11. Hukuk Dairesi 2012/12293 E. , 2012/13687 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasında görülen davada Erzincan 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 30/09/2010 tarih ve 2009/562-2010/491 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davacı ile NSA Elektrik İnş. San. Ve Tic. Ltd. Şti.nin Kemah Köylere Hizmet Götürme Birliği Başkanlığı tarafından ihalesi yapılan köy yolları stabilize kaplama yapım işi için ortaklık kurduklarını, ortaklık sözleşmesinin 6. maddesine göre ortaklığı idare ve temsile davacının yetkili kılındığını, ortaklık adına Kemah Ziraat Bankası'na hesap açıldığını, ortaklık hesabında bulunan 20.000,00 TL yi 07/02/2008 tarihinde ortaklık adına işlem yapma yetkisi olmayan Necati Sayar'ın çekerek kullandığını, ortaklığın bu işleme rızasının olmadığını, ortaklık adına hesap açılırken ortaklığı idareye yetkili kişinin açıkça bankaya bildirildiğini ve ortaklık sözleşmesinin bankaya verildiğini, davalı bankanın bu eylemi nedeniyle sorumlu olduğunu ileri sürerek, 20.000,00 TL'nin yetkisiz kişiye ödenme tarihi olan 07/02/2008 tarihinden itibaren işleyecek ticari faiziyle birlikte tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, söz konusu işlemlerin 07/02/2008 ile 04/04/2008 tarihleri arasında yapılmasına rağmen davacının 15/09/2009 tarihine kadar hesabında tutarsızlık olduğu yönünde her hangi bir şikayetinin bulunmadığını, TTK'ya göre mali dönem sonu olan 31/12/2008 tarihine kadar olan işlemlerin kapanış tasdikinin yapılmasıyla, davacının bu kayıtlara itiraz etmemesinin dönem içerisindeki işlemleri ibra ettiği şeklinde değerlendirilebileceğini, ödeme yapılan şirket ortağı Necati Sayar'ın söz konusu tutarı şirket adına yaptığı harcamalarda kullandığını belgeleyebileceği yönündeki beyanı dikkate alındığında dava konusu işlemlerin davacının bilgisi ve onayı dahilinde yapıldığı ancak ortaklar arasında ortaya çıkan bir ihtilafın neticesi olarak yargıya taşındığı kanaatinde olduklarını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre; 07/02/2008 tarihinde ortaklık hesabındaki 20.000,00 TL'nin ortaklığı temsile yetkili olmayan Necati Sayar'a ödendiği, davalı bankaya ortaklığı temsile yetkili kişinin davacı olduğu yönünde belgenin hesap açılırken ibraz edildiği, bankanın harici bilgiye ve güvene dayalı işlem yapmasının kendisini sorumluluktan kurtaramayacağı, çekilen paranın ne şekilde kullanıldığı hususunun hesap sahibi tarafından açılan davada ileri sürülemeyeceği, davacının hesapları açıkça ibra ettiğini gösteren bir belgenin de davalı tarafından ibraz edilemediği gerekçesiyle, davanın kabulüne, 20.000,00 TL'nin 07.02.2008 tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
Kararı davalı vekili temyiz etmiştir.
1) Dava, davalı banka tarafından yetkili olmayan kişiye yapıldığı iddia edilen ödemenin iadesi istemine ilişkin olup, dava ...- NSA Elektrik İnşaat San. Ve Tic. Ltd. Şti. Ortaklığını temsilen ... vekili tarafından açılmış, mahkemece davanın kabulüyle 20.000,00 TL nin faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiş, yani ortaklık lehine hüküm kurulmuştur.
Adi ortaklık tarafından açılacak davaların, iştirak halinde mülkiyet kuralları gereğince, bütün ortaklar tarafından birlikte açılması gerekir. Bütün ortaklar tarafından açılacak dava, adi ortaklık adına değil, bütün ortaklar adına açılır ve hüküm de ortaklar hakkında verilir, adi ortaklık adına hüküm verilemez. Bir başka deyişle; adi ortaklığın tüzel kişiliği bulunmadığından, ortaklar ortaklık mameleğine ilişkin bütün alacakları- kural olarak - birlikte ileri sürmelidirler, yani aktif taraf ehliyeti tüm ortaklara ait olup ortaklar arasında mecburi dava arkadaşlığı vardır. Bu itibarla, adi ortaklığı ilgilendiren haklar bakımından bütün ortakların birlikte davacı olmaları gerekir.
Bu açıklamadan sonra somut olaya geldiğimizde; dosya içerisinde yer alan ortaklık sözleşmesinin “idare ve temsil” başlıklı 6. maddesinde ortaklığın idare ve temsilinin ortaklardan ...'a ait olacağı belirtilmiş, yukarıda da açıklandığı üzere dava da bu yetkiye istinaden ...- NSA Elektrik İnşaat San. Ve Tic. Ltd. Şti. Ortaklığını temsilen ... vekili tarafından açılmıştır. Adi ortaklıklarda idareci ortak olağan şirket işlerini yürütmeye yetkilidir; olağanüstü işler için ise bütün ortakların ittifakı şarttır. Diğer bir deyimle, idare hakkı olağan işleri kapsar. Dava açmanın olağan işlerden olup olmadığı hususuna gelince; mahkeme karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 818 Sayılı Borçlar Kanununun 530. maddesi gereğince idareci ortak ile diğer ortaklar arasındaki ilişkiler vekalet hükümlerine tabidir. Oysa BK nın 388/3 maddesine göre dava açılabilmesi için vekile özel yetki verilmesi gerekir. Somut olayda böyle bir özel yetki verilmesine ilişkin alınmış bir ortaklık kararı olmadığından idareci ortağın bu durumda dava açma hakkı bulunmadığının kabulü gerekir. Diğer yandan, yukarıda belirtildiği gibi adi ortaklığın tüzel kişiliği mevcut olmadığından adi ortaklık adına davayı bütün ortakların veya diğer ortaklardan bu konuda açık yetki almış idareci ortağın açması gerekir. Bu nedenle tüzel kişiliği olmayan adi ortaklığın taraf ehliyeti bulunmadığından davanın bu sebeple reddi gerekirken, yazılı şekilde davanın kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiş, davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün temyiz eden davalı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
2) Bozma sebep ve şekline göre, davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine gerek görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün davalı yararına BOZULMASINA, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine gerek olmadığına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 19/09/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.