11. Hukuk Dairesi 2025/149 E. , 2025/5023 K.
\n\"İçtihat Metni\"MAHKEMESİ\t: Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi
SAYISI\t: 2023/1605 Esas, 2024/2017 Karar
HÜKÜM\t: Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ\t: ... Asliye Hukuk Mahkemesi
\t (Asliye Ticaret Mahkemesi sıfatıyla)
SAYISI\t: 2022/187 E., 2023/115 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı Yargıtayca duruşma istemli olarak davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne, dava, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 369/2 hükmü gereğince miktar veya değer söz konusu olmaksızın duruşmalı olarak incelenmesi gereken dava ve işlerin dışında bulunduğundan duruşma isteğinin reddine karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacı ile davalıların ... ... İnş. Ltd. Şti.'nin ortakları olduğunu, bir süredir ortaklar arasında uyuşmazlık başladığını, şirketin mevcut mal varlığının ve yapılmakta olan işten ortaklara düşebilecek meblağın belirlenmesinde ciddi anlaşmazlıkların doğduğunu, bu nedenlerle şirket işlerinin aksadığını, bu bakımdan davacının hisse itibariyle diğerlerinden az hissenin sahibi olması nedeniyle şirket ortaklığından ayrılmasına izin verilmesini talep ettiğini belirterek davacının ortaklıktan çıkmasına izin verilmesi ile davacıya ait hisselerin karşılığı olarak şimdilik 50.000,00 TL tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davanın ... ... İnşaat Ltd. Şti. aleyhine açılması gerektiğinden husumet yönünden gerçek kişi davalılar için davanın reddinin gerektiğini, davacının şirket ortaklar kurulunun 28.06.2012 tarihli kararı ile ortaklıktan çıkarıldığını, buna ilişkin kararın Ticaret Sicil Gazetesinde ilan edildiğini, davalı ortak olmadığından davanın konusuz kaldığını, bu nedenle ortaklıktan çıkma ve mal varlığından pay talep etme hakkı olmadığını, davacının keyfi tavırları nedeniyle şirketin zarara uğradığını, şirkete ait aracın davacı tarafından aylardır özel işlerde kullanıldığını, tüm taleplere rağmen iade etmediğini, davacıya sermaye borcunu ödemesi için ihtarname çekildiğini ve bu ihtarnamenin kendisine tebliğ edildiğini, ancak davacının sermaye borcunu ödemediğini, davacının bu sermaye borcunu ödememesi nedeniyle ortaklıktan çıkarıldığını, karar gereğince ...'in 1800 payının 900 payının ...'ya, 900 payının ise ...'ya devredildiğini, şirket payları yeniden düzenlenerek 3780 paya karşılık 94.500,00 TL'si ... ve 3420 paya karşılık 85.500,00 TL'si ... tarafından taahhüt edildiğini ve tamamının nakden ödendiğini, davacının şirket ortaklığından doğan tüm temsil yetkilerinin kaldırıldığını davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava tarihinin 15.06.2012 tarihi olduğu ve davalı şirket esas mukavelesinde ortağın çıkması hakkında bir hüküm öngörülmediği dikkate alındığında, uyuşmazlığa 6762 Sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6762 sayılı Kanun) uygulanması gerektiği, şirket ortaklarının davada taraf sıfatları bulunmadığı, davanın davalı şirkete yöneltilmesi gerektiği, taraflar arasındaki güven ilişkisinin ortadan kalktığı, buna bağlı olarak ortaklığın tam bir anlaşma içerisinde ilişkinin devamının sağlanamayacağı, bu durumun ortaklık ilişkisini çekilmez hale getirdiği, dürüstlük kuralına göre ortaklık ilişkisinin sürdürülmesinin artık davacı ortaktan beklenemeyeceği ve davacı ...'in 6762 sayılı Kanun'un 551/2 hükmü uyarınca ortaklıktan çıkmasına müsaade edilmesini gerektirir haklı sebebinin mevcut olduğu, davacının pey akçesi alacağı bakımından yapılan değerlendirme de ise dosyaya mübrez ve denetime elverişli olduğu değerlendirilen 01.02.2023 havale tarihli heyet raporunda şirketin karar tarihine en yakın tarihteki mal varlığı değerine göre davacının davalı şirketten herhangi bir alacağı olmayıp azalan öz sermayenin yerine konulması için davalı şirkete 158.874,56 TL borcunun olduğu tespit edildiğinden ayrılma akçesi alacağı bulunmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabul kısmen reddine, davanın davalı ... ve ... yönünden usulden reddine, davanın davalı ... ... ........................... ve Dış Ticaret Ltd. Şti. yönünden kısmen kabul kısmen reddine, davacı ...'in şirket ortaklığından çıkmasına izin verilmesine, ayrılma akçesi alacağı talebinin esastan reddine karar verilmiş, karar, davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir.
IV. İSTİNAF
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile kararın usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf talebinin esastan reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Dava ve Hukuki Nitelendirme
Dava, ortaklıktan çıkmaya izin ve pey akçesi talebine ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
VI. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, 10.07.2025 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.