1. Ana Sayfa
  2. Mevzuat Merkezi
  3. Yargıtay
  4. Yargıtay Kararları
Yargıtay Kararı

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2011/9795 E., 2012/16817 K.

Yargıtay 22.10.2012 Sayı: 2011/9795 E. - 2012/16817 K. 11. Hukuk Dairesi

11. Hukuk Dairesi 2011/9795 E. , 2012/16817 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada Ankara 8. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 13.10.2010 tarih ve 2009/498-2010/494 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ...... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacı vekili, davalı ...’nin, müvekkili olan şirkete bağlı Maya Özel Okulu’nun 2002-2007 yılları arasında öğrenci servis işini yürüttüğünü, bu nedenle öğrenci ve velilerine ait iletişim bilgilerine sahip olduğunu, servis işi için kendisine verilen bu bilgileri aralarındaki ticari ilişki sona ermesine rağmen iade etmeyip saklayarak ticari sır niteliğinde bulunan bilgileri diğer davalı şirketin bünyesinde olan Anafartalar Koleji’ne verdiğini, her iki davalının bu listedeki velilere broşür dağıtarak kendi reklamlarını yapmak suretiyle haksız rekabette bulunduğunu, yapılan haksız rekabetin men’i ile davalı ... yönünden 1000 TL, diğer davalı yönünden 100.000 TL maddi tazminatın tahsilini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili, söz konusu kolejin dava dışı Anafartalar A.Ş’ye devredildiğini, müvekkilinin davacıya karşı haksız rekabet içeren bir davranışının bulunmadığını, davacının da davasını adı geçen A.Ş’ye yönelttiğini beyan etmesiyle müvekkili hakkındaki davadan feragat etmiş sayılacağını savunarak davanın reddini istemiştir.

Dava Dışı Anafartalar A.Ş. vekili, dava dilekçesinin sehven kendilerine gönderilmesi sebebiyle tebliğ alındığını, dava edilen Ltd. Şirketi ile müvekkilinin farklı şirketler olduğunu, davacının davalı adresi olarak müvekkiline ait adresi bildirmesi sebebiyle davadan haberdar olduklarını, Anafartalar Koleji’nin davalı şirketten devraldıklarını, tanıtım maksadı ile davacının bildirdiği kimselere broşür dağıtılmış olabileceğini, ancak haksız rekabet içeren bir eylemlerinin olmadığını, ıslah sureti ile taraf değişikliğinin mümkün olmadığını, bu nedenle davanın husumet nedeni ile reddini talep etmiştir.

Davalı ..., davaya cevap vermemiştir.

Mahkemece, toplanan delillere göre, davacı tarafından davalı olarak gösterilen Anafartalar Kolej Eğitim Dan Yay Taş Turz İnş. San Ve Tic Ltd Şirketi unvanlı bir şirketin mevcut olduğu, Anafartalar Özel İlköğretim Okulu’nun ise davalı şirket bünyesinde olmayıp dava dışı Anafartalar A.Ş. bünyesinde çalıştığı, davanın bu A,Ş.’ye yöneltilmeyerek husumette yanılgıya düşüldüğü gerekçesiyle davalı ... aleyhine açılan dava tefrik edilmiş ve diğer davalı aleyhine açılan davanın husumet yokluğundan reddine karar verilmiştir.

Davacı vekili, kararı temyiz etmiştir.

Dava, haksız rekabetin men'i ve bu nedenle doğan zararın tazmini istemine ilişkindir. Davacı, dağıtılan el ilanlarının haksız rekabet teşkil ettiğinden bahisle, Özel Anafartalar İlköğretim Okulu'nun eski işleticisi olan Anafartalar Koleji Eğitim Danışmanlık Yayıncılık Taşımacılık Turizm İnşaat Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi'ne husumet yöneltmiş ve dava sırasında da işletmenin Anafartalar Eğitim Yayın Bilişim İnşaat Turizm Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi'ne devredildiği anlaşılmıştır. Karar tarihinden sonra yürürlüğe giren 6100 sayılı HMK'nun 124'üncü maddesinin 4'üncü fıkrasında "Dava dilekçesinde tarafın yanlış veya eksik gösterilmesi kabul edilebilir bir yanılgıya dayanıyorsa, hakim karşı tarafın rızasını aramaksızın taraf değişikliği talebini kabul edebilir..." düzenlemesi ile yanlışlığın kabul edilebilir bir yanılgıya dayanması halinde taraf değişikliğinin mümkün olduğu kabul edilmiş bulunduğundan davanın husumet yokluğundan reddi kararı verilmesi doğru olmamış ve mahkeme kararının davacı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.

SONUÇ: Yukarıda açıklanan sebeplerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz edilen kararın BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 22.10.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Bu belge hakkında bize yazın Metinde hata mı gördünüz, sorunuz mu var?
Mesaj türü

İletişim bilgileri isteğe bağlı — size dönüş yapmamızı isterseniz doldurun.

Mesajınız yalnızca ekibimize iletilir, sayfada yayımlanmaz.
Kopyalandı