11. Hukuk Dairesi 2011/826 E. , 2012/7679 K.
\n\"İçtihat Metni\"
MAHKEMESİ\t:Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 47. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 12/07/2010 tarih ve 2008/132-2010/316 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davacının davalı şirketin ortağı olduğunu, şirketin kafe-bar işlettiğini, 25.01.2007 yılından beri ortaklar kurulu yapılamadığını, şirketin kötü yönetimden dolayı borca batık hale geldiğini, vergi borçlarının ödenmediğini, şirket müdürünün kendi çıkarına işlemler yaptığını ileri sürerek, davacının TTK'nun 551/2. maddesi gereğince haklı sebeple çıkmasına izin verilmesine ve ortaklık payının ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı şirket ve ... vekili, davacının önemli ölçüde kâr payı aldığını ve iddiaların yersiz olduğunu savunmuştur.
Davalı ..., usulüne uygun davetiye tebliğine rağmen davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacı şirkete üç kez meşruhatlı davetiye gönderilmiş ise de şirkete ait kayıt ve belgelerin sunulmadığı, davadan üç ay önce Vergi Dairesine ibraz edilen davalı şirket kayıtlarına göre davalı şirketin borca batık olduğu, uzun zamandır ortaklar kurulunun toplanamadığını, şirketin vergi ve sigorta borçları ile bankalara ait borçları ödenmemiş olup, icra takiplerine maruz kaldığı, davacı açısından TTK'nun 551/2. maddesinde yazılı haklı sebeplerin oluştuğu, TTK'nun 551/4. maddesine göre, ayrılan ortağın haklarının, şirketin esas sermayesinin itibari miktarını geçen mallarından ödeneceği, somut olayda şirket, esas sermayesini dahi tüketmiş olduğundan davacıya ortaklık bedeli verilebilmesinin mümkün olmadığı, şirketin borca batık olması durumunun kötü yönetimden kaynaklandığı, davacının, ödenmiş sermaye tutarındaki zararı 7.492,50 TL'nı davalılardan talep edebileceği ilke olarak kabul edilebilirse de görülmekte olan davanın mahiyeti ve dava dilekçesindeki talep nazara alındığında bu hususun açılacak başka bir davanın konusunu oluşturabileceği gerekçesiyle, davacının davalı şirket ortaklığından çıkmasına izin verilmesine, ziyade talebin reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 4,00 TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 14/05/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.