1. Ana Sayfa
  2. Mevzuat Merkezi
  3. Yargıtay
  4. Yargıtay Kararları
Yargıtay Kararı

Yargıtay 14. Hukuk Dairesi 2006/10225 E., 2006/10238 K.

Yargıtay 02.10.2006 Sayı: 2006/10225 E. - 2006/10238 K. 14. Hukuk Dairesi

(Kapatılan)14. Hukuk Dairesi 2006/10225 E. , 2006/10238 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 10.06.2003 gününde verilen dilekçe ile tapu kayıtlarında vakıf şerhinin terkini istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kısmen kabul kısmen reddine dair verilen 13.12.2005 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacılar vekili ve davalı ... vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:

K A R A R

Dava, 352-358 ve 359 parsel kayıtlarında bulunan vakıf şerhinin kaldırılması istemi ile açılmıştır.

Mahkemece, anılan parsellere 2000 yılında yazılan (Sultan 2.... Vakfı) şerhinin hak düşürücü süre geçtikten sonra yazıldığından kaldırılmasına, tapulama tutanaklarında esasen “Sultan ... Sani Vakfı” şerhi bulunduğundan buna ilişkin davacılar isteminin reddine karar verilmiş, hükmü taraflar temyiz etmiştir.

1-Gerçekten, dava konusu parsellerin tapulama tespiti 1963 yılında yapılarak kesinleşmiştir. Bu taşınmazlara 2000 yılında yazılan “Sultan 2.... Vakfı” şerhi tutanakların kesinleşmesinden 10 yıl geçtikten sonra yazıldığından burada uygulanması zorunlu 02.04.2004 tarih ve 1/1 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı uyarınca 3402 Sayılı Kadastro Kanunun 12/3.maddesi olup, şerh kayıtlara 10 yıllık hak düşürücü süre geçtikten sonra işlendiğinden davacıların “Sultan 2.... Vakfı” şerhinin terkini isteminin kabulünde yasaya aykırılık yoktur. Bu nedenle davalı ... Müdürlüğünün diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiş reddi gerekmiştir.

2-Davacıların temyiz itirazları ile ... İdaresinin diğer temyiz itirazlarına gelince;

352-358 ve 359 parseller kaydına “Sultan ... Sani Vakfı” şerhi tapulamanın yapıldığı ve kesinleştiği 1963 yılında işlenmiştir. Davacılar Sultan ... Sani Vakfı’nın sahih olmayan vakfa ait olduğunu ileri sürerek vakıf şerhinin kaldırılmasını istemektedir. Burada öncelikle belirtilmelidir ki vakıf şerhinin terkini için 10 yıllık süreye bakılmaksızın dava açılabilir. 10 yıllık süre geçmiş olsa bile açılan davada önemli olan vakfın niteliğinin belirlenmesidir. Şayet terkini istenen şerh gayrisahih bir vakfa ait ise kayıtlardaki vakıf şerhi ... İdaresinin ivaz hakkı bulunmadığından bedelsiz kaldırılacak ve fakat bu şerh sahih bir vakfa ait ise terkin ivaz karşılığı yapılacaktır. Olayın 3402 sayılı Kadastro Kanunun 12/3 maddesi ve 2.4.2004 tarih 1/1 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı ile bir ilgisi yoktur. Çünkü vakıf taşınmazlardaki ... İdaresinin hakkı taviz bedeliyle sınırlıdır.

Eski hukukumuzda kaynağını Arazi Kanununun 4. maddesinden alan ve vakıfları mülkiyet hakkının devredilip edilmemesine göre vakfın nitelik bakımdan ayıran iki türünden bahsetmek yerinde olacaktır.

Bunlardan ilki, sahih vakıflardır. Sahih ... aynı anda akara tahsisli gelirlerinden yararlanılan vakıf türüdür. Sahih vakıflarda getirdikleri gelirlere göre ya mukataalı vakıf veyahutta icareteynli ... olarak ayrıma tabi tutulur.

Diğeri ise, sahih olmayan ... yani tahsis ve irsat kabilinden gayrisahih vakıflardır. Bunlar padişah ya da onun izin verdiği kişiler tarafından miri arazi türü denen arazi üzerinde meydana getirilen vakıflardır.

Arazi Kanunnamesinde miri araziler, ... köy ve kasabaların tümüyle dışında kalan tarla, çayır, yaylak, kışlak, koru veya benzeri yerler olarak tarif edilmektedir. Görüldüğü üzere sahih vakıfların konusunu ... köy kasaba ya da şehir içindeki mülk topraklar teşkil etmekte iken sahih olmayan vakıfların konusunu anılan ... yerleşim birimlerinin tümüyle dışında kalan miri yani Devlete ait araziler teşkil etmektedir.

Uygulama ve doktirinde vergi ve resimlerin (aşar ve rusumatın) bir hayır cemiyetine tahsis edildiği vakıflarda her ne kadar 2762 sayılı ... Yasanın 27. maddesinde sahih olmayan ... yönünden tam bir açıklık bulunmamakta ise de; taviz bedeli alınamaması gerektiğinde tam bir birlik vardır. Açıkçası vakıfların taviz bedeli alınarak mülkiyetini mutasarrıfına terk edeceği vakıf türleri sahih vakıflardır. Gayrisahih olan vakıf türlerinde ... İdaresinin taviz bedeli istemesine olanak bulunmadığından ... Genel Müdürlüğünün dava açarak sahih olmayan bir vakfa ait şerhin tapu siciline işlenmesini istemesinde de hukuki yararı yoktur.

