11. Hukuk Dairesi 2012/16305 E. , 2013/14091 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada İstanbul Anadolu 1. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen tarih ve sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili şirkete ait ''Danino'' adlı ürünün 1999 yılından bu yana satışının gerçekleştirildiğini, bu ürün ile aynı kategoride yer alan davalı ''Büyümix'' ürününün 2004 yılında farklı bir ambalaj ile piyasaya sürülmeye başlanmasına rağmen 2006 yılından itibaren ürün ambalajında değişiklik yapılarak müvekkili şirkete ait ürünün bulunduğu kaplar ve folyolar taklit edilmek suretiyle haksız rekabet yaratacak şekilde piyasaya sürüldüğünü ileri sürerek, haksız rekabetin men'ine, haksız rekabet neticesi olan maddi durumun ortadan kaldırılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, haksız rekabetin söz konusu olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, ürünün folyosuna ilişkin davanın feragat nedeniyle reddine, davalıya ait Büyümix marka ürünün içine konulduğu küçük renkli küp tabir edelen tabanı daire formunda ve yukarı doğru genişleyen kaplarının davacıya ait Danino marka ürüne karşı TTK 56/b-5 maddesi uyarınca haksız rekabet teşkil ettiğinden haksız rekabetin menine ve bu kapların kullanılmasının önlenmesine karar verilmiş, davalı vekilince temyiz edilen karar, Dairemizin 14.02.2012 tarih 2010/8285E-2012/1924K sayılı kararında yazılı gerekçelerle onanarak kesinleşmiştir.
Davalı vekili, 25.06.2012 tarihli dilekçesiyle, ilgili kararın hüküm fıkrasının gerek dava dilekçesindeki taleplerle, gerekse mahkeme kararındaki delillerin takdiri ve gerekçe kısmındaki tespitlerle çelişki yarattığını, hükmün infazında tereddüt ortaya çıktığını ileri sürerek, hükümde kullanılmasının önlenmesine karar verilen kaplar için renk, gramaj ve boyut yönünden ayırt edici kıstasların belirlenerek hükmün tavzihini talep etmiştir.
Mahkemece, 27.07.2012 tarihli kararla, hükmün yeterince açık olduğu, icrasında tereddüte düşülmesini gerektirecek bir durum olmadığı, hükümde gramaj, renk vs özelliklere bakılmaksızın belirtilen formdaki kapların kullanılmasının önlenmesine karar verildiği, hükmün birbirine aykırı fıkralar içermediği, bu haliyle kararın gerekçe kısmı, dava dilekçesindeki talepler ile hüküm kısmı arasında çelişki bulunmadığı, HMK 305/2. maddesi uyarınca hüküm fıkrasında taraflara tanınan haklar ve yüklenen borçlar tavzih yoluyla genişletilip değiştirilemeyeceği gerekçesiyle, tavzih talebinin reddine karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 03,15 TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 02/07/2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.