1. Ana Sayfa
  2. Mevzuat Merkezi
  3. Yargıtay
  4. Yargıtay Kararları
Yargıtay Kararı

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2025/1954 E., 2025/6849 K.

Yargıtay 19.11.2025 Sayı: 2025/1954 E. - 2025/6849 K. 11. Hukuk Dairesi

11. Hukuk Dairesi 2025/1954 E. , 2025/6849 K.

\n\"İçtihat Metni\"MAHKEMESİ\t: Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi

SAYISI\t: 2022/915 Esas, 2024/1467Karar

HÜKÜM\t: Yeniden esas hakkında hüküm kurulması suretiyle davanın reddi

İLK DERECE MAHKEMESİ\t: Ankara 11. Asliye Ticaret Mahkemesi

SAYISI\t: 2020/213 E., 2022/164 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı Yargıtayca duruşma istemli olarak davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne, dava, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 369/2 hükmü gereğince miktar veya değer söz konusu olmaksızın duruşmalı olarak incelenmesi gereken dava ve işlerin dışında bulunduğundan duruşma isteğinin reddine karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

KARAR

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalı şirkette müdür sıfatıyla ortak olduğunu, şirketin diğer ortaklarının kendi lehlerine işlemler yapmak suretiyle müvekkilini maddi ve manevi açıdan kullanarak zor durumda bıraktıklarını, müvekkilinin mali haklarının ihlal edildiğini, şirketin kötü yönetilerek zarara uğratıldığını, ortaklık ilişkisinin çekilmez bir hal aldığını, taraflar arasındaki güven ilişkisinin zedelendiğini ileri sürerek davacının, şirket ortaklığından çıkmasına karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde, davanın diğer şirket ortaklarına karşı da açılması gerektiğini, yasanın aradığı ortaklıktan çıkma şartlarının mevcut olmadığını, davacının 2014 yılından itibaren müdür sıfatını taşıdığını, davacının iddialarının hukuki dayanağının bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı şirketin karar defterine ve ticaret sicil kaydına göre 14.03.2014 tarihli karar ile davacı ve dava dışı ...'ın 10 yıl için şirket müdürü seçildiği ve münferiden imzalarıyla şirketi temsile yetkili kılındıkları, 03.04.2014 tarihli karara göre de davacının, davalı şirketin müdürler kurulu başkanlığına seçildiği, dava tarihi itibarıyla davacının halen davalı şirketin müdürü olduğu, görülen alacak davalarının ortakların ciddi şekilde anlaşamadığını, ortaklar arasında husumet oluştuğunu, artık bir araya gelmelerinin zorluğunu kanıtladığı, davacının şirkete ortak olduğu tarih ile dava tarihi esas alındığında davacının 137.717,33 TL çıkma bedeli talep edebileceği gerekçesiyle davanın kabulüne, davacının davalı şirket ortaklığından haklı sebeple çıkmasına izin verilmesine, 137.717,33 TL çıkma payı alacağının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş, hüküm, taraf vekillerince istinaf edilmiştir.

IV. BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı şirket imza sirkülerinden, davacı ve dava dışı ...'ın davalı şirketin münferiden temsile yetkilileri olduklarının anlaşıldığı, şirketin 14.03.2014 tarihli genel kurul kararıyla, anılan hisse devirlerinin kabulüne, davacı ve ...'ın %50'şer hisseli ortak olduklarına, her iki ortağın da davalı şirketi münferiden temsile yetkili olmalarına, 03.04.2014 tarihli genel kurul kararıyla ise davacının müdürler kurulu başkanlığına getirilmesine karar verildiği, davaların tarafları ve konuları gözetildiğinde Ankara 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2017/408 E. sayılı dosyası dışında kalan diğer davaların şirket ortağı olmayan taraflar ve/veya şirketin diğer ortağı ile ortak olmayan taraflar arasında görüldüğü, iddiaların şahsi borç ilişkilerine ilişkin bulunduğu, Ankara 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2017/408 E. sayılı dosyasında davacı, davalı sıfatıyla yer almakta ise de, anılan dosyadaki iddiaların ortak olan ... aleyhine şahsi borç ilişkisine dayalı olarak ileri sürüldüğü, davanın, ortaklar arasında görülmekte olan ve şahsi husumet gerektiren bir dava niteliği taşımadığı, davacı tarafından ileri sürülen olayların 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 638. maddesi uyarınca haklı neden olarak kabul edilemeyeceği, mezkur davalarda ileri sürülen hususların şahsi alacak niteliğinde bulunduğu, anılan davaların ortaklar arasında olmadığından şirket ortakları arasında güveni zedeleyen nitelik taşımayacağı, şirket ortaklığından çıkma için haklı neden oluşturmayacağı, davacının, davalı şirket ortaklığından çıkma için kendisinden kaynaklanmayan haklı sebeplerin oluştuğunu usulüne uygun delillerle ispatlayamadığı gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın reddine, kararın kaldırma gerekçesi gözetilerek davacı vekilinin istinaf itirazlarının esastan reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekilince temyiz edilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Dava ve Hukuki Nitelendirme

Dava, haklı nedenle limited şirket ortaklığından çıkma istemine talebine ilişkindir.

B. Değerlendirme ve Gerekçe

İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik olarak yapılan istinaf başvurusu üzerine 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355. vd. maddeleri kapsamında yöntemince yapılan inceleme sonucunda Bölge Adliye Mahkemesince esastan verilen nihai kararda, dosya kapsamına göre saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kurallarına aykırı bir yön olmadığı gibi aynı Kanun'un 369/1 hükmü ve 371. maddesinin uygulanmasını gerektirici nedenlerin de bulunmamasına göre usul ve yasaya uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.

VI.SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, temyiz harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına mahal olmadığına, 19.11.2025 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.

Şirket kuruluşu ve şirket işlemleri

Şirket kuruluşu, pay devri, sermaye artırımı, genel kurul ve tasfiye işlemlerinde SMMM ekibimize danışın.

Şirket kuruluşu hizmetimiz

Mesajınız SMMM ekibimize iletilir.

Bu belge hakkında bize yazın Metinde hata mı gördünüz, sorunuz mu var?
Mesaj türü

İletişim bilgileri isteğe bağlı — size dönüş yapmamızı isterseniz doldurun.

Mesajınız yalnızca ekibimize iletilir, sayfada yayımlanmaz.
Kopyalandı