1. Ana Sayfa
  2. Mevzuat Merkezi
  3. Yargıtay
  4. Yargıtay Kararları
Yargıtay Kararı

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2012/18359 E., 2013/16290 K.

Yargıtay 23.09.2013 Sayı: 2012/18359 E. - 2013/16290 K. 11. Hukuk Dairesi

11. Hukuk Dairesi 2012/18359 E. , 2013/16290 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada İstanbul 27. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 16/07/2012 tarih ve 2011/294-2012/174 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacı vekili, müvekkilinin davalı şirketlerin bir süre avukatlığını yaptığını, davalı şirketlerin yönetim kurulu üyelerinin görevden ayrılması nedeniyle müvekkilinden genel kurul toplantısına kadar geçici yönetim kurulu üyeliğini talep ettiklerini, kendisinin de hiçbir yetki üstlenmemek kayıt ve şartı ile geçici bir süre için ve sırf yönetim kurulu üyesi adedini doldurmak amacıyla davalı şirketlerin yönetim kurulu üyeliğini kabul ettiğini, katıldığı ilk ve son toplantıda masa üzerinde şirket hissedarlarının listesinde davalı şirketlerin hissedarı gözüktüğünü ancak müvekkilinin hiçbir suretle bu şirketlere hissedar olmadığını, ortak olmasının mümkün olamayacağını, yetkililerin yönetim kurulu üyesi tayin edildiği için bu hisselerin devredildiğini beyan ettiklerini, durumu öğrendiği tarihten kısa bir süre hukuken sahip olmadığı şirket hisselerini şirketlere bedelsiz olarak iade ettiğini bildirdiğini ve yönetim kurulu üyeliklerinden de istifa ettiğini faks mesajı ile bildirdiğini, ancak halen dahi bu şirketlerde ortak ve yönetim kurulu üyesi sıfatını taşımakta olduğunu öğrendiğini ileri sürerek anılan davalı şirketlerde 09.04.2008 tarihinden itibaren ortak ve 11.02.2008 tarihlerinden itibaren yönetim kurulu üyesi sıfatlarının bulunmadığının tespitine, maddi tazminat talep hakkı saklı tutularak davalılardan müteselsilen 10.000 TL manevi tazminatın tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalılar cevap vermemiştir.

Mahkemece, iddia, tüm dosya kapsamına göre, avukat olan davacının kendi rızası dışında yönetim kurulu üyesi olmasının mümkün olmadığı gibi, yönetim kuruluna seçilen davacıya sembolik de olsa bir miktar hisse verilmesi yasal bir uygulama olduğunun da davacı tarafça bilindiği, bu nedenle davacının rızası dışında ortak edildiği iddiasının dinlenemeyeceği, ayrıca yönetim kurulundan istifa ettiğini belirten davacının, istifa dilekçesini faks mesajıyla değil, noter marifetiyle davalı şirketlere iletmesi gerektiği gerekçesiyle davacının tespit istemlerinin reddine, davalıların davacının kişilik haklarını ihlal edici ve davacıya yönelik herhangi bir eylemlerin bulunduğunun kanıtlanamadığı gerekçesiyle de manevi tazminat isteminin de reddine karar verilmiştir.

Kararı davacı vekili temyiz etmiştir.

Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.

SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 3,15 TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 23/09/2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Şirket kuruluşu ve şirket işlemleri

Şirket kuruluşu, pay devri, sermaye artırımı, genel kurul ve tasfiye işlemlerinde SMMM ekibimize danışın.

Şirket kuruluşu hizmetimiz

Mesajınız SMMM ekibimize iletilir.

Bu belge hakkında bize yazın Metinde hata mı gördünüz, sorunuz mu var?
Mesaj türü

İletişim bilgileri isteğe bağlı — size dönüş yapmamızı isterseniz doldurun.

Mesajınız yalnızca ekibimize iletilir, sayfada yayımlanmaz.
Kopyalandı