12. Hukuk Dairesi 2022/12911 E. , 2023/5161 K.
\n\"İçtihat Metni\"
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ\t: ... Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi
Taraflar arasındaki memur muamelesini şikayetten dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince şikayetin kısmen kabulü ile icra müdürlüğü kararının damga vergisi yönünden iptaline, fazlaya ilişkin şikayetin reddine, yargılama giderlerinin şikayetçi üzerinde bırakılmasına, taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına karar verilmiştir.
Kararın taraflarca istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince şikayetçinin istinaf başvurusunun esastan reddine, davalının istinaf başvurusunun istinafa konu ettiği uyuşmazlık miktar itibariyle kesin olup istinaf kanun yoluna başvurulamayacağından istinaf başvuru talebinin usulden reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı şikayetçi alacaklı tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Alacaklı şikayet dilekçesinde; davalı borçlular hakkında başlattığı ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla icra takibinde, takibin kesinleşmesi üzerine ipoteğe konu taşınmazı yapılan ihale sonucunda alacağa mahsuben aldıklarını, ipotekle teminat altına alınmış alacağına mahsuben gerçekleştirilen satıştaki KDV ve damga vergisinden muaf olduklarından anılan vergiler alınmadan taşınmazın tescilini talep ettiklerini, icra müdürlüğünce taleplerinin reddi ile anılan vergilerin yatırılmaması halinde satış kararının kaldırılacağı yönünde karar verilmesinin hatalı olduğunu ileri sürerek icra müdürlüğü 06.09.2021 tarihli kararının iptaline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı Hazine cevap dilekçesinde; şikayetin reddini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; şikayetçi alacaklı tarafından kredi borçlusu Furkan ... ... Ltd. Şti. hakkında kredi sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili amacıyla ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile takip başlatıldığı, dayanak kredi sözleşmesi kapsamında Selim Şatoğlu'nun borçlu lehine taşınmazı üzerinde ipotek tesis ettirdiği, ipotek verenin kredi sözleşmesinde borçlu veya kefil olarak yer almadığı, takibin kesinleştiği ve takibe konu ipotekli taşınmazın 27.07.2021 tarihinde yapılan açık artırmada alacaklı bankaya ihale edildiği, bu halde alacaklı, borçlu veya kefil olmayan kişinin taşınmazını edindiğinden işlemin katma değer vergisine tabi olması gerektiği, bu yönde tesis edilen icra müdürlüğü işleminde hukuka aykırılık bulunmadığı, bankaların yalnızca kredi sözleşmesinden kaynaklanan değil, her türlü alacaklarının tahsili için yaptıkları icra takibi nedeniyle yapılan ihale sonucu taşınmazı alacaklarına mahsuben almaları halinde anılan işlemin damga vergisinden müstesna olduğunun kabulünün gerektiği, bu nedenle alacaklının damga vergisine ilişkin şikayetinin yerinde olduğu gerekçesi ile şikayetin kısmen kabulü ile icra müdürlüğünün 06.09.2021 tarihinde verilen kararın damga vergisi yönünden iptaline, fazlaya ilişkin şikayetin reddine, yargılama giderlerinin şikayetçi üzerinde bırakılmasına, taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraflar istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Şikayetçi alacaklı istinaf dilekçesinde; KDV Kanunu’nun 17/4-r maddesi gereğince ipotekli takip sonucu alacağa mahsuben alınan ihale nedeniyle Kdv istinasının söz konusu olduğunu, yargı kararları ve Gelir İdaresi Başkanlığınca vergi dairelerine gönderilen yazılardan da anılan durumda KDV alınamayacağına yer verildiğini ileri sürerek ilk derece mahkemesi kararının KDV'ye ilişkin şikayetin reddi yönünden kaldırılması ile şikayetin tümden kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... Müdürlüğü istinaf dilekçesinde; şikayetin damga vergisi yönünden de reddi gerektiğini, kısmen kabul kararı verilmesi nedeniyle lehine vekalet ücretine hükmedilmemesinin hatalı olduğunu ileri sürerek ilk derece mahkemesi kararının bu yönlerden kaldırılmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; şikayetçinin istinaf başvurusu yönünden yapılan incelemede; şikayetçi alacaklı banka tarafından kredi alacağının tahsili amacıyla borçlu Furkan ... Malz. ... Ltd. Şti. hakkında ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile takip başlatıldığı, ihale ile satılan taşınmazın takipte ipotek veren 3. kişi Selim Şatoğlu'na ait olduğu, KDV Kanunu’nun 17/4-r maddesi ve sair maddelerine