(Kapatılan)14. Hukuk Dairesi 2006/11094 E. , 2006/13421 K.
\n\"İçtihat Metni\"
MAHKEMESİ\t:Asliye Hukuk Mahkemesi
Davacılar vekili tarafından, davalı aleyhine 05.12.2000 gününde verilen dilekçe ile tapu kayıtlarında vakıf şerhinin terkini istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 02.05.2006 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı ... İdaresi vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
\t\t\t
K A R A R
Dava, 879 ada 81 ve 871 ada 87 parsel kayıtlarında yer alan \"...\" Vakfı şerhinin kaldırılması istemi ile açılmıştır.
Mahkemece, dosya üzerinden ve bir başka dava dosyası nedeniyle düzenlenen bilirkişi raporu esas tutularak tapu kayıtlarındaki vakfın taviz bedeline tabi vakıflardan olmadığı nedeniyle dava kabul edilmiş,
Hükmü davalı ... temyiz etmiştir.
Burada eski hukukumuzda kaynağını Arazi Kanununun 4. maddesinden alan ve vakıfları mülkiyet hakkının devredilip edilmemesine göre vakfın nitelik bakımdan ayıran iki türünden bahsetmek yerinde olacaktır.
Bunlardan ilki, sahih vakıflardır. Sahih ... aynı anda akara tahsisli gelirlerinden yararlanılan vakıf türüdür. Sahih vakıflarda getirdikleri gelirlere göre ya mukataalı vakıf veyahutta icareteynli ... olarak ayrıma tabi tutulur.
Diğeri ise, sahih olmayan ... yani tahsis ve irsat kabilinden gayrisahih vakıflardır. Bunlar padişah ya da onun izin verdiği kişiler tarafından miri arazi türü denen arazi üzerinde meydana getirilen vakıflardır.
Arazi Kanunnamesinde miri araziler, ... köy ve kasabaların tümüyle dışında kalan tarla, çayır, yaylak, kışlak, koru veya benzeri yerler olarak tarif edilmektedir. Görüldüğü üzere sahih vakıfların konusunu ... köy kasaba ya da şehir içindeki mülk topraklar teşkil etmekte iken sahih olmayan vakıfların konusunu anılan ... yerleşim birimlerinin tümüyle dışında kalan miri yani Devlete ait araziler teşkil etmektedir.
Uygulama ve doktirinde vergi ve resimlerin (aşar ve rusumatın) bir hayır cemiyetine tahsis edildiği vakıflarda her ne kadar 2762 sayılı ... Yasanın 27. maddesinde sahih olmayan ... yönünden tam bir açıklık bulunmamakta ise de; taviz bedeli alınamaması gerektiğinde tam bir birlik vardır. Açıkçası vakıfların taviz bedeli alınarak mülkiyetini mutasarrıfına terk edeceği vakıf türleri sahih vakıflardır. Gayrisahih olan vakıf türlerinde ... İdaresinin taviz bedeli istemesine olanak bulunmadığından ... Genel Müdürlüğünün dava açarak sahih olmayan bir vakfa ait şerhin tapu siciline işlenmesini istemesinde de hukuki yararı yoktur.
Vakfiye kapsamındaki her taşınmazın coğrafi konumu ve hukuki durumu ayrı ayrı olacağından bu taşınmazların ... köy, kasaba ya da şehir içindeki mülk topraklar içinde olup olmadığının dosya üzerinde yapılan bilirkişi incelemesiyle ortaya çıkartılması doğru olmaz. O yüzden incelemenin keşfen yapılması taşınmazın konumunun düzenlenecek paftada ... köy ve kasaba ya da şehirlere göre haritasında işaret edilmesi vakfın niteliği hakkında bu belirlemeden sonra görüş bildirilmesi gerekir.
Bütün bunlardan anlaşılacağı üzere vakıf türünün belirlenmesi ve belirlenen vakıf türüne göre çekişmeli taşınmazda vakfın bir hakkının kalıp kalmadığının, taviz bedeli ödenip ödenmeyeceğinin vakıf şerhinin doğrudan kaldırılması gerekip gerekmediğinin hiçbir kuşkuya yer bırakmadan saptanması bu tür davalarda önem kazanmaktadır.
Kaldı ki, temyiz incelemesi yapılan başka başka dosyalarda aynı vakıf hakkında bilirkişiler “...” vakfının sahih bir vakıf olduğunu ifade etmiştir. Mahkemenin hükme dayanak aldığı rapor ile dosya üzerinde rapor düzenleyen diğer bilirkişilerin raporları arasında vakfın türü hakkındaki görüş ayrılığı açık-seçiktir. Diğer yandan dava konusu taşınmazlara uygulanan revizyon kayıtlarında açıkça «Mülhak ... Vakfı» nevinden geldiği de yazılıdır. Bu durumunda hukuken değerlendirilmesi gerekir. Çelişkiler giderilmeden ve gerekçeleri keşfen alınacak yeni bilirkişi raporunda gösterilmeden hüküm kurma olanağı yoktur.
Hal böyle olunca, vakıflara ait tapu kaydı ilk tesisinden getirtilmeli, vakıf durumunu gösterir kayıtlar ve dayanılan diğer belgeler merciinden istenmeli, ... Genel Müdürlüğünden kayda işaret edilmiş vakfın türü hakkında bilgi alınmalı ve HUMK.nun 275. maddesi uyarınca yukarıdan beri sayılan ilkeleri kapsar biçimde Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi Medeni Hukuk Kürsüsünde öğretim görevlisi olan uzman kişinin keşif yapılarak görüşüne başvurulmalı, mevcut çelişkileri giderir ve Yargıtay denetimine olanak sağlayan ayrıntılı ve gerekçeli rapor alınarak sonucuna uygun bir hüküm kurulmalıdır.
Mahkemece tüm bu hususlar bir yana bırakılarak başka dosyaya ait bilirkişi incelemesi sonucu düzenlenen raporla yetinilerek, davanın eksik inceleme ve araştırma sonucu kabul edilmesi doğru olmadığından karar bozulmalıdır.
SONUÇ : Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün BOZULMASINA, peşin yatırılan harcın istek halinde yatırana iadesine, 20.11.2006 tarihinde oybirliği ile karar verildi.