1. Ana Sayfa
  2. Mevzuat Merkezi
  3. Yargıtay
  4. Yargıtay Kararları
Yargıtay Kararı

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2025/2720 E., 2025/7801 K.

Yargıtay 25.12.2025 Sayı: 2025/2720 E. - 2025/7801 K. 11. Hukuk Dairesi

11. Hukuk Dairesi 2025/2720 E. , 2025/7801 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi

SAYISI : 2023/1028 Esas, 2025/361 Karar

HÜKÜM : Esastan ret

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili ve davalılar vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

KARAR

I. DAVA

Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ...'ün diğer müvekkili...İnş. ve Dış Tic. Ltd. Şti.'nin halihazırda tek ortağı olduğunu, müvekkili şirketin eski ortağı davalı ...'ın ortaklık ilişkisinin sona ermesi neticesinde tek ortağı olduğu ...Tic. Ltd. Şti.'nin unvanını 28.03.2017 tarihinde iltibasa ve karışıklığa neden olacak şekilde .... ve Dış Tic. Ltd. Şti. olarak değiştirerek, müvekkilinin markasını taklit ettiğini, davalının müvekkili şirkette çalıştığı dönemde edindiği müşteri bilgileri, projeler, fiyatlandırmalar ve tedarikçiler gibi birçok bilgiyi ortaklıktan ayrıldıktan sonra kendi menfaatine kullandığını, davalının, müvekkilinin müşterilerine ortaklıktan ayrıldığını belirtmeden hizmet vermeyi devam ettirdiğini, projeleri müvekkili tarafından çizilen birçok işin (..., ...Spor Salonu gibi) iltibas yaratmak suretiyle davalı tarafça sürdürüldüğünü, müvekkili şirkette çalışan mimar ...'nın geçerli bir neden olmaksızın müvekkili şirketten ayrıldığını ve daha sonra davalı şirkette çalışmaya başladığını, bu durumun da haksız rekabet yarattığını, her iki şirketin unvanlarının bir harf dışında aynı olması ve müvekkili şirket çalışanı ...'nın aynı proje için aynı konularda her iki şirkette de yazışma yapması nedeniyle üçüncü kişilerin iki şirketi doğal olarak karıştırdığını, davalı şirkete ait sosyal medya hesaplarında müvekkili şirkete ait eser niteliğindeki işlerin tanıtım ve reklam amacıyla kullanıldığını, bu durumun da açıkça haksız rekabete sebebiyet verdiğini ileri sürerek davalıların, davacıya ait markaya tecavüzünün tespiti, men'i ile davalı şirket tarafından kullanılan logonun terkinine, davalının haksız rekabet teşkil eden eylemlerinin tespitine ve men'ine, şimdilik 10.000,00 TL maddi, 10.000,00 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili ...'ün mimar olduğunu, davacı ...'ün ise tarafların bir araya geldiği dönemde mobilyacılık yaptığını, müvekkili ...'ün mimarlık konusundaki bilgi ve deneyimi ile davacı ...'ün maddi olanaklarını bir araya getirerek iş yapma gayesi ile ilişki kurduklarını, tarafların zamanla ... Gıda adında bir şirket daha kurduklarını, taraflar arasındaki ortaklığın, anlaşmazlıkların artması sebebiyle müvekkilinin isteği ve ortak mutabakat ile ortaklığın sona erdirildiğini, ... Mimarlık'ın davacıda, ... Gıda'nın ise müvekkilinde kalmasına karar verildiğini, daha sonra müvekkilinin ... Gıda'nın unvanını ... Mimarlık olarak değiştirdiğini, müvekkilinin iltibas amacı olmadığını, yalnızca bir hafta ...adıyla faaliyet gösterdikten sonra, sadece sözlü uyarılma sonrasında unvanını ... Mimarlık olarak değiştirdiğini, bir haftada davacının kâr kaybından bahsedilemeyeceğini, “...” unvanının kullanıldığı kısa sürede maillerde yer verilen logo ile ... Mimarlık'a ait logonun birbirinden tamamen farklı olduğunu, davacının dilekçesinde belirttiği ... ve ... Spor Salonu projelerinde müşterilerin tarafların ortaklık ilişkisinin bittiği hususunda bilgilendirildiğini ve özgür iradeleri ile müvekkilini seçtiklerini, taraflar arasında ve ... ile davacı arasında rekabet yasağı sözleşmesi olmadığını, müvekkiline ait “...” markasının tescilli olduğunu ve iltibas incelemesinin tescil başvurusu sırasında yapıldığını, iltibas olmadığından markanın tesciline karar verildiğini savunarak davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı şirketin ortakları olan davacı ... ile davalı ...'ün iç mimarlık faaliyetinde bulundukları, davalı ...'ün mimari projelerle, davacı ...'ün ise mobilya üretimi ile ilgilendikleri, daha sonra ortaklıklarını sonlandırmaya karar verdikleri, davacı şirket ile bağlantılı olan ve gıda işiyle iştigal eden ... Gıda Sanayi Ticaret Limited Şirketi'nin ...'e verildiği, davacı şirketin ise ...'te kaldığı, ancak tanık anlatımları ile tespit edildiği üzere ortaklık sona erdirilirken davalı ...'ün iç mimarlık faaliyetine devam edeceğinin her iki tarafça da kabul edildiği, zira davacı şirketin elinde bulunan ve devam eden işlerle ilgili aralarında paylaşım yapıldığı, ... işiyle ilgili şirket sahibini birlikte arayarak kiminle çalışmak isterse onunla çalışabileceğini bildirdikleri, ...'nin sahibinin davalı ile çalışmak istediğini beyan ettiği, ancak ortaklık ilişkisi sonlandıktan sonra davalı ...'