12. Ceza Dairesi 2025/4557 E. , 2026/3416 K.
\n\"İçtihat Metni\"MAHKEMESİ\t:Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI\t: 2021/41 E., 2024/88 K.
SUÇ\t: Sahte belge düzenleme
İNCELEME KONUSU
KARAR\t: Mahkumiyet
KANUN YARARINA BOZMA
YOLUNA BAŞVURAN\t: Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ\t: İlgili kararın kanun yararına bozulması
Artova Asliye Ceza Mahkemesinin, 14.05.2024 tarihli ve 2021/41 Esas, 2024/88 Karar sayılı kararına yönelik, Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 309/1. maddesi uyarınca, 09.04.2025 tarihli ve 94660652-105-60-5778-2025-Kyb sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 13.05.2025 tarihli ve KYB-2025/57106 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:
I. İSTEM
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 13.05.2025 tarihli ve KYB-2025/57106 sayılı kanun yararına bozma isteminin;
\"213 sayılı Vergi Usul Kanunu'na muhalafet suçundan sanık ...'ın anılan Kanun'un 359/b, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 43/1 ve 62/1. maddeleri uyarınca üç kez 2 yıl 13... gün hapis cezaları ile cezalandırılmasına dair Artova Asliye Ceza Mahkemesinin 20/03/2018 tarihli ve 2017/35 esas, 2018/55 sayılı kararının Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesinin 29/12/2020 tarihli ve 2018/2145 esas, 2020/2533 sayılı kararı ile bozulmasını müteakip, dosyanın yeniden ele alınması sonucu yapılan yargılama sonunda, sanığın 213 sayılı Kanun'un 359/b, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 43/1 ve 62/1. maddeleri uyarınca üç kez 3 yıl 1 ay 15 gün hapis cezaları ile cezalandırılmasına ilişkin Artova Asliye Ceza Mahkemesinin 14/05/2024 tarihli ve 2021/41 esas, 2024/88 sayılı kararını kapsayan dosya incelendi.
7394 sayılı Kanun'un 4. maddesi ile 213 sayılı Kanun'un 359. maddesine eklenen fıkrada yer alan, \"(Ek fıkra:8/4/2022-7394/4 md.) Bu maddede düzenlenen suçların birden fazla takvim yılı veya vergilendirme dönemi içinde aynı suç işleme kararının icrası kapsamında işlenmesi halinde, Türk Ceza Kanununun 43 üncü maddesi uygulanır.\" şeklindeki düzenleme nazara alındığında,
Dosya kapsamına göre,
1- 2012, 20 13... takvim yılları içerisinde ve her takvim yılı içerisinde değişik zamanlarda birden çok kez sahte belge düzenlediği anlaşılan sanık hakkında, temel cezanın belirlenmesini takiben, 7394 sayılı Kanun'un 4. maddesi ile 213 sayılı Kanun'un 359. maddesine eklenen fıkra uyarınca 5237 sayılı Kanun'un 43. maddesi kapsamında bir kez artırım yapılması gerektiği, bu kapsamda suçun birden fazla takvim yılında ve her takvim yılı içerisinde birden çok kez işlenmesi halinin temel cezanın tayininde yahut zincirleme suç hükümlerinin tatbikinde alt sınırdan uzaklaşma gerekçesi olarak kabul edilebileceği ve ancak teşdit sebebi yapılabileceği gözetilmeksizin, sanık hakkında üç kez zincirleme suç hükümleri uygulanmak suretiyle üç defa ceza tayin edilmesinde,
2-Kabule göre ise, sanık hakkında Artova Asliye Ceza Mahkemesinin 20/03/2018 tarihli kararının sanık ve Cumhuriyet savcısı tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine anılan Bölge Adliye Mahkemesi kararı ile bozulduğu nazara alındığında, aleyhe istinaf isteği olmadığından bozma öncesi tayin olunan cezanın sanık lehine kazanılmış hak teşkil edeceğinin anlaşılması karşısında, yeniden kurulan hükümde netice cezanın üç kez 2 yıl 13... gün olarak belirlenmesi gerekirken, üç kez 3 yıl 1 ay 15 gün hapis cezaları olarak belirlenmesi suretiyle fazla ceza tayin edilmesinde isabet görülmemiştir.\"
Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.
