1. Ana Sayfa
  2. Mevzuat Merkezi
  3. Yargıtay
  4. Yargıtay Kararları
Yargıtay Kararı

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2021/3521 E., 2022/7995 K.

Yargıtay 09.11.2022 Sayı: 2021/3521 E. - 2022/7995 K. 11. Hukuk Dairesi

11. Hukuk Dairesi 2021/3521 E. , 2022/7995 K.

\n\"İçtihat Metni\"MAHKEMESİ\t: BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 11. HUKUK DAİRESİ

Taraflar arasında görülen davada Elazığ 4. Asliye Hukuk Mahkemesince verilen 26.02.2019 tarih ve 2014/22 E. - 2019/71 K. sayılı kararın davalı ...Ş. vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin esastan reddine dair Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi'nce verilen 24.03.2021 tarih ve 2019/1234 E. - 2021/499 K. sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalı ...Ş. vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçeler, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacı vekili; müvekkilinin fabrikasının 28.10.2012 - 28.10.2013 tarihleri arasında davalının acenteliğini yaptığı dava dışı Yapı Kredi Sigorta A.Ş. tarafından yangın poliçesi ile sigortalanmış olduğunu, müvekkiline ait sigortalı iş yerinde 01.05.2013 tarihinde yangın meydana geldiğini ve iş yerinin tamamen yandığını, hasarın giderilmesi için davalı ... şirketine acente vasıtası ile başvurduklarını, sigorta eksperinin müvekkil şirkete ait fabrikada yapmış olduğu incelemede; fabrikanın tamamen yandığı, içerisindeki makine, emtia, demirbaş ve sair poliçe teminatındaki şeylerin kullanılamaz hale geldiğinin tespit edildiğini, davalı ... şirketinin de buna bir itirazı olmadığını, müvekkilinin eksperine sigorta şirketine hitaben yazdığı rapor ile poliçenin rızası ve bilgisi dışında istediği şekilde tanzim edilmediğini öğrendiğini, sigorta eksperi, müvekkilin yanıltılarak ve eksik bilgilendirilerek tanzim edilen poliçe üzerinden bir hesaplama yaptığını, bu hesaplamada sigorta şirketinin ödeyeceği tazminatın 1.802.485,00 TL olarak hesaplandığını, davalının kusuru nedeni ile yapılan tazminat hesaplamasını kabul etmediklerini, hasarlanan mal ve emtialara ait tüm faturaları ibraz etmelerine rağmen eksperin KDV'leri hesaplamadığını, bunun da raporun sonuç kısmında belirtildiğini, müvekkilinin hasarlanan malları alırken KDV ödediğini, sigorta şirketleri tarafından ödenen tazminatlar zararın tazminine ilişkin olduğundan ve sigortalıların zararın telafisi için piyasadan yaptığı alımlar KDV'ne tabi olduğundan, sigortalıların KDV mükellefi olup olmadıklarına bakılmaksızın zararın tazminine ilişkin sigorta şirketleri tarafından ödenen tazminatların KDV dahil bedel üzerinden ödenmesi gerektiği şeklinde görüş bildirildiğini, bu açıklamalar karşısında hasar tespitinin KDV dahil fiyattan yapılması gerektiğini, eksperin üç yıl önce alınan faturalar üzerinden eskime paylarını düşerek zarar miktarını hesapladığını ileri sürerek, toplam 3.000.000,00 TL olan zararın itirazı kayıtla kabul edilen davalı ... şirketinin ödemesi olan 1.802.485,00 TL düşüldükten sonra kalan 1.197.515,00 TL zararın hasar tarihi olan 01.05.2013 tarihinden itibarinden işleyecek ticari faizi ile birlikte davalılardan tahsiline, yargılama giderlerinin davalılar üzerine bırakılmasına karar verilmesini dava ve talep etmiştir.

Davalı ...Ş. vekili; makine ve tesisatlardaki eskime ve yıpranma oranlarının tespitinin Gelirler İdaresi Başkanlığının resmi amortisman oranları üzerinden yapıldığını, bunun yıllık %18 olduğunu, oysa eksperin bu oranı %10 aldığını, buna göre hasarın 1.260.000,00 TL değil 1.148.000,00 TL olması gerektiğini, işbu davada yeni bir hesap yapılması halinde yukarıdaki izahatları çerçevesinde, eksper raporundaki fazladan eklenen enflasyon oranında değer artışının tenzili ile amortisman tenzilat oranlarının Gelirler İdaresi Başkanlığının resmi amortisman oranları üzerinden yapılmasını, hesap neticesinde ödedikleri miktarın fazla çıkması halinde davacıya rücu haklarının saklı tutulmasını talep ettiklerini, eksper raporunda yangın öncesi mevcut mamul ve hammadde olarak toplam emtianın davalının kayıtlarına istinaden 752.809,51 TL olarak tespit edildiğini, eksperin bu tutarın 500.000,00 TL'lik kısmının poliçe ile teminat verileri kapalı alanda bulunabileceğine kanaat getirdiğini, yine eksper raporunda demirbaşlar için 50.000,00 TL, cam kırılması 5.000,00 TL, iş durması 1.000,00 TL, alternatif iş yeri 7.500,00 TL zararları için de poliçe teminatının tamamı üzerinden hesaplama yaptığını, enkaz kaldırma masrafı için ise daha önceden ifade ettikleri üzere teklif alınarak 35.000,00 TL tespit edildiğini, sigorta genel şartları ve poliçe özel şartları gereğince sigortalının teminata dahil toplam 2.353.106,00 TL'lık zararının % 20'sinin sigortalı üzerinde koasürans olduğunu, müvekkili üzerinde % 80’i olan 1.882.485.00 TL'nin yine poliçe şartı gereği 20.000,00 TL tenzili muafiyet uygulandıktan sonra 1.862.485.00 TL zararı bulunduğunu, bu bedelden daha önce ödenen 60.000,00 TL sovdaj bedeli düşülerek 1.802.485,00 TL’nin sigortalıya tamamen ödendiğini, zararlara ilişkin vaki ödemeleri ile davacının sigorta teminatları dahilinde hiçbir alacağı kalmadığını, elektronik posta yolu ile davacının davasına konu bütün bilgilerin kendisine verildiğini savunarak, mesnetsiz ve haksız davanın reddi ile yargılama giderlerinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesi talep etmiştir.