ün ... Gıda Sanayi Ticaret Limited Şirketi'nin ticaret unvanını 28.03.2017 tarihinde ... Sanayi Ticaret Limited Şirketi olarak değiştirerek iç mimarlık faaliyetlerine bu unvanla devam ettiği, davacının gerek ticaret unvanının gerekse tescilli markasının esas unsurunun "..." ibaresinden oluştuğu, davalı ...'ün ticaret unvanında kullandığı "..." ibaresinin yalnızca bir harf eksik olduğu, özgün bir marka olan davacı şirkete ait 2015/... sayılı "... +şekil" markası ile davalı şirketin ticaret unvanının iltibasa neden olacak derecede benzediği, tarafların markalarını hitap ettikleri ortalama tüketicilerin markaları karıştırabilecekleri, her iki şirket arasında bağlantı olduğunu düşünebilecekleri, davalıların bu eyleminin marka haklarına tecavüz niteliğinde olduğu, davalı şirketin ticaret unvanının 10.04.2017 tarihinde bu kez ... İnşaat ve Gıda San. Ltd. Şirketi olarak değiştirildiği ve "..." ibaresinin gerek davalı şirketin ticaret unvanında, gerekse ticari faaliyetlerinde marka olarak kullanımına son verildiği, logolar arasında benzerlik bulunmadığının tespit edildiği, bu durumda markanın sahibi olan davacı şirket ile şirketin tek ortağı ve marka üzerinde hak sahibi olan ...'ün "..." ibaresinin kullanıldığı 28.03.2017-10.04.2017 dönem için 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (SMK) 149. maddesi uyarınca maddi ve manevi tazminat talep edebilecekleri, alınan bilirkişi raporu ile SMK'nın 151/2-a hükmü uyarınca bu dönemde davacı şirketin 24.147,77 TL gelir elde ettiğinin tespit edildiği, ayrıca marka hakkına tecavüzün devam ettiği süre, davalı ...'ün davacı şirkette de iç mimarlık faaliyetlerini yürütmesi nedeniyle kendi tecrübesinin de aldığı işlere katkısı, tarafların ticari hacimlerine, davalıların kusuruna göre 10.000,00 TL manevi tazminatın hakkaniyete uygun olduğu, davalı ...'ün de davalı şirketin yetkilisi olarak bu zarardan sorumlu tutulduğu, haksız rekabet iddiası yönünden ise; davalı şirketin ... Limited Şirketi olan ticaret unvanını 28.03.2017 tarihinde ... Sanayi Ticaret Limited Şirketi olarak değiştirdiği, davacı şirketin ticaret unvanı ile benzerliğinden dolayı her iki şirketin bağlantılı olduğunun düşünülebileceği, davalı şirketin iş ürünleri ve ticari faaliyetlerinin davacı şirket ile karıştırılabileceği, bu nedenle haksız rekabet teşkil ettiği, ayrıca davalıya ait ... isimli Instagram hesabında daha önce davacının bummarchitecture isimli Instagram hesabında yayınlanan 5 adet resmin aynen yer aldığının tespit edildiği, bu durumun da 5846 sayılı Fikri ve Sanat Eserleri Kanunu'nun (FSEK) 84/3 hükmü ve 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (TTK) 55. maddesi uyarınca haksız rekabet teşkil ettiği, TTK'nın 56. maddesi kapsamında haksız rekabete uğrayanın maddi tazminat talep edebileceği, davalı ...'ün uzun yıllar davacı şirkette iç mimarlık faaliyetlerini yürüten bir kişi olması nedeniyle kendisine ait bir müşteri çevresinin mevcut olması, bazı işlerin ortaklığın bozulması sırasında davalı ... tarafından yapılmasına davacıların rıza göstermeleri de göz önüne alındığında, bu dönemde davalı şirketin elde ettiği gelirin tamamını haksız rekabet nedeniyle elde ettiğinin kabul edilemeyeceği, bu nedenle 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (TBK) 50. maddesi uyarınca hakkaniyete uygun bir maddi tazminat belirlenmesi gerektiği, bunun dışında kalan davacı şirkette çalışan mimar ...'nın işinden ayrılarak davalı şirkette çalışmaya başlamasına ... ile ... şirketine ait işlerin davalı şirket tarafından yapılmasına dayalı haksız rekabet iddialarının davacı tarafça ispat edilemediği gerekçeleriyle davanın kısmen kabulüne, davalı şirketin davacı adına tescilli 2015/38093 tescil numaralı "... artcitecture&design+şekil" markası ile iltibasa neden olacak derecede benzer olan "... İnşaat ve Dış Ticaret Limited Şirketi" ticaret unvanını markasal olarak kullanmak suretiyle davalıların davacıya ait marka haklarına tecavüz ettiklerinin tespitine, markaya tecavüzün men'ine, davalıların "bum" ibaresini markasal olarak kullanmalarının yasaklanmasına, davalı şirketin bir süre "... Dış Ticaret Limited Şirketi" ticaret unvanını kullanmak, davacıya ait işlerin resimlerini instagram hesabında yayınlamak suretiyle davalıların haksız rekabette bulunduklarının tespitine ve haksız rekabetin men'ine, markaya tecavüz nedeniyle 24.147,77 TL, haksız rekabet nedeniyle 50.000,00 TL olmak üzere toplam 74.147,77 TL maddi tazminat ile 10.000,00 TL manevi tazminatın 28.03.2017 tarihinden itibaren işleyecek ticari reeskont faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, davacının fazlaya ilişkin taleplerinin reddine karar verilmiş, hüküm, davacılar vekili ve davalılar vekili tarafından istinaf edilmiştir.

