1. Ana Sayfa
  2. Mevzuat Merkezi
  3. Yargıtay
  4. Yargıtay Kararları
Yargıtay Kararı

Yargıtay 12. Hukuk Dairesi 2023/1072 E., 2023/9122 K.

Yargıtay 21.12.2023 Sayı: 2023/1072 E. - 2023/9122 K. 12. Hukuk Dairesi

12. Hukuk Dairesi 2023/1072 E. , 2023/9122 K.

\n\"İçtihat Metni\"MAHKEMESİ\t: ... Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi

DAVACILAR\t: Borçlular : ...,... Demir & Çelik Otomotiv Yedek Parça San. ve Tic. A.Ş.

DAVALILAR\t: Alacaklılar : ..., ..., ..., ...

Yukarıda tarih ve numarası yazılı Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın müddeti içinde temyizen tetkiki davacılar/ tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:

Şikayetçilerin icra mahkemesine başvurusunda özetle; şirket hisselerine icra müdürlüğünce İİK’nın 94. maddesi gereğince konulan hacizlerin dayanaksız olduğunu, şahsi borcundan dolayı ortağı bulunduğu şirketteki sermayesine haciz konulamayacağını ve borçlunun borcundan daha fazla miktardaki malvarlığına haciz konulduğunu ileri sürerek konulan hacizlerin kaldırılmasını talep ettikleri, İlk Derece Mahkemesince; şikayetin reddine hükmedildiği, kararın şikayetçiler tarafından istinafı üzerine Bölge Adliye Mahkemesince; aşkın haczin kaldırılmasına yönelik istinaf başvurusunun kesin nitelikte bulunduğundan İİK'nın 363, 365. maddeleri uyarınca reddine, şirket hissesinin haczi yönünden usul ve esas yönünden hukuka uygun bulunduğundan esastan reddine karar verildiği anlaşılmaktadır.

1-Aşkın haciz şikayeti yönünden temyiz itirazlarının incelenmesinde;

02.03.2005 tarih ve 5311 sayılı Kanunun 26. maddesi ile değişik 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 365/1. maddesinde; “İstinaf yoluna başvurma, yasal süre geçtikten sonra yapılır veya istinaf yoluna başvurulmasına olanak bulunmayan bir karara veya vazgeçme nedeniyle itiraz veya şikâyetin reddine yahut süresi geçmiş bir şikâyete ilişkin olursa, Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun ilgili hükümleri gereğince istem icra mahkemesince reddedilir” hükmü yer almaktadır. Aynı maddenin 3. fıkrasında ise; “Bölge Adliye Mahkemesi, birinci fıkra kapsamına girdiği hâlde reddine karar verilmemiş başvuruyu geri çevirmeyip doğrudan kesin karara bağlar” düzenlemesine yer verilmiştir.

Somut olayda, temyizen incelenmesi istenen karar, aşkın haciz şikayetine ilişkin olup, anılan kararın temyiz kabiliyeti bulunmamaktadır.

Buna göre, Dairemizce incelenmesi istenen Bölge Adliye Mahkemesi kararı, İİK’nın 365/1-son maddesinde belirtildiği üzere KESİN nitelikte olduğundan, 5311 sayılı Kanunla değişik İİK'nın 364. maddesi ve 6100 sayılı HMK'nın 366.maddesinin göndermesi ile uygulanması gereken aynı Kanunun 352.maddesi uyarınca temyiz başvuru talebinin (REDDİNE),

2- Şirket hissesinin haczinin kaldırılması şikayeti yönünden temyiz itirazlarının incelenmesinde;

01.7.2012 tarihinde yürürlüğe giren 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 133. maddesine göre, sermaye şirketlerinde alacaklılar, alacaklarını, o ortağa düşen kâr veya tasfiye payından almak yanında, borçlularına ait olan, senede bağlanmış veya bağlanmamış payların, 09.6.1932 tarihli ve 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun taşınırlara ilişkin hükümleri uyarınca haczedilmesini ve paraya çevrilmesini isteyebilirler. Haciz, istek üzerine, pay defterine işlenir.

İİK'nın 94/1. maddesinde açıkça; \"...Anonim şirketlerde paylar için pay senedi veya pay ilmuhaberi çıkarılmamışsa, borçlunun şirketteki payı icra dairesi tarafından şirkete tebliğ olunarak haczedilir...\" hükmü yer almaktadır.

Anonim şirkette, payın (hissenin) hisse senedine bağlanması zorunlu değildir. Eğer pay, hisse senedine (veya ilmuhabere) bağlanmazsa, çıplak pay olarak kalır. Hisse senedine (veya ilmuhabere) bağlanmamış (çıplak) pay da hisse senedi gibi her çeşit işlemin konusu yapılabilir, devredilebilir, rehnedilebilir, üzerinde intifa hakkı tanınabilir, haczedilebilir.

