1. Ana Sayfa
  2. Mevzuat Merkezi
  3. Yargıtay
  4. Yargıtay Kararları
Yargıtay Kararı

Yargıtay 12. Hukuk Dairesi 2022/12744 E., 2023/5117 K.

Yargıtay 19.09.2023 Sayı: 2022/12744 E. - 2023/5117 K. 12. Hukuk Dairesi

12. Hukuk Dairesi 2022/12744 E. , 2023/5117 K.

\n\"İçtihat Metni\"

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ\t: ... Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi

Taraflar arasındaki memur işlemini şikayet nedeniyle yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince şikayetin reddine karar verilmiştir.

Kararın alacaklı tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine hükmedilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı alacaklı tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. ŞİKAYET

Alacaklı şikayet dilekçesinde; borçlu şirketin adi ortaklık payının haczine ve pay defterine işlenmesi için ortaklık temsilcisine bildirilmesi talebinde bulunduklarını, ancak icra müdürlüğünce talep yanlış yorumlanarak adi ortaklığa ait bir mal veya alacak üzerine haciz konulamayacağı gerekçesi ile talebin reddine karar verildiğini, borçlunun adi ortaklık payının haczedilemeyeceğine dair kanunda bir hüküm bulunmadığını ileri sürerek icra müdürlüğünün 21.02.2019 tarihli ret kararının kaldırılmasını ve adi ortaklığın Karayolları 12. Bölge Müdürlüğü nezdindeki doğmuş ve doğacak hak ve alacakları üzerine borçlu davalı şirketin payı oranında tedbir konulmasını talep etmiştir.

II. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; 6098 sayılı TBK'nın 638. maddesi (818 sayılı mülga BK'nın 534. maddesi) hükmüne göre; adi ortaklıkta, ortağın kişisel alacaklıları borçlu ortağın şirketteki kâr payını veya adi ortaklığın tasfiye edilmesi halinde borçluya isabet edecek tasfiye payını haczettirebileceği, adi ortaklığın tasfiye edilmesi halinde borçluya isabet edecek tasfiye payının da haczinin mümkün olduğu, ancak henüz adi ortaklığa ait kazancın ortaklar arasında taksim edilmediği veya ortaklığın tasfiyesi halinde borçlu ortağa isabet edecek tasfiye payının belirlenmediği bir aşamada, adi ortaklığın yaptığı işin karşılığında üçüncü kişiden alacağının haczinin mümkün olmadığı, icra müdürlük kararının usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesi ile şikayetin reddine karar verilmiştir.

III. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde alacaklı istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri

Alacaklı istinaf dilekçesinde; haciz talebinin borçlunun adi ortaklık payının haczi isteminden ibaret olduğunu, payın haczedilmeyeceğine dair de herhangi bir hüküm bulunmadığını, haciz talebinin kar payı kapsamında değil ortaklık payı kapsamında olması nedeniyle yerel mahkemece verilen hükmün usul ve yasaya aykırı olduğunu ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; adi ortaklıktaki ortaklardan birinin borcu sebebiyle adi ortaklıktaki payının 4721 Sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 701/2 maddesinde \"Elbirliği mülkiyetinde ortakların belirlenmiş payları olmayıp her birinin hakkı, ortaklığa giren malların tamamına yaygındır.\" şeklinde ifade edildiği üzere tüm mal ve haklara yaygın olduğundan haczinin mümkün olmadığı, el birliği mülkiyetine tabi bir eşyanın her bir zerresinde tüm ortakların hak sahibi olması sebebiyle haczin ancak tasfiye payı üzerine konulabileceği gerekçesi ile şikayetçinin istinaf dilekçesindeki \"haciz talebi kar payı kapsamında değil ortaklık payı kapsamındadır.\" ifadesi de dikkate alınarak İlk Derece Mahkemesi kararında yazılı gerekçelere göre istinaf sebepleri ile sınırlı olmak üzere ve kamu düzenine aykırılık bulunmayan karara yönelik istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.

IV. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde alacaklı temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Alacaklı, istinaf dilekçesindeki hususları tekrar etmek suretiyle Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Uyuşmazlık, memur işleminin iptali istemine yönelik şikayettir.

2. İlgili Hukuk

İİK'nın 16/2 ve TBK'nın 622, 623 üncü maddeleri.

3. Değerlendirme

1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup alacaklının temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

V. KARAR

Açıklanan sebeplerle;

Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 5311 sayılı Kanun ile değişik İİK'nın 364/2. maddesi göndermesiyle uygulanması gereken 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Alınması gereken 269,85 TL temyiz harcından, evvelce alınan harç varsa mahsubu ile eksik harcın temyiz edenden tahsiline,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

19.09.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Şirket kuruluşu ve şirket işlemleri

Şirket kuruluşu, pay devri, sermaye artırımı, genel kurul ve tasfiye işlemlerinde SMMM ekibimize danışın.

Şirket kuruluşu hizmetimiz

Mesajınız SMMM ekibimize iletilir.

Bu belge hakkında bize yazın Metinde hata mı gördünüz, sorunuz mu var?
Mesaj türü

İletişim bilgileri isteğe bağlı — size dönüş yapmamızı isterseniz doldurun.

Mesajınız yalnızca ekibimize iletilir, sayfada yayımlanmaz.
Kopyalandı