1. Ana Sayfa
  2. Mevzuat Merkezi
  3. Yargıtay
  4. Yargıtay Kararları
Yargıtay Kararı

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2025/4223 E., 2026/1009 K.

Yargıtay 23.02.2026 Sayı: 2025/4223 E. - 2026/1009 K. 11. Hukuk Dairesi

11. Hukuk Dairesi 2025/4223 E. , 2026/1009 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ:... Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi

SAYISI : 2025/766 Esas, 2025/857 Karar

HÜKÜM : Esastan ret

İLK DERECE MAHKEMESİ: Bakırköy 3. Asliye Ticaret Mahkemesi

SAYISI : 2023/756 E., 2025/144 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

KARAR

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili ...'nun diğer davacı şirketin %100 pay sahibi olduğunu, payının %50 sinin davalı ...'e devri hususunda 21.08.2019 tarihinde Adi Ortaklık Protokolü imzalandığını, bu sözleşmenin 1. maddesinde şirketin tamamına 2.000.000,00 TL değer biçilip, 2. maddesinde de devre konu %50 paya karşılık davalı tarafça müvekkili ...'na 1.000.000,00 TL ödenmesinin kararlaştırıldığını, teminat olarak da davaya konu senedin verildiğini, senedin haksız olarak... 12. İcra Dairesinin 2019/33137 E. sayılı dosyası ile icraya konularak müvekkili şirketin işletme ruhsatına haciz konulduğunu, davalının kötüniyetli olduğunu ileri sürerek müvekkilinin... 12. İcra Dairesinin 2019/33137 E. sayılı icra dosyasına ve bu takibe konu 26.08.2019 vade tarihli 1.000.000,00 TL bedelli senet yönünden borçlu olmadığının tespitine, müvekkili lehine %20 oranında tazminatın tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı vekili sunduğu dilekçesinde; taraflar arasında akdedilen adi ortaklık protokolüne göre müvekkilinin davacı şirkete %50 pay ile ortak olması karşılığında davacı ...'na 1.000.000,00 TL ödeme yapılmasının kararlaştırıldığını, müvekkili tarafından 1.000.000,00 TL ödemenin, elden nakit, banka havalesi (veya EFT) yoluyla ve hisse devir bedelinden mahsup edilmek üzere yapıldığını, yapılan ödemelerin davacı ...'nun da imzası bulunan ... carisinde göründüğünü, müvekkilinin adi ortaklık protokolünden kaynaklanan edimlerini yerine getirdiğinin 09.09.2020 tarihli anlaşma ile açıkça sabit olduğunu, şirketin ticaret sicilinde kayden tamamı davacı adına görünen ve fakat gerçekte müvekkiline ait olan yüzde 50 hissesinin adi ortaklık protokolünün 7. maddesine aykırı olarak müvekkilinin yazılı onayı olmaksızın bir başkasına devredildiğini ileri sürerek davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı tarafından şirketin % 50 hissesi karşılığı yapılan ödemelerin, davacı ...'nun imzası bulunan 09.09.2020 tarihli anlaşma içeriğinde yer alan ve davalı ile davacı ... arasındaki hisse devir bedeli ödemelerini içeren "Celal Bey carisi" başlıklı hesap ekstresi içerisinde taraflarca mutabakat altına alındığı, davalının sunduğu dilekçe ve ekinde ödeme belgelerinin bulunduğu, davalı yanca toplam 1.087.050,43 TL tutarında ödeme yapıldığının işbu belgeler yoluyla davacı ... tarafından kabul edildiği, davalı tarafın, Adi Ortaklık Sözleşmesi’nin 2. maddesi uyarınca üstlendiği 1.000.000,00 TL tutarındaki pay devir bedelini ödediğinin karara elverişli bilirkişi heyet kök ve ek raporuyla sabit olduğu, davalının, davacının sözleşmenin 8. maddesine aykırı davranışı nedeniyle 1.000.000,00 TL tutarındaki senedi icra takibine konu edebileceği gerekçeleriyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm, davacılar vekilince istinaf edilmiştir.

IV. İSTİNAF

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, taraflar; "davacı ...'nun davacının şirketteki paylarının yarısını davalının göstereceği kişiye istediğinde devir edeceği, davacı şirketin yarısının davalıya ait olduğu" hususunda anlaşmış iseler de limited şirket payının devri veya devri vaadinin imzalarının noterce onanması şartının geçerlilik koşulu olduğu, dava konusu sözleşmenin anılan şartı taşımadığı, tarafların sözleşmeyi "adi ortaklık protokolü" olarak adlandırmalarının sonucu etkilemediği, sözleşmenin geçersizliği nedeniyle davacının pay devri karşılığı aldığı bedelleri sebebsiz zenginleşme kurallarına göre iade ile yükümlü olduğu, davacıların bir taraftan %50 hissenin devrine hazır olduğunu belirtirken diğer yandan cari hesap ekstresi imzalı belgenin geçerliliği olmadığını ileri sürmekte ise de, belge üzerindeki davacı imzasının inkar edilmediği, ödemelerin büyük oranda banka havaleleri ile yapıldığı, yine ödemelerin tarih itibriyle protokol kapsamında yapılan ödemeler olduğunun kabulü gerektiği, davalının, davacıya yapacağı ödemeleri teminat altına almak üzere dava konusu senedi aldığı, davacı tarafın rızasıyla protokolde kararlaştırıldığı şekilde icra takibine konu edildiği, protokol ile belirlenen takip hususu nedeniyle teminat senedinin takibe konu edilemeyeecğinin ileri sürülmesinin iyiniyet kurallarına aykırılık taşıyacağı, senedin de bedelsiz olmadığı gerekçesiyle davacılar vekilinin istinaf isteminin esastan reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekilince temyiz edilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Dava ve Hukuki Nitelendirme

Dava; davacılar tarafından davalıya adi ortaklık protokolü nedeniyle verildiği iddia olunan bir adet teminat senedine dayalı başlatılan takip nedeniyle borçlu olmadığının tespitine ilişkindir.

B. Değerlendirme ve Gerekçe

Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.

VI. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacılar vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, 23.02.2026 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.

Şirket kuruluşu ve şirket işlemleri

Şirket kuruluşu, pay devri, sermaye artırımı, genel kurul ve tasfiye işlemlerinde SMMM ekibimize danışın.

Şirket kuruluşu hizmetimiz

Mesajınız SMMM ekibimize iletilir.

Bu belge hakkında bize yazın Metinde hata mı gördünüz, sorunuz mu var?
Mesaj türü

İletişim bilgileri isteğe bağlı — size dönüş yapmamızı isterseniz doldurun.

Mesajınız yalnızca ekibimize iletilir, sayfada yayımlanmaz.
Kopyalandı