II. GEREKÇE
1.Artova Asliye Ceza Mahkemesinin 20.03.2018 tarihli ve 2017/35 Esas, 2018/55 Karar sayılı kararı ile hükümlü hakkında defter, kayıt ve belgeleri gizleme suçundan 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 359/a-2, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 62. maddeleri uyarınca dört kez 15 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, 2011, 2012, 2013, 2014 takvim yıllarında sahte belge düzenleme suçundan, 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 359/b, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 43/1 ve 62. maddeleri uyarınca dört kez 2 yıl 13... gün hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
2.Samsun Bölge Adliye Mahkemesinin 29.12.2020 tarihli ve 2018/2145 Esas, 2020/2533 Karar sayılı kararı ile sanık ve Cumhuriyet savcısının istinaf başvurusunun kabulü ile hükümlerin bozulmasına karar verilmiştir.
3.Bozma ilamı üzerine Artova Asliye Ceza Mahkemesinin 14.05.1014 tarihli ve 2021/41 Esas, 2024/88 Karar sayılı ilamı ile hükümlü hakkında; defter, kayıt ve belgeleri gizleme suçundan 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 359/a-2, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 62. maddeleri uyarınca 15 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, 2011 takvim yılında sahte belge düzenleme suçundan açılan kamu davasının zamanaşımı nedeniyle düşmesine, 2012, 2013, 2014 takvim yıllarında sahte belge düzenleme suçundan, 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 359/b, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 43/1 ve 62. maddeleri uyarınca üç kez 3 yıl 1 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiş, hükümler istinaf edilmeksizin 10.09.2024 tarihinde kesinleşmiştir.
4. Hüküm tarihinden önce 15.04.2022 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7394 sayılı Kanun’un 4 üncü maddesi ile 213 sayılı Kanun'un 359 uncu maddesinin son fıkrasından önce gelmek üzere; “Bu maddede yazılı fiillerle verginin ziyaa uğratıldığının tespit edilmesine bağlı olarak tarh edilen verginin, gecikme faizi ve gecikme zammının tamamı ile kesilen cezaların yarısı ve buna isabet eden gecikme zammının; soruşturma evresinde ödenmesi halinde verilecek ceza yarı oranında, kovuşturma evresinde hüküm verilinceye kadar ödenmesi halinde ise verilecek ceza üçte bir oranında indirilir. Tarh edilen vergi ve vergi aslına bağlı olarak kesilen cezanın bulunmadığı durumlarda verilecek ceza yarı oranında indirilir. Bu maddede düzenlenen suçların birden fazla takvim yılı veya vergilendirme dönemi içinde aynı suç işleme kararının icrası kapsamında işlenmesi halinde, Türk Ceza Kanununun 43 üncü maddesi uygulanır.\" fıkralarının eklendiği ve 7394 sayılı Kanun’un 6 ncı maddesi ile 213 sayılı Kanun'a eklenen geçici 34 üncü maddesinde de; \"Haklarında hüküm verilmiş olup da dosyası infaz aşamasında olanlar, 359 uncu maddede yazılı fiillerle verginin ziyaa uğratıldığının tespit edilmesine bağlı olarak tarh edilen verginin, gecikme faizi ve gecikme zammının tamamı ile kesilen cezaların yarısı ve buna isabet eden gecikme zammını, bu maddeyi ihdas eden Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten itibaren bir yıl içinde Hazineye ödedikleri takdirde 359 uncu maddede bu maddeyi ihdas eden Kanunla soruşturma evresi için yapılan etkin pişmanlık düzenlemesinden faydalanabilir.
Birinci fıkra hükümleri bu maddeyi ihdas eden Kanunun yayımı tarihinde soruşturma ve kovuşturma evresinde bulunan dosyalar hakkında da uygulanır. Bu takdirde, ödemenin hüküm verilinceye kadar yapılması şarttır.”
Hükümlerinin yer aldığı anlaşılmıştır.
