi ile kayıtlı taşınmazın tapu kaydı üzerinde bulunan "Sultan ... Sani- Gümrükçü Paşa Vakfı" şerhinin tapudan terkinini istemiştir. Davalı vekili davanın reddini savunmuş, mahkemece tapu kaydı ve vakfiye senedi getirtilerek dosya üzerinden yaptırılan bilirkişi incelemesinde Doç.Dr.... tarafından tanzim edilen 27.02.2006 tarihli rapor esas alınarak ... vakfın gayri sahi vakıf olduğu nedeniyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Davalı ... İdaresi vekili kararı temyiz etmiştir.
Dava, tapu kaydında bulunan vakıf şerhinin terkini istemine ilişkindir. Burada öncelikle belirtilmelidirki dava konusu 20 parsel sayılı taşınmazın tapulama yoluyla 09.09.1968 tarihinde kesinleştiği tapu kaydında yazılı olup bu tapu kaydının dayanağı olan tapulama tutanağı getirtilerek vakıf şerhinin 10 yıllık hak düşürücü süre içerisinde konulup konulmadığı araştırılmalı, eğer 10 yıllık hak düşürücü süre içerisinde tapu kaydına vakıf şerhi konulmamış ise burada uygulanması zorunlu 02.04.2004 tarih 1/1 sayılı İçtihatı Birleştirme Kararı gereğince 3402 sayılı Kadastro Kanunun 12/3 maddesi hakim tarafından re'sen uygulanarak hak düşürücü süre yönünden davanın kabulüne karar verilmesi gerekir.
Ancak, yapılan araştırmada vakıf şerhinin 10 yıllık hak düşürücü süre içerisinde tapu kayıtlarına yazıldığının tespit edilmesi halinde vakıf şerhinin terkini için 10 yıllık süreye bakılmaksızın dava açılabileceğinden burada önemli olan vakfın niteliğinin belirlenmesidir.
Bu tür davalarda vakıf türünün saptanması ve belirlenen vakıf türüne göre çekişmeli parsellerde vakfın bir hakkı kalıp kalmadığının taviz bedeli ödenip ödenmeyeceğinin, vakıf şerhinin doğrudan kaldırılması gerekip gerekmediğinin duraksamaya yer bırakmadan saptanması gerekmektedir.
Somut olayda, bilirkişi incelemesi dosya üzerinden yaptırılmış ve alınan rapor hükme dayanak yapılarak istem kabul edilmiştir. Ancak;
Vakfiye kapsamındaki her taşınmazın coğrafi konumu ve hukuki durumları ayrı ayrı olacağından konumları keşfen saptanıp haritasına işaret ettirilerek bu taşınmazların ... köy ya da kasaba içindeki mülk toprak nevinden veya miri arazi niteliğinde bir yer olup olmadığı belirlenmeden sadece dosya üzerinden yaptırılan bilirkişi incelemesine bağlı kalınarak bir sonuca ulaşılamaz. Zira uygulama ayni vakfiye kapsamındaki bir kısım yerlerin sahih bir kısım yerlerin ise gayrisahih kabilinden vakıf olabileceğini ortaya koymuştur.
Böyle olunca mahkemece yapılması gereken iş: dava konusu 20 parsel sayılı taşınmazın tapulama tutanağı ve varsa revizyon tapu kayıtları tedavülleri ile birlikte getirtilerek vakfiye senedi de alınarak konusunda uzman bilirkişi kurulunun katılımı ile kayıtlar keşfen uygulanarak ve dava konusu taşınmazların yerlerini haritaya işaretleyecek harita mühendisi bilirkişide bulundurularak keşif yapmak ve bu keşifteki taşınmazların ..., köy yada kasaba içinde mülk toprak nevinden olup olmadığını, kuşkuya yer bırakmadan belirlemek vakfın türü hakkında ancak bundan sonra bir sonuca varmak olmalıdır. Değinilen biçimde inceleme ve araştırma yapılmaksızın davanın kabulü doğru olmamış kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı ... İdaresi vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde yatırana iadesine, 30.10.2006 tarihinde oybirliği ile karar verildi.