Anonim şirketlerde, paylar için pay senedi veya pay ilmuhaberi çıkartılmamışsa, borçlunun şirketteki (çıplak) payı, icra dairesi tarafından şirkete tebliğ olunarak haczedilir (İİK. m. 94/1 C.3). Buna göre, çıplak pay hissesinin haczine karar veren icra müdürü, bu hacizle ilgili muhafaza tedbiri almak için mahalline (anonim şirket merkezine) gitmek zorunda değildir. İcra müdürü, İİK’nın 94/l C.3 hükmüne göre, anonim şirkete bir ihbarname (bildiri) göndermekle de yetinebilir. Bu ihbarnamede (bildiride), borçlunun anonim şirketteki çıplak payının haczedildiği, bu haczin pay defterine işlenmesi, ilerde hisse senedi (veya ilmuhaber) çıkarılması halinde, borçlunun (çıplak) payına düşen hisse senetlerinin (veya ilmuhaberlerin) borçluya verilmeyip, icra dairesine (dosyasına) teslim edilmesi, borçluya çıplak payı ile ilgili bütün tebligatın bundan böyle icra dairesine yapılması ve borçlunun muvafakatinin alınması gereken tüm müşterek tasarruflar ve kararlar için, borçlu ortak yerine icra dairesinin muvafakatinin alınması gerektiği (anonim şirkete) ihbar edilir (bildirilir). Böylece, borçlunun, haczedilen çıplak payı üzerindeki tasarruf yetkisinin kısıtlanmış olduğu (İİK. m. 86. m. 94/1 C.6) anonim şirkete bildirilmiş ve buna aykırı davranışlara karşı gerekli muhafaza tedbirleri (İİK. m. 90) alınmış olur.

İcra dairesinin bu ihbarnamesini (haciz bildirisini) alan anonim şirket, çıplak payın haczedildiğini şirket pay defterine işlemek zorundadır; ancak, çıplak pay haczi, şirket pay defterine işlenmemiş olsa bile haciz bildirisinin anonim şirkete tebliğ edildiği tarihte yapılmış sayılır (İİK. m. 94/1 CA Prof. Dr. Baki Kuru, İcra ve İflas Hukuku El Kitabı, 2004 baskı, s. 392, 393).

İİK'nın 88. maddesinin birinci fıkrasına göre ise haczolunan paraları, banknotları, hamiline ait senetleri, poliçeler ve sair cirosu kabil senetlerle altın ve gümüş ve kıymetli şeyleri icra dairesi muhafaza eder. Bu fıkrada yazılan şeylere icra dairesi tarafından el konulması, bunların haczi için geçerlik şartıdır. Anonim şirket hisselerini temsil etmek üzere çıkarılan geçici pay senedi ilmuhaberlerinin, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 486/2, 490, 645, 647 ve 654. maddeleri uyarınca kıymetli evraktan sayılması nedeniyle, bu evrakın haczi için İİK'nın 88. maddesinin yukarıda belirtilen hükmü uyarınca, evraka fiilen el konulması zorunludur.

Somut olayda, dosyada mevcut haciz işlemlerinin tarihleri dikkate alındığında 6102 sayılı TTK’nın 133. maddesinin yürürlük tarihinden sonra olduğu, borçlu ...'ın, ... Demir Çelik Otomotiv......A.Ş.'deki şirket hissesi üzerine konulan haczin, ticaret sicil müdürlüğüne müzekkere yazılmak suretiyle yapıldığı, ... Ticaret Sicil Müdürlüğünün borçlunun hissesine düşecek olan sermayesine, ortaklık paylarına haciz işlendiğini bildirdiği ancak dosya ve Uyap kayıtlarında yapılan incelemede borçlunun şirketteki (çıplak) payının haczi için icra müdürlüğü tarafından şirkete yapılan bir bildirim bulunmadığı anlaşılmıştır.

Bu durumda, İİK’nın 94. maddesi gereğince haciz işlemi yapılmadığı anlaşıldığından İlk Derece Mahkemesince, yukarıda açıklanan nedenlerle şikayetin kabulüne karar verilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirme ile şikayetin reddi yönünde hüküm tesisi ve istinaf başvurusunun da Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddedilmesi isabetsizdir.

Öte yandan şikayetçilerin icra mahkemesine başvuru dilekçesinde borçlu ...'ın şahsi borcundan dolayı ortağı olduğu anonim şirketteki sermayesine haciz konulamayacağını ileri sürerek sermayeye konulan haczin kaldırılmasını da şikayet konusu yaptıkları mahkemece bu konudaki şikayete ilişkin olumlu veya olumsuz bir karar verilmediği bu hususun istinaf sebebi yapıldığı Bölge Adliye Mahkemesince istinaf isteminin esastan reddine karar verildiği görülmektedir.

SONUÇ:

Şikayetçilerin temyiz isteminin kabulü ile yukarıda 2 nolu bentte yazılı nedenlerle 5311 sayılı Kanun ile değişik İİK'nın 364/2. maddesinin göndermesiyle uygulanması gereken 6100 sayılı HMK'nın 373/1. maddesi uyarınca, ... Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi'nin 16.12.2022 tarih ve 2022/3246 E.-2022/2971 K. sayılı kararının (KALDIRILMASINA),

... İcra Hukuk Mahkemesi'nin 16.06.2022 tarih ve 2022/63 E.-2022/131 K. sayılı kararının yukarıda yazılı nedenlerle (BOZULMASINA), peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 21.12.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

...

Bu belge hakkında bize yazın Metinde hata mı gördünüz, sorunuz mu var?
Mesaj türü

İletişim bilgileri isteğe bağlı — size dönüş yapmamızı isterseniz doldurun.

Mesajınız yalnızca ekibimize iletilir, sayfada yayımlanmaz.
Kopyalandı