1. Ana Sayfa
  2. Mevzuat Merkezi
  3. Yargıtay
  4. Yargıtay Kararları
Yargıtay Kararı

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2023/5960 E., 2024/7196 K.

Yargıtay 08.10.2024 Sayı: 2023/5960 E. - 2024/7196 K. 11. Hukuk Dairesi

11. Hukuk Dairesi 2023/5960 E. , 2024/7196 K.

\n\"İçtihat Metni\"MAHKEMESİ\t: İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi

SAYISI\t: 2021/35 E., 2023/1245 K.

HÜKÜM\t: Davanın kısmen kabulü

İLK DERECE MAHKEMESİ\t: İstanbul Anadolu 3. Asliye Ticaret Mahkemesi

SAYISI\t: 2017/233 E., 2020/156 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

KARAR

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalı şirketin hissedarı olduğunu, davalı şirketin 01.12.2016 tarihli olağan genel kurul toplantısına vekili marifetiyle katıldığını, iyi niyet kurallarına aykırı ve ayrıca mahkeme kararlarını yok sayan kararlara karşı olumsuz oy kullandığını, ancak diğer hissedarların yönetimde yer almaları nedeniyle itirazlara rağmen şirketin zarara uğramasını gözardı ederek kendi menfaatleri uğruna kanuna ve afaki iyi niyet kurallarına aykırı karar aldıklarını, yönetim kurulu üyelerinin 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) 436 ncı maddesinin ikinci fıkrası hükmüne aykırı olarak oy kullandıklarını, bu nedenle anılan Yasa hükmüne aykırı olarak alınan 3, 4 ve 5 numaralı kararların iptalinin gerektiğini, aynı toplantının 7 numaralı kararı ile yönetim kurulu üyelerinin her birine 10.000,00 TL huzur hakkı ödenmesine karar verildiğini, icrai hiçbir faaliyeti bulunmayan şirketin gelirinin yarısından fazlasının huzur hakkı adı altında şirket için hiçbir mesai harcamayan yönetim kurulu üyelerine ödenmesinin dürüstlük kuralına aykırı olduğundan iptalinin gerektiğini ileri sürerek davaya konu genel kurul toplantısında alınan 2015 yılı faaliyet raporunun kabulüne dair 3 numaralı, 2015 yılı bilanço ve kar/zarar hesaplarının kabulüne dair 4 numaralı, yönetim kurulu üyelerinin ibrasına dair alınan 5 numaralı, kâr payının kısıtlı ve gecikmeli olarak ödenmesine dair 6 numaralı ve yönetim kurulu üyelerine 10.000,00 TL huzur hakkı ödenmesine dair 7 numaralı kararların iptaline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacı tarafın daha evvel ortaklıktan çıkarılma davası ikame ettiğini, işbu davanın bekletici mesele yapılması gerektiğini, davacının dava dilekçesinde ileri sürdüğü iddialarının hiçbir hukuki dayanağının bulunmadığını, 6102 sayılı Kanun'un 436 ncı maddesi hükmünün yalnızca ibraya ilişkin bir madde olduğunu, davacı tarafın bahse konu kâr payı dağıtımı kararına olumsuz oy kullanmamaları nedeniyle iptal davası açma hakkının hukuken mevcut olmadığını, davacı tarafın hukuka aykırı bir şekilde alınan bilirkişi raporunun delil niteliğinde sunulmasınının davacının kötüniyetli olduğunu gösterdiğini savunarak davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesince, davanın üç aylık hak düşürücü süre içerisinde açıldığı, dava ve karar tarihi itibariyle davacının davalı şirketin ortağı olarak aktif husumetinin bulunduğu, davacının sadece 7 numaralı kararda muhalif olduğunu belirttiği ve tutanağa geçirttiği, diğer maddeler yönünden muhalefet belirtilmediği, bu nedenle 3 ve 4 numaralı kararlarla ilgili dava açılamayacağı, davacı ibraya ilişkin 5 numaralı karara muhalefet sunmamış ise de 6102 sayılı Kanun'un 436 ncı maddesinin emredici nitelikte olması nedeniyle oy yoksunluğunun bulunup bulunmadığının her yönetim kurulu üyesi açısından ayrı ayrı resen değerlendirilmesi gerektiği, yönetim kurulu üyelerinin kardeş olması nedeniyle birbirlerinin oylamalarında oy hakkına sahip olduğu, ayrı ayrı oylama yapıldığından ibra kararı için gerekli çoğunluğun sağlandığı, bu nedenle davacının bu maddeye ilişkin itirazının haklı olmadığı, genel kurulun 7. maddesinde yönetim kurulu üyelerinin her birine aylık 10.000,00 TL huzur hakkı tanındığı, bilirkişi raporunda tespit edildiği gibi 10.000,00 TL ücretin davalı şirketin ortaklık yapısına ve mali durumuna göre yüksek bir tutar olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 01.12.2016 tarihli 2016 yılına ait olağan genel kurulun 7 numaralı yönetim kurulu üyelerine huzur hakkı ödenmesine ilişkin kararın iptaline, diğer maddelerin iptali taleplerinin reddine karar verilmiş, karar taraf vekillerince istinaf edilmiştir.