IV. İSTİNAF

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı şirketin ünvan değiştirerek, davacının "... +Şekil" markasının esas unsuru olan "..." ibaresindeki bir harf eksiltilerek ..." şeklinde 28.03.2017-10.04.2017 tarihleri arasında kullanarak iltibasa neden olduğu, bu durumun davacının marka haklarına tecavüz oluşturduğu, söz konusu dönemdeki davalı şirket kullanımları nedeniyle maddi ve manevi tazminat koşullarının oluştuğu, tecavüz nedeniyle hükmedilen maddi ve manevi tazminat tutarlarında bir isabetsizlik bulunmadığı, alınan bilirkişi raporları ile, davalıya ait ... isimli instagram hesabında daha önce davacının bummarchitecture isimli instagram hesabında yayınlanan 5 adet resmin aynen yer aldığının tespit edildiği, bu resimlerin kullanılmasının FSEK'in 84/3 hükmü ve TTK'nın 55. maddesi uyarınca haksız rekabet teşkil ettiği, bunun dışında kalan davacı şirkette çalışan mimar ...'nın işinden ayrılarak davalı şirkette çalışmaya başlamasına ... ile ...'ye ait işlerin davalı şirket tarafından yapılmasına dayalı haksız rekabet iddialarının davacı tarafça ispat edilemediği, maddi olgunun tespitine dair ceza mahkemesi kararının hukuk hakimini bağlayacağı, davacı tarafa ait yapılan işlerin davalı tarafa ait instagram sayfasında yayınlanmasına dayalı haksız rekabet nedeniyle maddi ve manevi tazminat koşullarının oluştuğu, buna ilişkin maddi tazminat miktarının TBK'nın 50. maddesi uyarınca mahkeme tarafından belirlenmesinde ve hükmedilen maddi ve manevi tazminat tutarlarında bir isabetsizlik bulunmadığı gerekçesiyle davacılar vekili ile davalılar vekilinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiş, hüküm, davacılar vekili ile davalılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Dava ve Hukuki Nitelendirme

Dava, marka hakkına tecavüzün tespiti ve men'i ile davacıya ait bazı işlerin davalı tarafça bitirilmesi, davacıya ait iş yerinde çalışan mimarın davalı şirkette çalıştırılmaya başlanması, davalının davacıya ait işlerin kendi işleriymiş gibi kendi instagram hesabında fotoğraflarını yayınlamak suretiyle gerçekleştiği iddia olunan haksız rekabetin tespiti ve men'i, maddi ve manevi tazminat istemlerine ilişkindir.

B. Değerlendirme ve Gerekçe

Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.

VI. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, taraf vekillerinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden davalılara yükletilmesine, temyiz harcı peşin alındığından davacılardan başkaca harç alınmasına mahal olmadığına, 25.12.2025 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.

Bu belge hakkında bize yazın Metinde hata mı gördünüz, sorunuz mu var?
Mesaj türü

İletişim bilgileri isteğe bağlı — size dönüş yapmamızı isterseniz doldurun.

Mesajınız yalnızca ekibimize iletilir, sayfada yayımlanmaz.
Kopyalandı