11. Hukuk Dairesi 2012/12213 E. , 2013/11202 K.
\n\"İçtihat Metni\"
MAHKEMESİ\t:TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 25. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 22.02.2012 tarih ve 2011/187-2012/39 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı şirketin 102.000 adet hamiline yazılı B grubu pay sahibi ortağı olduğunu, davalı şirket ortaklarından dava dışı ...nın, 10.000 TL değerinde 10.000 adet nama yazılı A grubu hissesini ve 10.000 TL değerinde 10.000 adet hamiline yazılı B grubu hissesini olmak üzere toplam 20.000 adet hissesini 31.12.2009 tarihinde müvekkiline devrettiğini, hisse devir sözleşmesinin noterden yapıldığını devrin noter kanalıyla davalı şirkete bildirildiğini, davalı şirketin 10.6.2010 tarihli genel kurul toplantısında ...nın A ve B grubu hisselerinin tamamını müvekkiline devrettiğini diğer ortaklara da bildirildiğini ancak davalı şirketin yönetim kurulu tarafından B grubu hisselerinin devrinin kabul edilmesine rağmen A grubu hisselerinin devrinin gerekçe gösterilmeksizin reddedildiğini, bu karara müvekkili tarafından itiraz edilip konuya ilişkin muhalefetin tutanağa işlendiğini, 31.12.2009 tarihli hisse devrinden şirketin bilgilendirilmesine rağmen müvekkili tarafından alınan nama yazılı A grubu hisselerin devrine yönelik olarak yönetim kurulunca alınan bir karar dahi olmadığını, 10.06.2010 tarihli genel kurulda hisse devrinin reddedildiğinin yönetim kurulu üyelerinden Mehmet Ali Tombalak tarafından dile getirildiğini, redde ilişkin yönetim kurulu tarafından alınan geçerli bir kararın olmadığını ileri sürerek 31.12.2009 tarihli hisse devir sözleşmesi uyarınca 10.000 TL değerinde 10.000 adet nama yazılı A grubu hissesinden oluşan yeni hissedarlık durumunun davalı şirketin pay defterine işlenmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, ana sözleşmenin 6. maddesinde nama yazılı hisse senetlerinin devrinin yönetim kurulunun iznine bağlı olduğu hisse devirlerinin yazılı olarak şirkete bildirileceği ancak bu devrin şirkete karşı hüküm ifade etmesi için yönetim kurulunun devre izin vermesi ve pay defterine pay bildirmesinin gerekli olduğu ve şirket yönetim kurulunun nama yazılı hisse devrini gerekçe göstermeksizin reddedebileceğinin düzenlendiğini,buna göre müvekkil şirketin yönetim kurulunun davacı tarafından devralınan A grubu nama yazılı hisse devrini herhangi bir gerekçe göstermeksizin reddetme hakkının bulunduğunu, pay devrinin reddi için açık bir yönetim kurulu kararının da olmasının zorunlu bulunmadığını, zira pay devrinin yönetim kurulunun onayına bağlı olması nedeniyle şirket tarafından bu yönde bir karar alınmadığı sürece bunun devrin reddedildiği anlamına geleceğini savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; davacının dava dışı ...dan 10.000 adet nama yazılı hisse senedini devraldığı, davalı şirket yönetim kurulunun hisse devirleri hakkında düzenli olarak karar almasına rağmen davacının pay devri hakkında bir karar vermediğini, davacının pay devrinin kabul edilmesi halinde davacının yönetim kuruluna seçilebileceği, bu da yönetim kurulunda mevcut A grubu hissedarların çoğunluğunun azalabileceği sonucunu doğuracağı bu nedenle davalı şirket yönetim kururlunun bu yönde bir karar almadığını, yönetim kurulunun bu yönde karar alamamasının pay devrinin reddi anlamına geleceği, davacının davalı şirkette zaten %56 oranında pay sahibi olduğu, 10.000 adet A grubu nama yazılı hisse devrinin kabul edilmemesinin sözleşmenin 6. maddesindeki sınırlama ile bağdaşmadığı, zira hisse devrine yönetim kurulu tarafından izin verilmesi şartının ve yönetim kurulunun bu devri hiçbir gerekçe göstermeksizin reddedebileceği şeklindeki düzenlemenin keyfi olarak değerlendirmesinin mümkün bulunmadığı, davalı şirket yönetim kurulu tarafından pay devrinin reddine ilşkin hiçbir gerekçenin gösterilmediği ve bu durumun TTK 418/2 maddesindeki düzenlemeye paralel olarak yapılan ana sözleşmenin ilgili hükmü gereğince yapıldığının ileri sürülmesinin keyfiyet dışında hiçbir nedeninin bulunmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne davacı şirketin dava dışı ...dan temlik ve ciro yoluyla iktisap ettiği 10.000 adet nama yazılı A Grubu Hisse Senedinin davacı şirket adına ortaklık pay defterine kaydına karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve davalı şirketin ana sözleşmesine göre neden göstermeden de, hisse devrinin pay defterine yazımından kaçınılabilir ise de, böyle bir düzenleme keyfiliğe olanak tanımayacak olup (MK'nın 2. maddesi) davalı şirket bu davada dahi hiçbir gerekçe göstermediğinden mahkemece davanın kabulüne karar verilmesinde bir usulsüzlük bulunmamasına göre, davalı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 534,60 TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 29.05.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.