1. Ana Sayfa
  2. Mevzuat Merkezi
  3. Yargıtay
  4. Yargıtay Kararları
Yargıtay Kararı

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2013/7198 E., 2013/21468 K.

Yargıtay 27.11.2013 Sayı: 2013/7198 E. - 2013/21468 K. 11. Hukuk Dairesi

11. Hukuk Dairesi 2013/7198 E. , 2013/21468 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada İstanbul 29. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 31.01.2013 tarih ve 2012/97-2013/21 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacılar vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacı vekili, müvekkillerinin murisi ...'ın davalı ... şirketinin kurucu hissedarlarından olup, 2 adet kurucu hisse senedi ile 198,15 TL karşılığı nama yazılı hisse senedi sahibi olduğunu, davalı şirketin 31/03/2010 tarihinde gerçekleştirdiği genel kurul toplantısında alınan yönetim kurulunun teşekkülüne ait kararın TTK. hükümlerine aykırı olduğunu, anonim şirketlerde pay sahibi tüzel kişilerin yönetim kurulunda birden fazla üyelik alamayacaklarını, bu kapsamda hukuka aykırı olarak müvekkillerinin davet dahi edilmediği genel kurul toplantısında oluşturulan yönetim kurulunun aslen teşekkül etmemiş sayılacağını, bu kapsamda ortada yok hükmünde bir karar olduğunu, bu karara bağlı atanan yönetim kurulu üyelerinin şirketi temsil ve ilzama yetkilerinin olmadığını ileri sürerek, yapılan işlemin butlan ile malul olduğunun ve şirketin bu nedenle aslen organsız olduğunun tespiti ile şirkete hukuken geçerli bir yönetim kurulu oluşturuluncaya kadar kayyım atanmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili, müvekkili şirketin yapılan tüm genel kurul toplantılarında davacılara usulüne uygun çağrı yaptığını, bildirim yapılan adresin davacıların murisinin yıllardır şirkette kayıtlı adresi olduğunu, bu adres değişikliğine ilişkin mirasçıların şirkete herhangi bir yazılı bildirim yapmadıklarını, 31/03/2010 tarihli genel kurul toplantısının bakanlık komiserinin de gözetimiyle usulüne uygun olarak yapıldığını, TTK hükümlerine göre iptal iddiasının kararın alındığı tarihten itibaren 3 aylık hak düşürücü süreye bağlandığını, somut davanın genel kurul toplantısında alınan kararın yokluğu/butlanı şeklinde incelenemeyeceğini savunarak, davanın reddini istemiştir.

Mahkemece, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre, davacı vekillerinin de hazır olduğu 28/09/2012 tarihli olağanüstü genel kurul toplantısında yeni seçim yapılarak toplantıya katılan üyelerin oy birliğiyle yeni yönetim kurulu üyelerinin oluşturulduğu, bu üyelerden hiçbirisinin tüzel kişiyi temsilen seçilmediğinin de belirli olduğu, bu kapsamda açılan davanın taraf vekillerinin de yazılı beyanları uyarınca konusunun kalmadığının anlaşıldığı gerekçesiyle, konusuz kalan davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına, davanın açılmasına davalı şirket neden olmadığından yargılama giderlerinin davacılar üzerinde bırakılmasına karar verilmiştir.

Kararı, davacılar vekili temyiz etmiştir.

Dava, davalı şirket genel kurul kararının butlanla malul olduğunun ve şirketin organsız kaldığının tespiti ile kayyım atanması istemlerine ilişkin olup, mahkemece yukarıda yazılı gerekçeyle konusuz kalan davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.

Ancak, davacı taraf, dava dilekçesinde, 31/03/2010 tarihinde gerçekleştirilen genel kurul toplantısında oluşturulan yönetim kurulunun TTK hükümlerine aykırı olarak teşekkül ettirildiğini iddia ederek yapılan işlemin butlanla malul olduğunun ve şirketin organsız kaldığının tespiti ile davalı şirkete kayyım atanmasını talep etmiş, yargılama aşamasında ise davalı şirketin 28/09/2012 tarihli olağanüstü genel kurul toplantısında dava nedeni olan yönetim kurulu teşekkülüne ilişkin olarak yeniden seçim yapılarak yeni yönetim kurulu oluşturulduğundan davanın konusuz kaldığı anlaşılmıştır. İlke olarak, davanın konusuz kalması halinde, mahkemece yargılamaya devam olunarak tarafların davadaki haklılık durumları belirlenmeli ve yargılama masrafları ile vekalet ücretinden sorumluluk bu şekilde tespit edilmelidir. Bu itibarla mahkemece, dava açılmasına, davalı şirketin neden olduğu ve yargılama giderleri ve vekalet ücreti yönünden davacıların dava tarihi itibariyle dava açmakta haklı oldukları gözetilerek bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar tesisi doğru olmayıp bozmayı gerektirmiştir.

SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacılar vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacılar yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 27.11.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Şirket kuruluşu ve şirket işlemleri

Şirket kuruluşu, pay devri, sermaye artırımı, genel kurul ve tasfiye işlemlerinde SMMM ekibimize danışın.

Şirket kuruluşu hizmetimiz

Mesajınız SMMM ekibimize iletilir.

Bu belge hakkında bize yazın Metinde hata mı gördünüz, sorunuz mu var?
Mesaj türü

İletişim bilgileri isteğe bağlı — size dönüş yapmamızı isterseniz doldurun.

Mesajınız yalnızca ekibimize iletilir, sayfada yayımlanmaz.
Kopyalandı