1. Ana Sayfa
  2. Mevzuat Merkezi
  3. Yargıtay
  4. Yargıtay Kararları
Yargıtay Kararı

Yargıtay 13. Hukuk Dairesi 2010/4100 E., 2010/13586 K.

Yargıtay 21.10.2010 Sayı: 2010/4100 E. - 2010/13586 K. 13. Hukuk Dairesi

(Kapatılan) 13. Hukuk Dairesi 2010/4100 E. , 2010/13586 K.

\n\"İçtihat Metni\"MAHKEMESİ\t:Tüketici Mahkemesi

Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.

KARAR

Davacı, BSH AŞ tarafından üretilen beyaz eşyaları ...Limited Şirketinden 8.7.2005 tarihinde satın aldığını, düğün hazırlığı nedeniyle eşyaların mağazada kalıp istenince getirilmesi konusunda anlaştıklarını, ancak 2006 da eşyaları almaya gidince şirketi bulamadığını, ... ve ...’nın şirketin ortakları olduğunu, daha önce her iki şirkete karşı dava açtığını, BSH yönünden husumetten reddedildiğini, ...Limited Şirketi hakkında davanın atiye terk edildiğini, ayrıca ... hakkında dolandırıcılıktan hüküm kurulduğunu bildirerek ...Limited Şirketini temsilen ... ve ...’yı davalı göstererek yaptığı ödemenin tahsilini talep etmiştir.

Davalılar husumet itirazında bulunarak davanın reddini dilemişlerdir.

Mahkemece davanın sıfat yokluğu nedeniyle reddine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.

Davacı dava dilekçesinde ...Limited Şirketinden satın aldığı beyaz eşyaların teslim edilmemesi nedeniyle bedelinin tahsili için ...limited Şirketini temsilen ... ve...’ya karşı dava açmıştır. Dava dilekçesi ...’ye şirketi temsilen, diğer davalıya ise kendi adına tebliğ edilmiştir. ... ve ...’nin ...Limited Şirketinin temsilcileri olduğu hususu ihtilaflı değildir. Dava dilekçesinde gerçek şahıslar şirketi temsilen gösterilmiş olup, davalı olarak şirketin gösterildiğinin kabulü gerekir. Kaldı ki dava dilekçesi ...’ye şirketi temsilen gönderilmiş, diğer davalıya ise maddi hata yapılarak kendi adına çıkarılmıştır. Davanın şirkete karşı açıldığı, dava dilekçesi içeriği ve davacının tek sayfadan ibaret davalının 28.4.2009 tarihli cevap dilekçesine karşı beyanları içeren tarihsiz dilekçesinin 1 nolu bölümünde açıklandığı üzere gerçek şahısların temsilci olarak gösterildiği halde mahkemece davanın husumet yokluğundan reddine karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.

SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenle kararın davacı yararına BOZULMASINA, 21.10.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Şirket kuruluşu ve şirket işlemleri

Şirket kuruluşu, pay devri, sermaye artırımı, genel kurul ve tasfiye işlemlerinde SMMM ekibimize danışın.

Şirket kuruluşu hizmetimiz

Mesajınız SMMM ekibimize iletilir.

Bu belge hakkında bize yazın Metinde hata mı gördünüz, sorunuz mu var?
Mesaj türü

İletişim bilgileri isteğe bağlı — size dönüş yapmamızı isterseniz doldurun.

Mesajınız yalnızca ekibimize iletilir, sayfada yayımlanmaz.
Kopyalandı