Vakfiye kapsamındaki her taşınmazın coğrafi konumu ve hukuki durumu ayrı ayrı olacağından bu taşınmazların ... köy, kasaba ya da şehir içindeki mülk topraklar içinde olup olmadığının dosya üzerinde yapılan bilirkişi incelemesiyle ortaya çıkartılması doğru olmaz. O yüzden incelemenin keşfen yapılması taşınmazın konumunun düzenlenecek paftada ... köy ve kasaba ya da şehirlere göre haritasında işaret edilmesi vakfın niteliği hakkında bu belirlemeden sonra görüş bildirilmesi gerekir.

Bütün bunlardan anlaşılacağı üzere vakıf türünün belirlenmesi ve belirlenen vakıf türüne göre çekişmeli taşınmazda vakfın bir hakkının kalıp kalmadığının, taviz bedeli ödenip ödenmeyeceğinin vakıf şerhinin doğrudan kaldırılması gerekip gerekmediğinin hiçbir kuşkuya yer bırakmadan saptanması bu tür davalarda önem kazanmaktadır. Hal böyle olunca vakıflara ait tapu kaydı ilk tesisinden getirtilmeli, vakıf durumunu gösterir kayıtlar ve dayanılan diğer belgeler merciinden istenmeli, ... Genel Müdürlüğünden kayda işaret edilmiş vakfın türü hakkında bilgi alınmalı ve HUMK.nun 275. maddesi uyarınca yukarıdan beri sayılan ilkeleri kapsar biçimde bilirkişi görüşüne başvurularak sonucuna uygun bir hüküm kurulmalıdır.

Mahkemece tüm bu hususlar bir yana bırakılarak hak düşürücü sürenin geçirildiğinden bahisle davayı reddetmiş olması doğru olmamış, eksik inceleme araştırma ve yanılgılı değerlendirme sonucu verilen kararın bozulması gerekmiştir.

Kabule göre de; 352 parsel tapuda 1/4 pay olarak davacıların murisi 3/4 payı da davacı ... adına kayıtlıdır. Ancak, murisin 13.05.1981 tarihinde öldüğü, dosyaya verilen 26.10.2004 tarih ve 2004/662-691 sayılı veraset ilamına göre davacılar dışında başkaca mirasçılarının bulunduğu terekesinin elbirliği mülkiyet rejimine tabi olduğu anlaşılmaktadır.

Elbirliği halinde mülkiyette (somut olayda olduğu gibi) mirasçılar arasında ortaklık bağı vardır. Bu kişiler mirasçı sıfatı ile bir mala veya hakka birlikte malik olmak durumundadır. Medeni Kanunun 701-703 maddeleri uyarınca bu tür mülkiyetin “ortaklığın” tüzel kişiliği bulunmadığından ortaklardan her birinin eşya üzerinde doğrudan bir hakkı da yoktur. Bu anlatımın doğal sonucu olarak da mülkiyet bütünüyle ortakların tümüne aittir. Elbirliği mülkiyetinde malikler mülkiyet payını ayırmadığından eşya üzerinde paydaş değil, ortaktır. Yine bu tür mülkiyette işin özelliği gereği ortaklar arasında zorunlu dava arkadaşlığı vardır. Şayet davalı olacaklarsa davanın ortakların tümü aleyhine açılması gerekir. Medeni Kanunumuzda bir ortağın tek başına dava açabileceği, nevar ki, açtığı bu davanın devam edebilmesi için öteki ortakların açılan davaya olur vermeleri yada davanın miras şirketine atanacak temsilci aracılığı ile sürdürülebileceği kural olarak benimsendiğinden ve dava ehliyetinin varlığı Mahkemece resen araştırılması gereken hususlar arasında bulunduğundan 352 parsel sayalı taşınmaz bakımından 1/4 kayıt maliki ...’ün davaya katılmayan diğer mirasçıların olurları alınmaksızın veya Medeni Kanunun 640.maddesi uyarınca miras şirketine atanacak temsilci aracılığı ile davanın sürdürülebileceği gözardı edilerek çekişmenin esasının incelenerek davanın kabul edilmesi de doğru olmamıştır.

Karar bu nedenlerle bozulmalıdır.

SONUÇ : Yukarıda 1.bentte açıklanan nedenlerle ... İdaresinin diğer temyiz itirazlarının reddine, hükmün 2.bendi uyarınca taraflar yararına BOZULMASINA, peşin yatırılan harçların istek halinde yatıranlara iadesine, 02.10.2006 tarihinde oybirliği ile karar verildi.

Bu belge hakkında bize yazın Metinde hata mı gördünüz, sorunuz mu var?
Mesaj türü

İletişim bilgileri isteğe bağlı — size dönüş yapmamızı isterseniz doldurun.

Mesajınız yalnızca ekibimize iletilir, sayfada yayımlanmaz.
Kopyalandı