5. Bu kapsamda dava konusu incelendiğinde; hükümlü hakkında 2012, 20 13... takvim yıllarında sahte fatura düzenleme suçunu işlediği iddia ve kabul olunan sanık hakkında, 7394 sayılı Kanun’un 4 üncü maddesi ile eklenen 213 sayılı Kanun'un 359 uncu maddesinin beşinci fıkrası gereğince 5237 sayılı Kanun'un 43 üncü maddesinin birinci fıkrasında yer alan zincirleme suç hükümleri uygulanmak suretiyle tek bir mahkûmiyet hükmü kurulması gerektiği gözetilmeden, sanığın her takvim yılı yönünden ayrı ayrı mahkûmiyetine karar verilmesi Kanun'a aykırı olup, ayrıca Artova Asliye Ceza Mahkemesinin 20.03.2018 tarihli kararının sanık ve Cumhuriyet savcısı tarafından istinaf edilmesi üzerine hükmün bozulduğu ancak aleyhe istinaf olmadığından bozma öncesi tayin edilen üç kez \"2 yıl 13... gün\" hapis cezasının da sanık lehine kazanılmış hak teşkil edeceğinin gözetilmemesi Kanun'a aykırı olup kanun yararına bozma talebi yerinde görülmüştür.
6. 213 sayılı Kanun'un 30 uncu maddesinin birinci fıkrası; \"Resen vergi tarhı, vergi matrahının tamamen veya kısmen defter, kayıt ve belgelere veya kanuni ölçülere dayanılarak tespitine imkan bulunmayan hallerde takdir komisyonları tarafından takdir edilen veya vergi incelemesi yapmaya yetkili olanlarca düzenlenmiş vergi inceleme raporlarında belirtilen matrah veya matrah kısmı üzerinden vergi tarh olunmasıdır. İnceleme raporunda bu maddeye göre belirlenen matrah veya matrah farkı resen takdir olunmuş sayılır.\", aynı Kanun'un 341 inci maddesinin birinci fıkrası; \"Vergi ziyaı, mükellefin veya sorumlunun vergilendirme ile ilgili ödevlerini zamanında yerine getirmemesi veya eksik yerine getirmesi yüzünden, verginin zamanında tahakkuk ettirilmemesini veya eksik tahakkuk ettirilmesini ifade eder.\" ve anılan Kanun'un 344 üncü maddesinin birinci ve ikinci fıkraları ise; \"341 inci maddede yazılı hallerde vergi ziyaına sebebiyet verildiği takdirde, mükellef veya sorumlu hakkında ziyaa uğratılan verginin bir katı tutarında vergi ziyaı cezası kesilir. Vergi ziyaına 359 uncu maddede yazılı fiillerle sebebiyet verilmesi halinde bu ceza üç kat, bu fiillere iştirak edenlere ise bir kat olarak uygulanır.
\" şeklinde düzenlemeler karşısında, defter ve belgelerin ibraz edilmemesi neticesinde gerçekleştirilen re'sen tarh işleminin vergi ziyaı olarak değerlendirilemeyeceği, defter, kayıt ve belgelerin ibraz edilmemesi neticesinde herhangi bir vergi ziyaı oluşmadığı gibi tarh edilen vergi ve vergi aslına bağlı olarak kesilen bir cezanın da bulunmadığı, söz konusu eylemden dolayı 213 sayılı Kanun'un 353/4. maddesi uyarınca kesilen özel usulsüzlük cezasının aynı Kanun'un 359. ve 371. maddelerinde belirtilen tarh edilen vergi ve vergi aslına bağlı olarak kesilen bir ceza olmadığı nazara alındığında; 213 sayılı Kanun'un 359. maddesine 7394 sayılı Kanun'un 4. maddesi ile eklenen \"Tarh edilen vergi ve vergi aslına bağlı olarak kesilen cezanın bulunmadığı durumlarda verilecek ceza yarı oranından indirilir.\" şeklindeki hüküm uyarınca, hükümlü hakkında defter, kayıt ve belgeleri gizleme suçu yönünden belirlenecek temel ceza üzerinden 1/2 oranında indirim uygulanması hususunun değerlendirilmesinin gerektiği gözetilmeden hüküm kurulması nedeniyle öncelikle belirtilen gerekçeyle kanun yararına bozma isteminde bulunup bulunulmayacağına ilişkin Adalet Bakanlığından görüş istenilmesine karar verilmiştir.
III. KARAR
1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE,
2. Artova Asliye Ceza Mahkemesinin 14.05.2024 tarihli ve 2021/41 Esas, 2024/88 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin üçüncü fıkrası gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA,
3. Gerekçe bölümünde tespit edilen husus yönünden kanun yararına bozma isteminde bulunulup bulunulmayacağının takdiri için dava dosyasının, Adalet Bakanlığına sunulmak üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
07.04.2026 tarihinde karar verildi.