(Kapatılan) 13. Hukuk Dairesi 2009/7180 E. , 2009/14552 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
K A R A R
Davacı Bakanlık, davalı ... ... Ürünleri Limited Şirketinden fiyat farklarının ödeneceğine dair 20.8.1998 tarihli taahhütname aldığını ve bu şirketin bayisi olan diğer davalı ... Medikal Limited şirketinin kendisine tıbbi malzeme sattığını ileri sürerek, fiyat farkı olan 10.884,04 doların tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalılar, davanın reddini savunmuşlardır.
Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı ile davalı ... Limited Şirketi arasında tıbbi malzeme alımı konusunda yapılan protokolün, davacı tarafından tek yanlı olarak fesih edildiği, daha sonra davalının verdiği 20.8.1998 tarihli taahhütname uyarınca malzeme alımına davacının devam ettiği, aralarında yeniden malzeme alım konusunda protokol yapılmadığı hususları taraflar arasında çekişmesizdir. Davacı, protokol uyarınca kendisine tanınan fiyat belirleme hakkına dayanarak yaptığı belirlemelere göre, lehine oluşan fiyat farkından doğan alacağı tahakkuk ettiği iddiası ile bu davayı açmıştır. Davalı ... Ltd. Şti. tarafından davacıya verilen 20.8.1998 tarihli taahhütname ile, Kurumu ile protokol akdedilene kadar firmamız yada bayilerimiz tarafından kurum ünitelerimiz fatura edilen malzeme birim fiyatları ile, ileride yapılacak protokol fiyatları arasında kurumunuz aleyhine tarafımıza yapılan ödeme tutarının o günkü döviz değerine göre fiyat oluşması durumunda aradaki döviz bazındaki farkı ödemeyi kabul ve taahhüt ettikleri gibi, protokol akdedilmemesi durumunda ise, ünitelerimize fatura edilen malzeme birim fiyatları ile kurumumuzca tesbit edilecek rayiç bedel 2009/7180-14552 arasında kurumunuz aleyhine tarafımıza yapılan ödeme tutarının o günkü döviz değerine göre fiyat farkı oluşması durumunda aradaki döviz bazındaki farkı da tahsilatın yapılacağı günkü kur karşılığı olarak ödeneceği, yeni protokol yapılana kadar taahhüdün geçerli olacağı,şirketin alıcı tarafından belirlenen rayiç bedele itiraz hakkının bulunduğu taahhütnamenin 30 gün önce noter kanalıyla bildirilerek, fesih edilebileceği, taahhüt edilmiştir.
Hukukumuzda akit serbestisi prensibi kabul edilmiştir. Taraflar kanuna ahlak ve adaba,kamu intizamına, şahsiyet haklarına aykırı olmamak şartıyla aralarında her konuda serbestçe sözleşme yapabilirler. (B.K.(19-20) Yine sözleşme ile taraflar fiyat belirleme hakkını karşı tarafa yani alıcıya, satıcıya, kiracı ve kiralayana bırakabilirler. Böyle bir kararlaştırma, taahhüt tarafları bağlar. Somut olayımızda olduğu gibi satıcı davalının, fiyat belirleme hakkını alıcı davacıya bıraktığına, tanıdığına dair verdiği tahhütname geçerli ve davalıyı bağlayıcıdır. Ancak tek taraflı olarak fiyat belirleme hakkı tanınan taraf bu hakkını M.K.’nun 2. maddesine uygun olarak, hak ve nesafet ölçüleri içinde, objektif iyiniyet kurallarına bağlı olarak ve keyfilikten kaçınarak kullanmalıdır. Gerektiğinde bu hakkını kullanırken aşırılığa ve keyfiliğe kaçıp kaçmadığı hakim tarafından denetlenmelidir. Davacı, kendisine tanınan fiyat belirleme hakkına istinaden belirlediği fiyatlara göre davalıya fazla ödeme yapıldığını bildirerek fiyat farkı alacağını istediğine ve buna davalıda karşı çıktığına göre, davacının ne şekilde fiyat belirlediği ve alacak çıkardığı hususları araştırmalıdır. Bu amaçla öncelikle davacıdan belirlediği fiyatlarla ilgili ödeme belgeleri ve varsa dayanakları istenilmeli, faturada belirtilen tarihler itibariyle belirlenen fiyatların uygun olup olmadığı, fiyat belirlerken davacının hak ve nesafet kuralları içinde, keyfilikten uzak objektif iyiniyet kurallarına uygun davranıp davranmadığı,davalıdan ne miktar alacak talebinde bulunabileceği konusunda, uzman bilirkişiler aracılığı ile araştırılarak, taraf, mahkeme, Yargıtay denetimine elverişli, gerekçeli raporla belirlenmesi gerekir. Mahkemece açıklanan hususlarda gerekli araştırma yapılmadan yetersiz bilirkişi raporuna dayanarak yazılı şekilde davanın reddine karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle kararın temyiz eden davacı yararına BOZULMASINA, 14.12.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.