göre KDV muafiyetinin borçlunun veya kefillerinin taşınmazının satılması halinde uygulanacağı, bu nedenle şikayetçi alacaklının KDV muafiyetinin bulunmadığı, davalının istinaf başvurusu yönünden yapılan incelemede; istinafa konu uyuşmazlık miktarı yönüyle (13.080 TL) karar tarihi itibarıyla istinaf kanun yoluna başvuru sınırının (18.710 TL) altında kaldığı, İlk Derece Mahkemesinin kararının miktar itibarı ile kesin olduğu gerekçesi ile şikayetçinin istinaf başvurusunun esastan reddine, davalının istinaf başvurusunun istinafa konu ettiği uyuşmazlık miktar itibariyle kesin olup istinaf kanun yoluna başvurulamayacağından istinaf başvuru talebinin usulden reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde şikayetçi alacaklı temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Şikayetçi alacaklı temyiz dilekçesinde; KDV Kanunu’nun 17/4-r maddesi gereğince ipotekli takip sonucu alacağa mahsuben alınan ihale nedeniyle KDV istinasının söz konusu olduğunu, yargı kararları ve Gelir İdaresi Başkanlığınca vergi dairelerine gönderilen yazılardan da anılan durumda KDV alınamayacağına yer verildiğini ileri sürerek bölge adliye mahkemesi kararının kaldırılması ile ilk derece mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, icra memur işlemini şikayete ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 16. maddesi, 3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanunu’nun 17/4-r. maddesi, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 114/1-b ve 115. maddeleri, 2576 sayılı Bölge İdare Mahkemeleri, İdare Mahkemeleri ve Vergi Mahkemeleri Kuruluşu ve Görevleri Hakkında Kanun
3. Değerlendirme
Şikayetçi alacaklının, 06.09.2021 tarihli memur işleminin iptalini talep ettiği, mahkemece; şikayetin kısmen kabulü ile icra müdürlüğü kararının damga vergisi yönünden iptaline, fazlaya ilişkin şikayetin reddine karar verildiği, tarafların istinaf yoluna başvurması üzerine Bölge Adliye Mahkemesince şikayetçinin istinaf başvurusunun esastan reddine, davalının istinaf başvurusunun istinafa konu ettiği uyuşmazlık miktar itibariyle kesin olup istinaf kanun yoluna başvurulamayacağından istinaf başvuru talebinin usulden reddine karar verildiği, kararın şikayetçi alacaklı tarafından temyiz edildiği anlaşılmıştır.
Mahkemenin, davanın esası hakkında yargılama yapabilmesi (davayı esastan inceleyebilmesi) için varlığı veya yokluğu gerekli olan hâllere dava şartları denir.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 114. maddesinin 1. bendinin (b) alt bendi gereğince yargı yolunun caiz olması dava şartı olup 115. maddesine göre ise mahkeme, dava şartlarının mevcut olup olmadığını davanın her aşamasında kendiliğinden araştırır. Taraflar da dava şartı noksanlığını her zaman ileri sürebilirler.
Dava şartı noksanlığının tespit edilmesi halinde ise 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 115/2. maddesi gereğince dava şartı yokluğundan usulden ret kararı verilmesi gerekmektedir.
Somut olayda; temyiz inceleme tarihi itibariyle şikayete konu Damga Vergisi ve Katma Değer Vergisi’nin tahsil edildiği noktasında tartışma bulunmamaktadır. Bu bağlamda verginin iadesinin muhatabı vergi dairesi olmuştur.
Bu kapsamda açılan davada da; uyuşmazlığın görüm ve çözümü görevi, idari yargı içerisinde yer alan vergi mahkemelerine ait bulunmaktadır. Nitekim Uyuşmazlık Mahkemesinin 2021/524 Esas, 2022/120 Karar no ve 28.02.2022 tarihli kararı da aynı doğrultudadır.
O halde mahkemece yargı yolunun caiz olmaması nedeniyle davanın usulden reddine karar verilmesi gerekirken işin esasının incelenerek yazılı şekilde hüküm kurulması, istinaf başvurusu üzerine de Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmesi isabetsiz olup İlk Derece Mahkemesi kararının bozulması gerekmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
5311 sayılı Kanun ile değişik İİK'nın 364/2. maddesinin göndermesiyle uygulanması gereken 6100 sayılı HMK'nın 373/1. maddesi uyarınca, temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin ... Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesinin 06.10.2022 tarih ve 2022/1062 E. 2022/1587 K. sayılı kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, ... 2. İcra Hukuk Mahkemesinin 12.04.2022 tarih ve 2022/22 E. - 2022/220 K. sayılı kararının BOZULMASINA,
Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine,
Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
20.09.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.