IV. BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI

Bölge Adliye Mahkemesince, davalı vekilinin tüm davacı vekilinin ise sair istinaf itirazlarının yerinde olmadığı ancak 6102 sayılı Kanun'un 436 ncı maddesinin ikinci fıkrası gereğince yönetim kurulu üyelerinin, kendilerinin ve birbirlerinin ibrasına ilişkin kararlarda oy hakkına sahip olmadıkları, bu hüküm emredici nitelikte olduğundan, bu madde hükmüne aykırı hareket edilmesi halinde kullanılan oylar geçersiz olduğundan, bu oylar ile alınan genel kurul kararlarının da geçersiz olduğu, bu nedenle iptal isteyen ortağın bu tür kararlara karşı ayrıca muhalefet şerhi yazdırmasına da gerek bulunmadığı, somut olayda davalı şirketin yönetim kurulu üyeleri, kendi ibralarında oy kullanmamış iseler de bir diğer yönetim kurulu üyesinin ibrasında oy kullandıkları, ibra kararının oylamaya katılan yönetim kurulu üyelerinin (... 21.250, ... 25.500, ... 21.250) toplam 68.000 olumlu oyu ile alındığı, 17.000 pay sahibi davacının oylamada olumsuz oy kullandığı, 17.000 pay sahibi diğer ortak ... toplantıya katılmadığı, bu durumda gerekli oy çoğunluğu bulunmadığından yönetim kurulu üyelerinin ibrasına ilişkin söz konusu kararın bu yönüyle geçersiz olduğu gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, davacı vekilinin başvurusunun ise kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, esas hakkında yeniden hüküm tesis edilmek suretiyle davanın kısmen kabulüne; davalı şirketin 01.12.2016 tarihli olağan genel kurul toplantısında alınan 5 numaralı kararın batıl olduğunun tespitine, 7 numaralı kararın iptaline, diğer kararların iptali isteminin reddine karar verilmiş, karar davalı vekilince temyiz edilmiştir.

V. TEMYİZ İNCELEMESİ

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Dava, anonim şirket genel kurul kararının iptali istemine ilişkindir.\t

2. İlgili Hukuk

1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri ile aynı Kanun'un 36 ncı, 272 ve 282 nci maddeleri.

2. 6102 sayılı Kanun'un 436 ncı, 445 inci ve 446 ncı maddeleri

3. Değerlendirme

İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik olarak yapılan istinaf başvurusu üzerine 6100 sayılı Kanun'un 355 vd. maddeleri kapsamında yöntemince yapılan inceleme sonucunda Bölge Adliye Mahkemesince esastan verilen nihai kararda, dosya kapsamına göre saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kurallarına aykırı bir yön olmadığı gibi aynı Kanun'un 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ve 371 inci maddelerinin uygulanmasını gerektirici nedenlerin de bulunmamasına ve bir genel kurul kararının varlığından bahsedilebilmesi için şirket genel kurulunca, gerekli toplantı ve karar nisabıyla alınmış bir karar bulunması gerekmesine, davaya konu genel kurulda yönetim kurulu üyelerinin ibrasına dair alınan (5) numaralı kararın 68.000 olumlu oya karşılık 17.000 olumsuz oyla alındığı, olumlu oyu teşkil eden 68.000 oyun tamamının aynı zamanda yönetim kurulu üyesi olarak da görev yapan şirket ortaklarına ait olduğu ve 6102 sayılı Kanun'un 436 ncı maddesinin ikinci fıkrasına göre yönetim kurulu üyelerinin kendilerinin ve birbirlerinin ibralarında oydan yoksun olduğu gözetildiğinde anılan karar bakımından yeterli karar nisabı oluşmadığının ve kararın yok hükmünde olduğunun açık olmasına, bu nedenle Bölge Adliye Mahkemesince, (5) numaralı kararın yoklukla malul olduğunun tespitine karar verilmesi gerekirken batıl olduğunun tespitine karar verilmesi isabetli görülmese de temyiz edenin sıfatına göre bu hususun eleştirilmekle yetinilip bozma sebebi yapılmayacak olmasına göre usul ve yasaya uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.

VI.SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz isteminin reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372 nci maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, 08.10.2024 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.

Şirket kuruluşu ve şirket işlemleri

Şirket kuruluşu, pay devri, sermaye artırımı, genel kurul ve tasfiye işlemlerinde SMMM ekibimize danışın.

Şirket kuruluşu hizmetimiz

Mesajınız SMMM ekibimize iletilir.

Bu belge hakkında bize yazın Metinde hata mı gördünüz, sorunuz mu var?
Mesaj türü

İletişim bilgileri isteğe bağlı — size dönüş yapmamızı isterseniz doldurun.

Mesajınız yalnızca ekibimize iletilir, sayfada yayımlanmaz.
Kopyalandı