İlk derece mahkemesince, iddia, savunma, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre; dava konusu olay nedeniyle davacıya ait işyerinde 502.106,00 TL bina hasarı, 1.393.312,80 TL makina tesisat hasarı, 45.000,00 TL demirbaş hasarı, 35.000,00 TL enkaz hasarı, 5.000,00 TL cam hasarı, 796.605,71 TL emtia hasarı, 7.500,00 TL alternatif işyeri zararı ve 1.000,00 TL iş durması zararı olmak üzere davacıya ait işyerinde meydana gelen zarar miktarının 2.785.524,51 TL olduğu, poliçede %20 koasürans ile 20.000,00 TL tenzili muafiyetin uygulanması neticesinde ödenmesi gereken sigorta tazminat bedelinin 2.208.419,61 TL olduğu, sigorta bedelinden daha önce yapılan 1.862.485,00 TL ödemenin mahsubu ile bakiye zarar miktarının 345.934,61 TL olduğu, sigortacı tarafından gerçek zarar miktarının ödenmesi gerektiğinden ve davacı tarafça riziko nedeniyle tamamen ziyaya uğrayan sigortalı mallar nedeniyle KDV ödendiğinden davacı tarafın sigorta zarar bedeli üzerinden KDV'nin tahsili talebinin yerinde olduğu gerekçesiyle, davacıya daha önce yapılan ödeme için 10/04/2017 tarihinde yansıtma faturasında belirtilen 324.447,30 TL KDV bedeli ile davacının eksik ödenen 345.934,61 TL bakiye zararı ve bakiye zarar miktarı üzerinde hesaplanan 62.268,22 TL KDV'si olmak üzere toplam 732.650,13 TL tazminatın 04/07/2013 tarihinden itibaren işleyecek ticai faizi ile birlikte davalı ... şirketinden tahsili ile fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiş; ayrıca davalı ... sözleşmenin tarafı olmadığından bu davalı yönünden pasif husumet yokluğu nedeniyle dava reddedilmiştir.

Karara karşı, davalı ...Ş. vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.

Bölge Adliye Mahkemesince, tüm dosya kapsamına göre yapılan istinaf incelemesi sonucunda; sigorta hukuku ilkelerine göre sigortacının, poliçe limitini aşmamak kaydıyla gerçek zarar ve buna tahakkuk edecek KDV miktarı ile sorumlu olacağı (Yargıtay 11.Hukuk Dairesi'nin 05/03/2013 tarih, 2011/2983 Esas, 2013/4143 Karar sayılı kararı, aynı dairenin 10/09/2012 tarih, 2011/5998 Esas, 2012/12907 karar sayılı kararları ile Yargıtay 17.Hukuk Dairesi'nin 14.12.2017 tarih, 2015/3726 Esas, 2017/11689 karar sayılı kararı da bu yöndedir.), dolayısıyla mahkemece davacıya, sigorta poliçesi kapsamında gerçekleşen riziko nedeniyle ödenmesi gereken tazminatın kapsamına dahil olan KDV'nin ve eksik ödenen tazminatın, muacceliyet tarihinden sonraki bir tarih olan 04/07/2013 tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte ödenmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı gerekçesi ile, davalı ... şirketi vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

Karara karşı, davalı ...Ş. vekili tarafından temyiz kanun yoluna başvurulmuştur.

Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına, ayrıca KDV’nin sigorta bedeli kapsamında kalmak üzere zarar olarak değerlendirilecek olmasına göre, davalı ...Ş. vekili tarafından yapılan istinaf başvurusunun HMK'nın 353/b-1 maddesi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından, Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar verilmesi gerekmiştir.

SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalı ...Ş. vekilinin temyiz istemlerinin reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1.maddesi uyarınca ONANMASINA, HMK'nın 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesi'ne kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesi'ne gönderilmesine, aşağıda yazılı bakiye 37.535,33 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davalı ...Ş.'den alınmasına, 09/11/2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Bordro ve SGK

Bordro, prim, teşvik ve SGK bildirgeleri konusunda sorunuzu SMMM ekibimize iletin.

Mali müşavirlik hizmetimiz

Mesajınız SMMM ekibimize iletilir.

Bu belge hakkında bize yazın Metinde hata mı gördünüz, sorunuz mu var?
Mesaj türü

İletişim bilgileri isteğe bağlı — size dönüş yapmamızı isterseniz doldurun.

Mesajınız yalnızca ekibimize iletilir, sayfada yayımlanmaz.
Kopyalandı